Haber Detayı

ABD’de iç savaş hazırlığı mı? Obama ve Clinton’dan halka ayaklanma çağrısı
Dünya ahaber.com.tr
26/01/2026 13:44 (2 saat önce)

ABD’de iç savaş hazırlığı mı? Obama ve Clinton’dan halka ayaklanma çağrısı

Minneapolis’te federal göçmenlik ajanlarının iki ABD vatandaşını öldürmesi ülkeyi derinden sarstı. Eski başkanlar Obama ve Clinton’ın Trump yönetimine karşı ayağa kalkın çağrısı, Washington’daki siyasi krizi sokaklara taşırken, ABD’de iç çatışma mı yaşanacak sorusunu akıllara getirdi.

Minneapolis’te federal göçmenlik ajanlarının iki ABD vatandaşını öldürmesi ülkeyi derinden sarstı.

Eski başkanlar Obama ve Clinton’ın Trump yönetimine karşı “ayağa kalkın” çağrısı, Washington’daki siyasi krizi sokaklara taşırken, ABD’de iç çatışma mı yaşanacak sorusunu akıllara getirdi.

ABD, son yılların en derin iç siyasi krizlerinden biriyle karşı karşıya.

Minneapolis'te göçmenlik ajanlarının iki ABD vatandaşını art arda öldürmesi, yalnızca sokakları değil, Washington'daki güç dengelerini de sarstı.

Eski başkanlar Barack Obama ve Bill Clinton'ın peş peşe yaptığı sert açıklamalar, Trump yönetimine karşı açık bir siyasi meydan okuma olarak yorumlandı.

KIVILCIM MİNNEAPOLİS'TE ÇAKTI: İKİ ÖLÜM, BÜYÜK ÖFKE Krizin fitilini ateşleyen olay, 37 yaşındaki yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti'nin federal göçmenlik ajanları tarafından vurularak öldürülmesi oldu.

Olay, aynı kentte üç hafta önce yine 37 yaşındaki Renee Good'un aracında vurularak öldürülmesinin ardından geldi.

Trump yönetimi, her iki olayda da ölen kişilerin ajanlara tehdit oluşturduğunu savundu.

Yetkililer, Pretti'nin üzerinde silah bulunduğunu iddia etti.

Ancak sosyal medyada yayılan ve ABD basını tarafından doğrulanan görüntüler, Pretti'nin silahına davranmadığını; yüzüne kimyasal sprey sıkıldıktan ve yere yatırıldıktan saniyeler sonra vurulduğunu ortaya koydu.

Bu görüntüler kamuoyunda infial yarattı.

OBAMA VE CLİNTON'DAN SERT MESAJ: AYAĞA KALKIN Olayların ardından sahneye çıkan eski başkanlar, doğrudan Trump yönetimini hedef aldı.

Barack ve Michelle Obama, yayımladıkları açıklamada, yaşananların ABD'nin temel değerlerine yönelik ciddi bir tehdit olduğunu belirterek, Pretti'nin öldürülmesini 'bir uyarı çağrısı' olarak niteledi.

Bill Clinton ise daha da ileri gitti.

Clinton, barışçıl protestocuların gözaltına alındığını, darbedildiğini, biber gazına maruz kaldığını ve nihayetinde vurularak öldürüldüğünü söyledi.

Açıklamasında, 'Bu kabul edilemez.

Amerikalılar ayağa kalkmalı, sesini yükseltmeli' ifadelerini kullandı.

Bu sözler, Trump karşıtı cephede açık bir sivil direniş çağrısı olarak yorumlandı.

TRUMP CEPHESİ: 'DEMOKRAT KAOSU' SUÇLAMASI ABD Başkanı Donald Trump ise ölümlerden Demokratları sorumlu tuttu.

Minnesota Valisi Tim Walz ve Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey'i hedef alan Trump, Demokratların yönettiği 'sığınak şehirlerin' federal göçmenlik kurumlarıyla iş birliği yapmadığını savundu.

Trump'a göre yaşananlar bir güvenlik sorunu değil, 'Demokratların yarattığı kaosun' sonucu.

Yönetim yetkilileri, federal ajanların görevlerini yaptığını ve hedef alındığını iddia ediyor.

SOKAKLAR ISINDI, ŞİRKETLER ALARM VERDİ Minneapolis'te binlerce kişi sokağa çıktı.

Protestolar doğrudan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu'nu (ICE) hedef alırken, 'Pretti gibi ol, Good gibi ol' yazılı dövizler taşındı.

Gerilim yalnızca sokaklarda değil, iş dünyasında da hissedildi.

Target, General Mills ve bazı spor kulüplerinin de aralarında bulunduğu 60 büyük şirket, yayımladıkları ortak mektupla 'derhal tansiyonun düşürülmesi' çağrısı yaptı.

Bu adım, ekonomik çevrelerin de iç istikrarsızlık riskinden endişe ettiğini gösterdi.

OLAYLARIN ARKA PLANI: 'OPERATİON METRO SURGE' Krizin temelinde Trump yönetiminin başlattığı geniş çaplı göçmenlik operasyonu yer alıyor. 'Operation Metro Surge' adı verilen plan kapsamında, binlerce federal ajan ağırlıklı olarak Demokrat seçmenlerin yaşadığı Minneapolis'e konuşlandırıldı.

Operasyon, özellikle Somalili göçmenlere yönelik dolandırıcılık iddiaları üzerinden yürütüldü.

Ancak Minnesota Başsavcısı Keith Ellison, bu iddiaları reddederek, 'Eğer mesele dolandırıcılık olsaydı, muhasebeciler gönderilirdi.

Ama silahlı, maskeli adamlar gönderiliyor' dedi.

İÇ ÇATIŞMA MI, SİYASİ HESAPLAŞMA MI?

Ortaya çıkan tablo, ABD'de yalnızca bir güvenlik krizine değil, derin bir siyasi rejim tartışmasına işaret ediyor.

Bir tarafta Trump yönetimi 'hukuk ve düzen' vurgusu yaparken, diğer tarafta eski başkanlar ve Demokrat cephe, devlet gücünün vatandaşlara karşı kullanıldığı görüşünde.

Kamuoyu yoklamaları ise dikkat çekici: Maskeli ajanların sokaklarda insanları gözaltına aldığı görüntülerin yayılması, Trump'ın göç politikalarına desteği zayıflatıyor.

İlgili Sitenin Haberleri