Haber Detayı
Kurtulmuş: Hiç kimse Suriye'yi terör örgütleri vasıtasıyla zehirlemeye kalkmasın
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin, "Bütün silahlı unsurların Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin, "Bütün silahlı unsurların Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir.
PYD/YPG ya da DAEŞ gibi gayrimeşru terör örgütlerinin tamamının çekilmesi temin edilmeli; Suriye'nin Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Sünnileri, Ezidileri, Nusayrileri, gayrimüslimleri hep birlikte barış içerisinde tek bir bayrak altında yaşamalıdır.
Yeter, 60 yıllık bir diktatörlükten, 13 yıllık bir iç savaştan sonra hiç kimse Suriye'yi terör örgütleri vasıtasıyla zehirlemeye kalkmasın.
Suriye, Suriyelilerindir" dedi.TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ile Meclis'teki makamında bir araya geldi.
Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrasında Kurtulmuş ve Socias, ortak basın toplantısı yaptı.
Kurtulmuş, Socias ve heyetini TBMM'de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu söyleyerek, "İki ülke arasında özellikle savunma sanayi, enerji, yenilenebilir enerji, denizcilik, turizm, eğitim, kültür sektörlerinde güçlü ilişkiler mevcuttur ve bu alanlardaki ilişkileri ileriye taşımak için büyük bir potansiyelin var olduğunu görüşmelerimizde gördük.
Özellikle Türk Hava Yolları'nın (THY) İspanya'nın hemen hemen her şehrine gerçekleştirdiği uçuşların Türkiye ve İspanya'yı birbirine yanaştıran önemli faktörlerden biri olduğunun altını çizmek isterim.
Aynı şekilde İspanya'nın Endülüsler'den kalma olan o büyük kültürel mirasların da iki ülkeyi, iki halkı birbirine yakınlaştıran önemli bir tarihi birikim olduğunu ifade etmek isterim" dedi.'İSPANYA'NIN SOYKIRIM KARŞISINDAKİ TAVRI TAKDİRE ŞAYANDIR'Türkiye ve İspanya'nın birçok konuda ortak görüşlere sahip olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Özellikle ateşkes ilan edilmiş olmasına rağmen Gazze'de devam eden soykırım karşısında hem İspanya hükümetinin hem de İspanyol halkının takınmış olduğu tavır fevkalade takdire şayandır. 2024 yılında İspanya, Filistin Devleti'ni tanıyarak; Gazze meselesinin çözümü için iki devletli çözümden başka bir yol olmadığını bütün dünyaya ilan etmiştir.
Ardından da 2025 yılının Eylül ayında BM toplantıları sırasında 11 ülke daha Filistin Devleti'ni tanıyarak bu yoldaki mücadeleyi güçlendirmiştir.
Sizlerin huzurunda bir kez daha Sayın Meclis Başkanının şahsında bütün İspanyol halkına tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.SOCİAS: TÜRKİYE İLE BİRLİKTE FİLİSTİN'DEKİ BARIŞI SAVUNUYORUZİspanya Temsilciler Meclisi Başkanı Francina Armengol Socias ise Türkiye'de bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ve gerçekleştirdiği ziyaretin, iki ülke arasındaki ilişkilerin sembolü olduğunu belirtti.
Socias, açıklamasında, "Bu ziyaret, bizim ortak irademizi, birlikte çalışmak istediğimizi göstermektedir. ve ikili veya uluslararası bağlamda paylaştığımız ortak stratejiler, fikirler, barışın sürdürülmesi, uluslararası hukukun korunması, ülkelerin egemenliğinin tanınması ve insan haklarına riayet gibi ortaklaştığımız konular var.
Bu anlamda Türkiye ile birlikte Filistin'deki barışı da savunuyoruz ve aynı zamanda bu soykırımın son bularak bir Filistin Devleti'nin kurulması imkanını destekliyoruz" ifadelerini kullandı.KURTULMUŞ: KOMİSYON ÇALIŞMALARINDA SON AŞAMAYA GELDİKArdından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı rapora ilişkin, "5 Ağustos'tan bu yana komisyon olarak 20 toplantı yaptık.
Fevkalade önemli müzakereler yapıldı ve raporlama safhasına geçtik.
Raporlama aşamasında da bayağı bir mesafe aldık.
Partiler öncelikle hazırladıkları raporları kamuoyuyla paylaştı.
Arkasından da bu raporlarda uzlaşılan ya da uzlaşmaya yakın olan alanlar üzerinde son derece titiz ve fevkalade ciddi bir çalışmayı sürdürüyoruz.
Son noktaya gelinmiştir.
İnşallah önümüzdeki günlerde bir rapor hazırlanacak, komisyon üyelerine takdim edilecek ve onların görüşlerinin alınmasıyla birlikte ümit ediyorum ki rapor ittifakla kabul edilerek ya da nitelikli çoğunlukla kabul edilecektir.
O raporun son bölümünde yer alacak olan somut teklifler de TBMM'ye sunulacak ve TBMM takvimi içerisinde bu konu ile ilgili yasal hazırlıkları yapılarak Genel Kurul'a sunulacaktır.
Komisyon çalışmaları bakımından artık son aşamaya geldik.
Bir an evvel bunu bitirmek için tüm arkadaşlarımın samimiyetle gayret ettiklerini de görüyorum" değerlendirmesinde bulundu.'SURİYE'DE ARTIK TERÖR ÖRGÜTÜ KALMAMALI'Kurtulmuş, Suriye'deki gelişmelere ilişkin de şunları söyledi: "Komisyonun ilk adımı; terör örgütünün bütün unsurlarıyla birlikte kendisini feshetmesi ve silahlı mücadeleyi geride bıraktığını ilan etmesiydi.
Bunun gerçekleştirdiğinin teyit ve tespit edilmesi zaten yasal düzenlemelere geçilebilmesi için hiç şüphesiz kritik bir eşiktir.
Bu kritik eşik konusunda partilerin büyük çoğunluğunun ortak bir fikir etrafında olduğunu görüyoruz.
Tabii ki Suriye'deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz.
Ümit ederiz ki en kısa süre içerisinde Suriye hükümeti ulusal birliği sağlayacak adımları tamamlasın ve bu anlamda artık hiçbir terör örgütünün esamesi okunmasın, silahlı grupların tamamının meşru güçler olarak askeri yapının içerisinde yer aldığı ve entegrasyon sürecinin de başarıyla tamamlandığı bir gelişmeyi hep beraber takip edelim ve gözlemleyelim.
Biliyorsunuz Suriye'de devrimin olduğu günün hemen ertesinde ısrarla şunu söylüyoruz; Suriye'de artık hiçbir gayrimeşru silahlı güç, terör örgütü kalmamalıdır.
Suriye'deki bütün farklı unsurlar; etnik, mezhebi, dini farklılıklarıyla birlikte yeni Suriye yönetiminin bir parçası olmalıdır.
Bu anlamda da Suriye yönetiminde herkesin işin içine katılabildiği demokratik bir sürecin önü açılmalıdır.
Bu çerçevede bir anayasa hazırlama sürecinin de ülkenin geleceği için fevkalade önemli olduğunu biliyoruz.
Oradaki bütün silahlı unsurların Suriye sahasından çekilme vakti gelmiştir.
PYD/YPG ya da DAEŞ gibi gayrimeşru terör örgütlerinin tamamının çekilmesi temin edilmeli; Suriye'nin Arapları, Kürtleri, Türkmenleri, Sünnileri, Ezidileri, Nusayrileri, gayrimüslimleri hep birlikte barış içerisinde tek bir bayrak altında yaşamalıdır.
Yeter, 60 yıllık bir diktatörlükten, 13 yıllık bir iç savaştan sonra hiç kimse Suriye'yi terör örgütleri vasıtasıyla zehirlemeye kalkmasın.
Suriye, Suriyelilerindir."'İSRAİL, SOYKIRIMLARINA DEVAM EDİYOR'Gazze'de yaşanan son gelişmeler üzerine de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Bir barış ilan edilmiş olmakla birlikte İsrail, barış antlaşmasının mürekkebi kurumadan soykırımına hız kesmeden devam ediyor.
Ayrıca insani yardımların Gazze Şeridi'ne ulaşmasını engelleyerek yaşlıların, kadınların ve çocukların açlıktan ya da soğuktan ölmesine neden oluyor.
Şunu ifade etmek isterim; Gazze'de yeni bir dönemin başlanacak olmasını ümitle ama aynı zamanda temkinli bir şekilde karşılıyorum.
Bu kadar büyük insanlık suçları işlemiş olan bir hükümetin çok kolay bir şekilde insani yardımlara kapı açmayacağını ya da 'Vazgeçtim, katliam veya soykırım yapmıyorum' demeyeceği aşikardır.
Dolayısıyla uluslararası camianın soykırımcı Netanyahu hükümetinin tavrını, tarzını ciddi bir baskıyla kontrol altına alması şarttır.
Bu anlamda uluslararası camia, 'Nasılsa burada barış var' diyerek rehavete kapılmamalıdır çünkü tavrı, tarzı herkes tarafından bilinen bir hükümetten bahsediyoruz.
Dolayısıyla burada İsrail'e baskılar sürmeli ve bir an evvel Refah Sınır Kapısı açılarak Gazze'ye insani yardımların girmesiyle halkın yeniden ayağa kalkmasının temin edilmesi için her türlü desteğin verilmesi şarttır.
Türkiye olarak başından beri barışı desteklediğimizi, Gazze halkının geleceği için iyi niyetli olan herkesle çalışmaya hazır olduğumuzu ve her şeyden evvel acil insani yardımlarla birlikte yaşlı ve çocukların korunmasını gerekli görüyoruz.
Dünya gündeminin çok yoğun olduğu bir dönemdeyiz.
Bırakın bir haftayı, günlük olarak büyük olaylarla karşı karşıyayız.
Dünya gündeminin yoğunluğu sakın Gazze halkının yaşadığı bu gayriinsani durumu unutturmasın.
Biz bu soykırımı, soykırımcıları unutmayacağız ve asla ama asla Gazze halkına destek vermekten vazgeçmeyeceğiz."