Haber Detayı
Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Yaşar: Büyümenin kalitesini artırmaya odaklanacağız
Sigortadaki ana gündemin büyümenin sadece prim artışı üzerinden değil, risk transferi kapasitesi, teknik disiplin ve finansal dayanıklılık üzerinden güçlenmek olarak yön değiştirdiğini söyleyen Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, “Odak noktamız, büyümenin kalitesini artırmak” dedi.
Sevilay ÇOBANsevilay.coban@dunya.comTürkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı ve Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörüne ilişkin değerlendirmelerini DÜNYA Gazetesi ile paylaştı.
Yaşar, volatiliteyi azaltan ve sermaye verimliliğini artıran bir finansal yönetim yaklaşımını önceliklendirdiklerini belirtirken, büyümenin kalitesini artırmaya odaklanacakları mesajını verdi. “Reasürans tarafında ise kapasite mevcut ancak daha seçici” diyen Yaşar, piyasanın artık ‘ucuzluk’ değil, ‘denge’ konuştuğunu kaydetti.2026’da sigorta sektörünün ana gündemi ne olacak? 2026’da sigorta sektörünün ana gündemi, büyümeyi yalnızca prim artışı üzerinden değil; risk transferi kapasitesi, teknik disiplin ve finansal dayanıklılık üzerinden güçlendirmek olacak.
Bu dönemde fark yaratacak olan şirketler; sermaye gücünü, reasürans yönetimini ve dijitalleşmeyi entegre bir teknik mimari içinde kurgulayabilen, veriyi sadece hız için değil doğru risk ve doğru fiyatlama için kullanan yapılar olacak.Büyümede hangi alanları öncelikliklendireceksiniz? 2025–2026 döneminde büyüme stratejimizi “hızlı büyüme” değil, kaliteli ve sürdürülebilir büyüme anlayışı üzerine kuruyoruz.
Teknik disiplin ve uzun vadeli kârlılık temel referanslarımız.
Bu çerçevede üç ana eksenimiz var: Birincisi, önleyici sigortacılık ve afet güvenliği.
Bina tamamlama sigortası başta olmak üzere, risk yönetimini poliçe öncesinden başlatan ve proje yaşam döngüsünü izleyen çözümleri stratejik büyüme kaldıraçları olarak görüyoruz.
Aynı hatta acente yapısını, proje sigortaları ve finansal sigortalarda daha uzmanlaşmış bir danışmanlık modeline dönüştürmeyi hedefliyoruz.
İkinci eksen, finansal güvence ve veriyle yönetilen branşlar.
Finansal sigortalar odağımızı korurken; risk seçimi, fiyatlama disiplini ve hasar yönetimiyle teknik dengeyi güçlendiren bir portföy optimizasyonu uyguluyoruz.
Sigorta, finansman ve e-para hizmetlerini tek ekosistemde buluşturan Quick Finansall yapılanmasını bu stratejinin omurgası olarak konumlandırıyoruz.
Üçüncü eksen ise rekabetin yüksek olduğu branşlarda kontrollü büyüme.
Agresif hacim yerine; segment bazlı risk seçimi, güçlü reasürans kurgusu, hızlı hasar yönetimi ve dijital otomasyonla desteklenen verimlilik üzerinden ilerlemeyi tercih ediyoruz.Sürdürülebilir kârlılık için hangi adımlar öne çıkacak?
Odak noktamız, büyümenin kalitesini artırmak.
Risk seçimi, portföy karması yönetimi ve teknik sonuç üreten segmentlere ağırlık veriyoruz.
Hasar tarafında; uçtan uca kontrol, sahte hasarla mücadele, tedarik ve onarım ağlarının optimizasyonu ile analitik karar destek sistemleri kârlılığı doğrudan güçlendirecek.
Reasürans mimarisini ve risk mühendisliğini ürün tasarımının daha erken aşamalarına taşıyarak özellikle afet ve iklim risklerinde volatiliteyi azaltmayı hedefliyoruz.Hasar–prim dengesi ve teknik kârlılıkta öngörünüz nedir? 2025’te belirleyici konu, artan hasar şiddetini fiyatlama ve hasar yönetimine zamanında yansıtabilmek olacak.
Teknik kârlılık, artık yalnızca fiyat seviyesine değil; risk seçimi ve operasyonel disipline daha fazla bağlı.
Bu yıl daha oturmuş bir teknik denge bekliyoruz.
Ancak bu denge; portföyün doğru segmentlerde büyütülmesine, maliyet kontrolüne ve doğru tasarlanmış reasürans programlarına bağlı olacak.
Özellikle oto branşlarında maliyet baskısı devam edeceği için büyümeyi teknik sonuçla birlikte yönetmek temel öncelik olmaya devam edecek.Reasürans piyasasına ilişkin beklentileriniz neler?
Reasürans tarafında fiyat kadar şartlar ve disiplin belirleyici olacak.
Kapasite mevcut ancak daha seçici.
Baden-Baden görüşmelerinin ardından piyasa artık “ucuzluk” değil, denge konuşuyor.
Reasürörlerin mesajı net: “Kapasite var ama yalnızca riskin hakkını veren fiyatlarla.” Veri kalitesi yüksek, riskini şeffaf yöneten ve teknik istikrar sağlayan şirketler daha avantajlı şartlara erişecek.Dağıtım kanallarında dengeyi nasıl kuruyorsunuz?Bizim yaklaşımımız “acente mi, dijital mi?” ikilemi üzerine değil.
Dijital, acentenin alternatifi değil; gücünü artıran bir araç.
Bugün üretimimizin %86’sını acente ve brokerlerimizle gerçekleştiriyoruz.
Sektör genelinde de prim üretiminin yaklaşık %70’i aracılar üzerinden yapılıyor.
Bu tablo, Türkiye’de sigortacılığın hâlâ güçlü bir danışmanlık modeli üzerine kurulu olduğunu net biçimde gösteriyor.2025–2026 hedefimiz; acenteyi dijital araçlarla güçlendiren, alternatif kanallarla çatışmayan, birbirini besleyen dengeli bir dağıtım ekosistemi oluşturmak.Regülasyonların sektör üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?Düzenlemeleri, sektörün sürdürülebilir büyümesinde en kritik kaldıraçlardan biri olarak görüyorum.
Doğru tasarlanan regülasyon; güveni artırır, yatırım iştahını yükseltir ve sermayenin daha verimli çalışmasını sağlar.
Özellikle afet güvenliği, bina tamamlama sigortası ve tamamlayıcı emeklilik sistemi gibi başlıklar; yalnızca sigorta sektörü için değil, ekonominin uzun vadeli dayanıklılığı için de kritik öneme sahip.
Burada belirleyici olan, düzenlemenin ilke düzeyinde kalmaması; uygulama, veri altyapısı ve denetimle birlikte bütüncül bir yapıya kavuşmasıdır.