Haber Detayı
NYT yazdı: İngiltere'nin Kıbrıs üsleri, ABD'nin Grönland planına nasıl ilham oldu?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland için NATO ile vardığını söylediği geçici anlaşma, ABD’nin adada egemen askeri üs bölgeleri kurabileceği bir modeli gündeme getirdi. Kıbrıs’taki Britanya üslerine benzetilen bu düzenleme, Washington’a kalıcı askeri varlık ve olası kaynak erişimi sağlayabilir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO ile Grönland konusunda vardığını söylediği geçici anlaşmanın çerçevesine ilişkin çok az ayrıntı ortaya çıktı.
Ancak üzerinde durulan önerilerden biri, ABD’nin Grönland’da askeri üsler için bazı arazi parçalarının mülkiyetine sahip olmasına izin verilmesini öngörüyor.
The New York Times’tan Jonathan Wolfe'a konuşan Batılı yetkililer, bu fikri, Britanya’nın Akdeniz’deki Kıbrıs adasında egemen askeri üsler işlettiği 60 yıllık bir anlaşmaya benzetti.
Egemen Üs Bölgeleri (Sovereign Base Areas – SBA) olarak bilinen bu üsler, Britanya’nın sömürge geçmişine derin biçimde kök salmış, uluslararası hukukta sıra dışı bir konuma sahip.
Oksijen'in derlediği haberde uzmanlara göre Trump, benzer bir düzenlemeye ilgi duyuyor olabilir.
Çünkü bu tür üsler, ABD’ye Grönland’da kalıcı bir varlık sağlarken bölge üzerinde daha fazla kontrol ve muhtemelen toprakta ve Arktik’te doğal kaynakları kullanma imkânı sunabilir.
Ancak Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD’ye ülkede askeri üsler üzerinde egemenlik verilmesine sıcak bakmadığını söyledi. “Birçok şeyi konuşmaya hazırız" diyen Nielsen, “Egemenlik kırmızı çizgidir" ifadelerini kullandı.
İşte Kıbrıs’taki üsler hakkında bilinmesi gerekenler ve bunların Danimarka’ya bağlı yarı özerk bir bölge olan Grönland için ne anlama gelebileceğine dair işaretler: Üsler, geleneksel askeri noktalardan daha fazla kontrol sağlıyor Kıbrıs’taki Britanya Egemen Üs Bölgeleri, adanın güneybatısı ve güneydoğusunda yer alan iki büyük alandan oluşuyor ve toplamda yaklaşık 100 mil karelik bir alanı kaplıyor.
Bu üsler, Kıbrıs’ın Britanya’dan bağımsızlığını kazandığı 1960 tarihli anlaşmanın bir parçası olarak kuruldu.
Üsler, Bermuda ve Falkland Adaları gibi Britanya’ya bağlı denizaşırı topraklar statüsünde.
Her ne kadar Küba’daki Guantanamo Körfezi Deniz Üssü ya da Japonya’nın Okinawa adasındaki Kadena Hava Üssü gibi ABD’nin dünyadaki askeri üslerine benzese de, Kıbrıs’taki bu topraklar oldukça farklı.
Bunlar yalnızca askeri güçlerin kontrol uyguladığı alanlar değil; aynı zamanda Britanya egemenliğine tabi bölgeler.
Kıbrıs Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Costas M.
Constantinou, “Bu, resmen Britanya hukukunun geçerli olduğu ve Egemen Üs Bölgeleri’nin aslında Kıbrıs Cumhuriyeti ya da Avrupa Birliği içinde yer almadığı anlamına geliyor" dedi.
Egemen Üs Bölgeleri’nin ayrı mahkeme sistemleri ve polis teşkilatları bulunuyor.
Ancak sınırlar büyük ölçüde açık ve Kıbrıslıların giriş için pasaporta ihtiyacı yok.
Constantinou’ya göre yıllar içinde üs bölgeleri, sivil işlere ilişkin yasalarını Kıbrıs’ın yasalarıyla da uyumlu hale getirdi.
Constantinou, Grönland’da Britanya’nın Kıbrıs’ta sürdürdüğüne benzer ABD üsleri kurulması fikrinin, Trump’ın ilk hedefi olduğunu söylediği Grönland’ın tamamını devralmaktan çok daha fazla ABD’nin lehine olacağını ifade etti.
Böyle bir düzenleme, Britanya’nın Kıbrıs’ta iyi bildiği üzere, nüfus yönetimiyle gelen pahalı ve sorunlu meselelerden ABD’yi uzak tutarken üslerin “tam ABD kontrolü altına girmesini” de sağlayabilir.
Üsler, kaynakların işletilmesi için bir sıçrama tahtası olabilir Yunanistan’ın Volos kentindeki Teselya Üniversitesi’nde Avrupa kurumları ve uluslararası ilişkiler profesörü olan ve Doğu Akdeniz güvenliği konusunda uzmanlaşmış Andreas Stergiou’ya göre, Kıbrıs’taki Egemen Üs Bölgeleri Britanya’ya ülkede münhasır ekonomik bölge hakkı tanımıyor.
Bu da Britanya’nın üslerin yakınındaki sularda doğal kaynak işletmesine imkân vermiyor.
Stergiou, “Birleşik Krallık hiçbir zaman Kıbrıs’taki maden işletimine ilişkin bir hak iddiasında bulunmadı" dedi. “Çünkü tam egemenliğe sahip değiller.” Ancak Stergiou’ya göre Grönland’da Trump böyle bir hakkı müzakere edebilir. “Eğer ABD, Grönland’da ve çevresinde bulunan mineralleri işletmeyi amaçlıyorsa, bunu anlaşmaya özel bir hükümle dahil etmek zorundalar" dedi. “Orada sadece bir askeri tesis kurmak, tesis Kıbrıs’taki Britanya egemen askeri üslerinin sahip olduğu özel ayrıcalıklı statüye sahip olsa bile, bu hakkı vermez" diye ekledi. “Bu yeterli değil.” ABD’nin Grönland’ın kuzeyinde hâlihazırda bir askeri üssü bulunuyor ve ülke, bölge genelinde geniş askeri erişim haklarına sahip.
Ancak Stergiou’ya göre egemen bir üs kurulması bir “basamak taşı” olabilir.
Bu durum, ABD’nin Arktik’teki kaynaklara ilişkin gelecekteki anlaşmazlıklarda, uluslararası hukukta genellikle daha fazla ağırlık taşıyan ek “egemenlik iddiaları” ileri sürmesine imkân tanıyabilir.
Üsler, içeride ve dışarıda gerilime yol açabilir Kıbrıs örneği yol gösterici kabul edilirse, Grönland’da egemen bir üs bölgesi kurulması, yerel halkla ve diğer dünya güçleriyle gerilimlere neden olabilir.
Britanya başlangıçta Kıbrıs’taki toprakların kullanımı için ödeme yaptı ve 1960-1965 yılları arasında yerel yönetime yaklaşık 12 milyon Kıbrıs lirası (yaklaşık 33 milyon dolar) verdi.
Ancak daha sonra ödemeleri durdurdu.
O tarihten bu yana Kıbrıs, Britanya’yı arazi kullanım bedeli ödemeye zorlamak için birçok başarısız girişimde bulundu.
Yıllar içinde bazı Kıbrıslılar, üslerin Kıbrıs halkının genel onayı alınmadan, bağımsızlık sürecinde kurulduğunu söyleyerek varlıklarını eleştirdi.
Orta Doğu’daki çatışmalarda rol oynayan bu üsler, Irak’taki askeri eylemler ve Gazze Şeridi’ndeki savaş karşıtı gösterilere de sahne oldu.
Stergiou, Grönland’da egemen bir ABD askeri varlığının da benzer bir ilgi ve tepki çekebileceğini söyledi. “Üsler Grönland’ın güvenlik ortamını ve güvenliğini artırabilir" dedi. “Ancak Grönland’ın hiçbir ilgisi olmayan çatışmaların içine çekilmesi riskini de beraberinde getirir.” Grönlandlılar, Trump’ın bölgeyi devralma planlarını protesto etmek için 17 Ocak’ta birçok şehir ve kasabada bir araya geldi.
Constantinou’ya göre Kıbrıs’ta Britanya üslerine karşı protestolar hiçbir zaman kontrolden çıkmadı ya da aşırı şiddetli hale gelmedi.
Bunun nedeni, ülkenin onlarca yıl boyunca kendi siyasi ve etnik anlaşmazlıklarıyla meşgul olmasıydı.
Constantinou ayrıca, özellikle Egemen Üs Bölgeleri’nde çalışanlar başta olmak üzere, adadaki Britanya askeri varlığını destekleyen yerel halkın da bulunduğunu belirtti.
Rusya ve Çin, Trump'ın Grönland'ı alma çabalarına nasıl bakıyor?Dünya