Haber Detayı

SDG piyon olarak oyunda tutuluyor
Aytunç erkin nefes.com.tr
27/01/2026 05:00 (7 saat önce)

SDG piyon olarak oyunda tutuluyor

“PKK/KCK/PYD/YPG/SDG terör örgütünün geleceği terörist başının yapacağı çağrıda değil, ABD’nin vereceği...

“PKK/KCK/PYD/YPG/SDG terör örgütünün geleceği terörist başının yapacağı çağrıda değil, ABD’nin vereceği karara bağlı.

PYD/YPG/SDG’li teröristlerin Suriye ordusu içerisinde yeniden yapılandırılması görüşmeleri devam ediyor.”NEFES’teki köşemde okuduğunuz bu tespitleri Irak, Suriye ve İran’ı iyi bilen komutanlardan Tümgeneral Ali Demir, 7 Ocak 2025’te kurmuştu. “SDG’nin silah bırakma kararını Öcalan’ın değil Amerika’nın vereceğinin” altını çizmişti Ali Demir Paşa.Dün kendisiyle son süreci konuştum.Dedi ki:- 15 Temmuz 2025 tarihli (YPG, Öcalan’ı değil ABD’yi dinleyecek) başlıklı köşe yazınızda da dikkat çektiğim üzere ‘PKK terör örgütünün Suriye kolu başta olmak üzere, İran kolu PJAK yapılanması dahil PKK/KCK terör örgütünün bütün bileşenleri ve tüm unsurlarıyla ülkemiz, milletimiz ve coğrafyamız için tehdit olmaktan çıkma kararını ABD verecektir’ cümlelerini kurmuştum.- Bugün itibariyle, terörist başı Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli “silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısını müteakip 11 Temmuz 2025’de Süleymaniye’de 30 adet göstermelik silah yakma şovu dışında teslim olma ve silah bırakma yönünde hiçbir somut adım atılmadı.- Hal böyle iken ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın 20 Ocak 2026 tarihli açıklamasına bakın: “Terör örgütü SDG’nin sahadaki birincil anti-DEAŞ gücü olma yönündeki asıl amacı büyük ölçüde sona erdi.

Suriye’de artık terörle mücadelede ABD ile iş birliği yapmaya hazır, tanınmış bir merkezi hükümet var.” Barrack’ın bu açıklamaları “Silah bırakma kararını PKK değil, ABD verecek, YPG, Öcalan’ı değil ABD’yi dinleyecek” başlıklı köşe yazılarınız ile gündeme getirdiğimizi konuları teyit etti.‘Süreci Tom Barrack yönetti’Ali Demir’e göre “Gelişmeler karşısında ihtiyatlı hareket etmek” gerekiyor.

Neden mi?

Demir Paşa’yı dinleyelim:- ABD’nin, binlerce tır dolusu silah ve mühimmat verdiği, IŞİD ile mücadelede etkili kara gücü müttefiki olarak isimlendirdiği, Savaş Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinden 130 milyon dolar kaynak tahsis ettiği YPG/SDG terör örgütünün sahadaki birincil anti IŞİD gücü olma yönündeki asıl amacının büyük ölçüde sona erdiğini açıklaması neticesinde, Suriye’nin kuzeyinde kısa süre içerisinde önemli gelişmeler yaşandı.

Bu nedenle, Trump’ın “önce Amerika” sloganı gereğince, bugün övdüğünü yarın kötülediğini ya da tam aksi yönde hareket ettiği tutum ve davranışlarına istinaden gelişmeler karşısında ihtiyatlı hareket edilmeli.- Şam geçici yönetimince, İsrail tarafından işgal edilen Golan tepeleri bölgesinin kurtarılması teşebbüslerinde bulunulmaması dikkat çekici.

Şu anda sahada olanları yani Ocak 2026 ayı içerisinde yaşanan olaylar silsilesini, ABD’nin planlaması dahilinde belirlenmiş yol haritası gereğince, Tom Barrack’ın yönettiğini düşünüyorum.- YPG/SDG’nin, birçok bölgeyi Şam geçici yönetimine devretmesi ve 40 bin kişilik Arap aşiret gücünün anılan terörist yapıdan ayrılmasının sağlanması neticesinde potansiyel terörist tehdidinin asgari düzeye indirilmesi Türkiye’nin milli güvenliği ve uluslararası çıkarları açısından olumlu gelişmeler.- Ancak… Türkiye sınır hattına bitişik durumdaki Ayn el-Arab (Kobani), Haseke, Tel Tamr, Dırbisye, Amude, Kamışlı ve Malikiye gibi özel statü verilmesi planlanan küçültülmüş bir alanda 8 bin civarında YPG/SDG’li teröristin varlığını muhafaza edecek olması… Mazlum Abdi’nin Savunma Bakan Yardımcılığı ile Haseke Valiliğine atanmasının planlanması sebebiyle emperyalist güçlerce, önümüzdeki süreçte SDG/YPG’nin piyon misyonu gereğince yedekte tutulmasına devam edileceğini öngörüyorum.‘Yeni görevleri İran’da terör eylemi’Tümgeneral Ali Demir; “Terörsüz Türkiye” süreci ile ilgili olarak Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısına, Mazlum Abdi’nin aynı gün içerisinde “çağrı bize yönelik değildir” şeklinde cevap vermesinin altını çiziyor.

Demir Paşa ısrarla ABD’nin isteği ve planlaması doğrultusunda Ahmed eş-Şara ile Mazlum Abdi arasında 18 Ocak 2026’de imzalanan 14 maddelik anlaşmanın uygulanmasına başlanılmış olunmasına dikkat çekiyor ve ekliyor:- KCK terör örgütünün sözde yürütme konseyi üyesi Murat Karayılan’ın 20 Ocak 2026’da, Rojava’daki olaylar esnasında kendilerini yalnız bırakmaları sebebiyle, ABD başta olmak üzere, İngiltere, Almanya, Fransa ve diğer uluslararası devletleri riyakarlıkla suçlaması, anılan devletlerin “müttefiki” olan PKK/KCK terör örgütüne verilen sözlerini yerine getirilmemesini kara bir leke olarak tanımlaması...

PKK’nın silahlarını bırakmasının Öcalan’ın çağrısı ile değil, ABD’nin isteği üzerine gerçekleşeceğini yeniden tescilledi ve bir kez daha açıkça ifşa etti.Sahayı iyi bilen komutanın şu yapıcı uyarısını dikkate almak gerekiyor:“KCK çatı yapılanması kapsamında Türkiye’de PKK ve Irak’ta PÇDK, Suriye’de YPG/SDG ve İran’da PJAK adı altında faaliyet yürüten teröristlerin tüm bileşenleri ile kendisini feshetmeyeceği ve silahlarını teslim etmeyeceği görülüyor.

YPG/SDG’lilerin Ayn el-Arab (Kobani), Haseke ve Kamışlı, Irak’takilerin Gara ve Kandil Dağı bölgesinde emperyalist güçlerin isteği doğrultusunda varlıklarını muhafaza edecekleri, bu yapılara konjonktür gereğince öncelikle İran içerisinde terörist eylemlerde bulunma görevinin verilebileceğini unutmayalım.”

İlgili Sitenin Haberleri