Haber Detayı

Amerika’da bölünme ve çöküş süreci
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
27/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Amerika’da bölünme ve çöküş süreci

İki temel duygudan yola çıkalım. Sevgi ve korku. Sevgi sessizdir, gündemi yoktur, övünmez. Korku ise çalma, öldürme, yalan, fitne, yarın kaygıları vb. alt duyguları barındırarak ruhsal çöküntüyü hazırlayan bir duygudur.

İşte bugünlerde ABD halkı adım adım korku imparatorluğuna dönüşüyor. 2003’te Ulusal Güvenlik (Homeland Security) adı altında kurulan ve son zamanlarda geliştirilen Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE-Immigration and Customs Enforcement), göçmenlik ve gümrük yasalarını uygulayan federal görevlilerden oluşuyor.

Yüzleri maskeli bu görevliler hiçbir uyarı yapmadan sizleri sorgulayabilir veya öldürebilirler!

Personel bulmakta zorlandıkları için 50 bin dolar bonus vererek iş ilanına çıkıyorlar.

Minnesota, Minneapolis ve Baltimore’daki ICE görevlilerinin öldürme olaylarından sonra protestolar ülke çapına yayıldı.

Avukatlar hem sosyal medyada hem TV’lerde ICE tarafından durdurulursanız nasıl davranmanız ve konuşmanız gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyor.

Havaalanlarında güvenlik, tesadüfi seçmelerle, resim çekmelerle dört katına çıkarılmış.

Sürekli kontrol edildiğini, nerede, ne zaman durdurulacağını bilmeyen bir toplumun ruhundaki çöküşü görmek kaçınılmaz.

EKONOMİK KRİZ İVME KAZANDI Bu, çöküşün psikoloji resmi.

Ekonomik çöküntüye ivme kazandıran bir etmen.

Evet ABD halen büyük bir askeri ve ekonomik güce sahip.

Ancak yapay zeka ile işsizlik oranı yüzde 4.6’lara çıkmış.

Özellikle beyaz yakalı veya yüksek ücretli kesim, bu yüzde içinde en büyük payı alan kesim.

ABD’de maliyeti yükselten en önemli faktör ücretler ve vergidir.

Ancak, göçmenler gibi ucuz iş gücü kullanırsan maliyeti düşürsün ya da üretimini ucuz iş gücü olan ülkelere taşırsın.

ABD de bunu yapmıştır.

New York Borsası’na göz atarsak durum daha da vaöhim. 15 Ocak 2026’da Trump büyük teknoloji firmalarının yeteri kadar vergi vermediğini belirterek bu şirketlerin elektrik ücretlerine yüklü bir zam yaptı. 16 Ocak’ta bütün hisseler düşmeye başladı.

S&P indeksi yüzde 4 değer kaybetti.

Devam eden haftada kayıp yüzde 6-6.5’lara vardı.

Gerçi bu geçici düşüştür.

Hisseler düşükken büyük firmalar alır.

Bir süre sonra Trump başka bir demeç verir hisseler yükselir.

Bunun en açık izahını Trump, hisseleri yüzde 11’e yükselen J.P Morgan CEO’su Carles Schawp’a yaptı. “Seni bir gecede daha zengin yapan bir Başkan gördün mü?” dedi.

Son borsa oyunlarından bir diğer örnekse Adalet Bakanlığının FED Başkanı’na soruşturma açması.

FED, ABD Merkez Bankası olarak bilinir.

Para politikası ve beklentileri açısından piyasalara yön verir.

Aslında, büyük bankaların bir araya gelerek oluşturduğu bir konsorsiyumdur.

Hatta karteldir de diyebiliriz.

FED Başkanı ‘Demokrat’tır ve her fırsatta Başkan Trump ile ters düşer.

Karşılıklı söz düellosuna girerler.

Trump cevap verdikçe piyasalar düşer.

Başkan sözünü geri alır, hisseler (borsa) yükselir.

TRUMP’I YARGILAYACAKLAR MI?

Alışık olunmayan enflasyon, tarifeler, işsizlik, savaş harcamaları ve korku, Amerikan halkını ve ekonomisini çöküşe götürüyor.

Zincir mağazalar ya kapanıyor ya küçülüyor.

Kasımda ara seçimler var.

Dış politikada sarf edilen sözler (Grönland, Meksika Körfezi, Venezuela, Orta Doğu), ICE, bir söz söyleyip geri almadaki tutarsız davranışlar, Amerikan halkında büyük bir tedirginliğe yol açıyor.

Başkan Trump da farkında ve sürekli televizyonlarda “Beni seçmezseniz yargılayacaklar, oylarınızı bana verin!” tarzında reklamlar veriyor.

Seçim öncesi Obama bir konuşmasında “Trump’ı seçmeyin elinizdeki demokrasiyi de alır götürür.” demişti.

Burada durup düşünmek lazım.

Seçilmesi imkansızken derin devlet neden karşısına Kamala Harris’i çıkardı?

Amerikan halkı onu seçmeye hazır değildir.

Acaba birilerinin elinde Epstein ve diğer yolsuzluk dosyaları var da kirli işlerini yaptırıp sonra da yargılayacaklar mı?

Zira savaş suçlusu olarak yargılanması büyük olasılık.

Sözün özü ABD hem psikolojik hem ekonomik hem de ayrılıkçılığın canlanması ile bir bölünme ve çöküş süreci yaşıyor.

Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız diyenler hiç heveslenmesin.

Galiba Amerika büyük Türkiye olmuş.

Tek farkla: Türk Milleti tarihsel mücadelesiyle bütündür, birdir ve asla bölünmez.

İlgili Sitenin Haberleri