Haber Detayı

İki çocuk annesi 30 yaşındaki Melek tüm kanser hastalarına umut oldu!
Sağlık haber3.com
26/01/2026 13:41 (4 saat önce)

İki çocuk annesi 30 yaşındaki Melek tüm kanser hastalarına umut oldu!

Kocaeli'nde yaşayan 2 çocuk annesi 30 yaşındaki Melek 5 yıl içerisinde tam 3 kez yakalandığı kanseri 3 seferinde de yenmeyi başararak tüm kanser hastalarına umut oldu.

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan 2 çocuk annesi Melek A. (30), 2020- 2024 yılları arasında 3 kez lenfoma kanserine yakalandı.

Akıllı ilaç, kemoterapi ve radyoterapi tedavileriyle her seferinde kanseri yenmeyi başaran Melek A., yaşadığı zorlu süreçleri sanal medya hesabından paylaşarak, kendisi gibi kanser hastası olanlara umut olmaya başladı.Melek A., 2020'de burun ameliyatı öncesi çekilen tomografide lenf bezlerinin büyük görülmesi üzerine yapılan tetkiklerde, lenfoma kanseri olduğunu öğrendi.

Kemoterapi tedavilerine başlayan Melek A., hastalığın hızla ilerlemesi nedeniyle yaklaşık 6 ay yatarak tedavi gördü.

Tedavi sonrası hastalığı atlatan Melek A., 2022 yılında ikinci çocuğuna hamile olduğunu öğrendi.Doğumdan kısa süre sonra yapılan kontrollerde bu kez hastalığın nüksettiğini öğrenen Melek A., yeniden kemoterapi almaya başladı. 4 aylık tedavi süreci sonrası kök hücre nakliyle kanseri yenen Melek A., 2024 yılında yeniden aynı hastalığa yakalandı.Yaklaşık 1 yıl süren akıllı ilaç, kemoterapi ve radyoterapi tedavileri sonrası 3'üncü kez hayata tutunan Melek A., yaşadığı süreçleri sanal medya hesabından paylaşarak kendisi gibi kanser hastası olanlara umut oluyor.Melek A., burun ameliyatı için çekilen tomografi sonrası kanser tanısı aldığını ve tedavi sürecinin başladığını belirterek, "İlk kemoterapileri ayaktan aldım; iki gün üst üste 6'şar saat sürüyordu.

Zorlanmaya başladım.

İki kürden sonra PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) çekildi ama iyileşme yoktu.

Aksine dalak, böbrek, kasıklar her yer tutulmuştu.

Doktorum, 'Kemoterapi alırken bu kadar ilerleyeni görmedim' dedi.

Bunun üzerine yatarak tedaviye geçilmesi gerektiğini söyledi.

Yatış günü oğlumun doğum günüydü.

Doğum gününü kutlamak istedim.

Pazar günü kutladık, pazartesi sabah hastaneye yattım.

O dönem aldığım kemoterapiler beni çok zorladı.

Parmaklarımı oynatamıyordum.

Üç gün üç gece aralıksız kemoterapi alıyordum.

Hiçbir şey yiyemiyor, içemiyordum.

İçimden 'Bugünü de yedik, yarın daha iyi olacak' diye kendimi motive ediyordum" dedi.Bu süreçte kök hücrelerinin toplandığını belirten Melek A., hayatının en zor dönemlerini yaşadığını ifade ederek, "Artık buradan çıkamayacağımı düşündüğüm zamanlar oldu.

Can acısı tarif edilemezdi.

Aynaya bakmayı bıraktım.

Kaşım, kirpiğim yoktu; aynalarla ilişkimi kestim.

Bir gece 'Bu benim son gecem' dedim.

Sabah uyandım ve yaşıyordum.

O an kendime 'Bu gece ölmediysen, bunu da halledersin' dedim.

Yaklaşık 4 ay sonra tedavimin ardından eve gittim.

Bu süreçte oğlum dökülen saçlarımı gördüğünde 'Ne yaptın sen kendine, git saçlarını geri getir' dedi.

Bu süreçte oğlum için evde peruk takmaya başladım.

Daha sonra bu ağır kemoterapiler beni iyileştirdi.

Tamamen iyileştim" diye konuştu.Tedaviden 4 ay sonra hamile kaldığını ve zorlu bir karar süreci yaşadığını söyleyen Melek A., doktorunun yönlendirmesiyle hamileliğini sürdürdüğünü ve sağlıklı bir doğum yaptığını ifade etti.Ancak doğumdan kısa süre sonra hastalığın nüksettiğini anlatan Melek A., "Bebeğim 40 günlükken kemoterapiye yeniden başladım.

Hem küçük bir çocuk hem bebek vardı. 6 ay süren tedavinin ardından yine temiz sonuç aldım.

Ardından kök hücre nakli yapıldı.

Nakilden 3 ay sonra hastalık tekrar ortaya çıktı.

O zaman tedaviyi bırakmayı düşündüm ama doktorum vazgeçmemem gerektiğini anlattı.

Tedavime üçüncü kez tekrar başladım.

Akıllı ilaçlar, kemoterapi ve 34 seans radyoterapi aldım.

Yaklaşık bir yıl böyle devam etti.

Bir yılın ardından PET sonuçlarım temiz geldi.

Fakat hala yüksek risk grubundayım.

Kontrollerim ise devam ediyor" dedi.Melek A., 5 yıl süren zorlu tedavi süreçlerinin ardından yavaş yavaş hayata adapte olmaya başladığını vurgulayarak, "Ancak bu dönemlerde psikolojik desteği hiçbir zaman bırakmadım.

Tanı aldığım andan itibaren psikiyatri desteği aldım, ilaç kullandım.

Kök hücre nakli döneminde bile bu desteği görüntülü görüşmelerle sürdürdüm.

Elimden ne geliyorsa hepsini yaptım.

Dört kolla sarıldım aslında hayata.

Tabii ki insan bazen düşüyor; 'Yapamayacağım' diyorsun, 'Yeter, olmayacak' diyorsun.

Kabulleniyorsun ve bazı şeylerle yüzleşiyorsun.

Ama önemli olan tekrar ayağa kalkabilmek.

Sanırım asıl mesele, 'Hadi kızım, bunu da halletmemiz gerekiyor' deyip yeniden yola koyulmak.

Tedavi sürecinde sosyal medyayı çok aktif kullanamadım.

Çünkü gerçekten gücüm yoktu.

Kendimi biraz daha iyi hissettiğim, eve geldiğim ya da hastanede gözümün biraz daha açıldığı dönemlerde ufak ufak kullanmaya başladım.

Herkes tedavi sürecinde olduğumu biliyordu.

Sosyal medyadan bana yazan herkese cevap verdim.

Çünkü bu bana iyi hissettiriyordu.

Birine umut olabilmek çok güzel bir şey.

Ben her zaman söylüyorum; benim hikayem bir kişiye umut oluyorsa amacına ulaşmıştır" diye konuştu. (DHA)

İlgili Sitenin Haberleri