Haber Detayı

Mahfi Eğilmez’den kritik Türk ekonomisi analizi: 'Yüksek enflasyon nedeniyle...'
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
26/01/2026 12:44 (2 saat önce)

Mahfi Eğilmez’den kritik Türk ekonomisi analizi: 'Yüksek enflasyon nedeniyle...'

Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, arz ve talep kavramları üzerinden Türkiye ekonomisinde üretim ile iç talep arasındaki dengenin giderek zorlaştığına dikkat çekti. Eğilmez, zayıf iç talebin kısa vadede enflasyonla mücadeleyi desteklese de orta vadede büyüme ve istihdam üzerinde baskı oluşturabileceğini vurguladı. Ekonomide arzın arttığı ancak talebin aynı hızda ilerlemediği bir yapının uzun süre sürdürülebilir olmadığına işaret etti.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, ekonomide sıkça yanlış kullanılan arz ve talep kavramlarından hareketle Türk ekonomisindeki üretim, iç talep ve büyüme dengesini değerlendirdi.

Eğilmez, üretimdeki artışa karşın iç talebin zayıf kalmasının orta vadede ekonomi üzerinde baskı yaratabileceğini vurguladı.

Eğilmez, “ Arz artarken talep değişmezse ne olur? ” başlıklı yazısında, ekonomik göstergelerin doğru okunabilmesi için temel kavramların net biçimde anlaşılması gerektiğini belirtti. “ Ekonomide arz, belirli bir dönemde piyasaya satılmak üzere sunulan mal ve hizmet miktarını ifade eder ” diyen Eğilmez, her üretimin arz anlamına gelmediğine dikkat çekti.

Eğilmez, “ Kendi ihtiyacı için bahçesinde limon yetiştiren birinin yaptığı şey üretimdir ama satışa sunulmadığı sürece arz sayılmaz ” ifadesini kullandı.

Benzer şekilde evde aile için yapılan yemeğin de bir hizmet üretimi olduğunu ancak piyasa için üretilmediği sürece ekonomik anlamda arz kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurguladı.

Talep kavramının da çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirten Eğilmez, “ Talep, satın alma gücüyle desteklenen istektir ” değerlendirmesini yaptı.

Eğilmez’e göre bir ürünü istemek ile o ürünü satın alabilecek gelir gücüne sahip olmak aynı anlama gelmiyor. “ Ekonomik anlamda talep, ancak arkasında ödeme gücü varsa talep niteliği kazanır ” ifadesini kullandı.

ARZ VE TALEP HANGİ GÖSTERGELERLE İZLENİYOR?

Türkiye’de arz ve talebin seyrinin üç temel göstergeyle izlendiğini belirten Eğilmez, bunları Sanayi Üretim Endeksi, Hizmet Üretim Endeksi ve Ticaret Satış Hacmi Endeksi olarak sıraladı.

Eğilmez, “ Sanayi ve hizmet üretimi birlikte ekonominin arz yönünün büyük bölümünü temsil ediyor ” derken, ticaret satış hacminin ağırlıklı olarak hanehalkı iç talebinin gidişatını yansıttığını ifade etti.

İÇ TALEPTEKİ ZAYIFLIK DİKKAT ÇEKİYOR Eğilmez’e göre sanayi ve hizmet üretimi dönemsel dalgalanmalara rağmen genel olarak artış eğilimini koruyor.

Buna karşılık iç talep için aynı tablo geçerli değil.

Eğilmez, “ Ticaret satış hacmi uzun süredir belirgin bir artış göstermiyor, daha çok yerinde sayan bir görünüm var ” değerlendirmesinde bulundu.

Bu göstergenin kamu harcamalarından ziyade hanehalkı talebini yansıttığını da özellikle vurguladı.

İç talebin neden zayıf kaldığını anlamak için kartlı ödeme verilerine dikkat çeken Eğilmez, “ Son iki yılın verileri, kartlı harcamalarda belirgin bir ivme kaybına işaret ediyor ” ifadesini kullandı.

BORÇLANMA SINIRI TALEBİ BASKILIYOR Yüksek enflasyon ortamında hanehalklarının bir süre tüketimi borçlanarak sürdürdüğünü belirten Eğilmez, bu sürecin artık tersine döndüğünü ifade etti.

Eğilmez, “ Kredi kartı limitlerinin zorlanması ve borçlanma imkânlarının daralması, artık talebi aşağı çeken bir faktör hâline gelmiş görünüyor ” dedi.

Eğilmez’e göre arz artarken iç talep artmıyorsa, üretilen malların ya stoklara gitmesi ya da ihracata yönelmesi beklenir.

Ancak ihracat verilerinin bu dengeyi sağlamadığını vurgulayan Eğilmez, “ İhracat değerleri artsa bile ihraç edilen mal miktarında anlamlı bir artış yok ” değerlendirmesini yaptı.

Bu durumun, üretim artışının ihracat yoluyla yeterince karşılanamadığını gösterdiğini ifade etti.

Bu tabloda stok artışının öne çıktığını belirten Eğilmez, “ Stokların artması genellikle bir sonraki aşamada üretimde yavaşlama anlamına gelir ” dedi.

Eğilmez, bu yavaşlamanın gecikmeli olarak büyüme ve istihdam üzerinde baskı yaratacağını vurguladı.

ENFLASYON VE BÜYÜME ARASINDA ZOR AŞAMA Eğilmez, zayıf talebin enflasyonla mücadele açısından kısa vadede olumlu görülebileceğini belirterek, “ Zayıf talep, fiyat artışlarını sınırlayıcı bir etki yaratır ” ifadesini kullandı.

Ancak bu durumun ekonominin genel canlılığı açısından sürdürülebilir olmadığına dikkat çekti.

Önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmesinde Eğilmez, “ Yüksek enflasyon ve sınırlı borçlanma imkânları nedeniyle iç talepte güçlü bir toparlanma ihtimali zayıf görünüyor ” dedi.

Hizmetler sektörü dışında belirgin bir canlanma beklemenin zor olduğunu belirten Eğilmez, iç talep ve ihracatın birlikte zayıf kalması halinde üretimde ivme kaybı riskinin artacağını ifade etti.

Eğilmez, bu sürecin istihdam piyasasına da gecikmeli bir baskı olarak yansıma ihtimali bulunduğunu vurguladı.

Sonuç olarak Türkiye ekonomisinin, “ enflasyonla mücadele ile büyüme arasında siyasetçiyi giderek zorlayacak bir aşamaya geçiş sürecinde ” olduğunu belirten Eğilmez, kontrollü talep desteğiyle birlikte üretim ve istihdamı koruyacak politika bileşimlerine ve yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu kaydetti.

İlgili Sitenin Haberleri