Haber Detayı
Trump’ın gücü yeter mi?
Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.
Geçen hafta bir ilk yaşandı ve Rusya ile Ukrayna heyetleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de ABD’nin öncülüğünde bir araya geldi.
Hatırlayacağımız üzere Donald Trump’ın yeniden başkanlık görevine gelmeden önceki vaatlerinden biri, başkanlık koltuğuna oturduktan sonra RusyaUkrayna savaşını yirmi dört saat içinde bitirmekti.
Oysa Trump başkanlık koltuğuna oturalı bir yılı geçti fakat Rus ve Ukrayna heyetlerini bile daha yeni bir araya getirebildi. 23 ve 24 Ocak tarihlerindeki görüşmeler sonrasında, müzakerelere aynı yerde, 1 Şubat’ta devam edilmesi kararı çıktı.
Peki, bu müzakerelerden bir sonuç çıkar mı?
İlk olarak şunu belirtelim, bu müzakereler barışa değil, öncelikle ateşkese yönelik.
Trump’ın tekrar göreve gelmesinden sonra ABD ve Ukrayna yönetimi Rusya’dan öncelikle kayıtsız şartsız karşılıklı ateşkes talebinde bulunmuş fakat Rusya bunu reddetmişti.
Zira Rusya bütün sıkıntılarına ve yetersizliklerine rağmen sahada üstün durumda ve Ukrayna’ya, “Ateşi kesmemi istiyorsan önce falanca ve filanca taleplerimi kabul et” diyor.
Bu talepler kabul edilmeden yapılacak ateşkesin sadece karşı tarafa toparlanma için zaman kazandıracağını savunuyor.
RUSLARIN DONBAS ŞARTI İşte Rusya’nın ateşkes için öne sürdüğü en önemli şart, Ukrayna kuvvetlerinin Donbas’ın tamamından çekilmesi.
Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Lugansk illerini kapsayan Donbas bölgesinde Lugansk ilinin zaten tamamına yakını (yüzde 99), Donetsk ilininse yüzde 80’inden fazlası Rusların işgalinde.
Fakat kalan kısım (haber bültenlerinde sürekli adlarını duyduğumuz Slovyansk, Kramatorsk gibi ilçeler), 2014 yılından bu yana, Rus saldırısı ihtimaline karşı tahkim edilmiş olan yerler.
Ukrayna’nın bu bölgeleri kapsamlı bir barış olmadan Rusya’ya teslim etmesi halinde, Rusya’nın daha sonra Ukrayna’nın yumuşak cephe gerisine çok daha kolay sızabileceğini söylüyor Ukraynalılar.
Aslında bazı Ukraynalı uzmanların da söylediği üzere mesele Ukrayna kuvvetlerinin bu bölgeden çekilip çekilmeyeceği değil, ne zaman çekileceği.
Zira Rusların bu bölgede ilerleyişi yavaş da olsa sürüyor.
Ama buraları hemen terk etmenin felaket olacağı söyleniyor.
Diğer taraftan son haftalarda çok yoğun hava saldırılarına maruz kalan Ukrayna, Rusya’dan enerji tesislerine yönelik hava saldırılarını karşılıklı durdurmayı (yani bir kısmi ateşkesi) talep etti, fakat henüz sonuç alamadı.
Donbas’ın tamamı, Rusların ateşkes için öne sürdüğü şart.
Bundan sonra Ukranya’dan barış için talepler gelecek ve bunların arasında, Rusya’nın 2022’de ilhak ettiğini açıkladığı Herson ve Zaporojye illerinin tamamının teslimi, Rusçaya eski ayrıcalıklarının verilmesi, Rus Ortodoks Kilisesi üzerindeki takibatların kaldırılması ve tabii Ukrayna’nın İsviçre gibi daimi tarafsız devlet olduğunun anayasaya işlenmesi gibi şartlar var.
Yani Abu Dabi’deki müzakereler olsa olsa yolun başı olur.
YENİ HAMLELERE HAZIRLIK ABD’li yetkililer, müzakere sonrasında taraflar arasında dostane bir havanın oluştuğunu söylese de hem Rus basını hem de Ukrayna basını bunu alaya aldı.
Her şey bir yana her iki taraf da yeni askeri hamlelere hazırlanıyor.
Ayrıca müzakerelerde üç taraf varmış gibi görünse de orada görünmeyen bir de dördüncü taraf var: İngiltere ve diğer Avrupa ülkeleri.
Bunlar da erken bir barışa karşı.
Bu şartlarda müzakerelere hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın katılımında, “Dostlar alışverişte görsün” mantığının olduğunu söyleyebiliriz.
Rusya, Ukrayna ve Avrupa, Trump’ın bir süre sonra ABD’deki seçim süreci nedeniyle iç politikaya odaklanacağını, Ukrayna konusunda bu kadar tavır dayatmasında bulunmayacağını varsayıyor.
O nedenle savaşta henüz her şey belirsizliğini koruyor.