Haber Detayı

Minibüsün kadın patronu: Erkek egemen sektöre damga vurdu
Güncel odatv.com
26/01/2026 07:00 (5 saat önce)

Minibüsün kadın patronu: Erkek egemen sektöre damga vurdu

Erkek egemen minibüsçülük sektöründe yıllardır direksiyon sallayan, Türkiye’nin ilk minibüs bilirkişisi Hatice Korkmaz, şimdi de İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası Başkanlığına aday. 2 çocuk annesi Korkmaz, 1.284 erkek üyenin başkanı olmaya hazırlanıyor.

Babanın, amcaların, dayıların profesyonel şoför olduğu evde doğdu.

Babası o doğduğunda kamyon şoförlüğüne geçmiş olsa da eve giren ekmeğin büyük kısmını Karşıyaka Şemikler durağında çalıştırılan minibüs karşılıyordu.Babasının etkisi ile hep büyük araba kullanmak istedi.

İlk Magirus minibüs direksiyonuna geçtiğinde, 16 yaşındaydı.

Ehliyetini aldığı 18 yaşından bu yana kamyon da kullandı, TIR da.Çocuklarını bazen kendisinin, bazen şoförün kullandığı minibüsü ile büyüttü.

Kadın olarak minibüs şoförlüğü yapmanın hiçbir zorluğunu yaşamadı.

Aksine onu direksiyonda gören yolcular, birlikte fotoğraf çektirmek isteyecek kadar etkilendi yaptığı işten.Türkiye’de minibüsçülükte ilk bilirkişi olan Hatice Korkmaz, ayrıca bu yıl üniversite sınavına girmek için hazırlanıyor.

Üniversite sınavına 19 yaşındaki oğluyla beraber girecek olan Korkmaz, işletme okumak istiyor.Ekmeğini erkek egemen iş kolunda kazanmakla da yetinmeyen iki çocuk annesi Hatice Korkmaz, 30 Martta yapılacak olan İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası seçimlerinde 2 erkek adayın karşısına çıkıp, bin 284 erkeğin başkanı olmaya hazırlanıyor.

Hatice Korkmaz ile halk arasında “dolmuşçuluk” olarak bilinen minibüs şoförlüğü ile hayatını konuştuk.-Hangi hatta minibüs şoförlüğü yapıyorsunuz ?

Karşıyaka Şemikler'de.

Babamların 1968 yılında kurduğu durakta çalışıyorum.

Hala aynı duraktayız.

Hiçbir zaman değişmedi yerimiz.

Çok eski geçmişimiz var bizim bu durakta.

Babam vefat edeli 24 sene olacak.

Ben her gün düzenli olarak işe çıkmasam da 18 yaşından beri bu işin içindeyim ve bugün 45 yaşındayım, 27 yıldır dolmuşçuluk yapıyorum.

Biz abimle babamın mesleğini sürdürmenin mücadelesini verdik.-Sizi bu işi yapmaya iten ne oldu?Babamdan dolayı büyük arabalara bir hevesim, bir merakım hep vardı.

Ben 16 yaşındayken araba sürmesini öğrendim.

Hem de Magrius’ta öğrendim.

Çocukluğumdan beri zaten bir hevesim vardı.

Babamdan sonra da işini sürdürmek istedim.

Otobüs de kullandım, TIR da sürdüm.

Yani büyük araçlara karşı bir sempatim var.-Otobüsü, TIR’ı hevesinizi almak için mi kullandınız, mecburiyetten mi?Biz otobüs işi de TIR işi de yaptık.

Ama ben tabii daha çok meraktan, hevesten kullandım.

Babamın kamyonu vardı, onun şoförlüğünü de yapıyordu.

Abimin ticari taksisi vardı.

Sonra kuzenimle ortak otobüs aldılar.

Ondan sonra TIR aldı ağabeyim.

Bir keresinde TIR’lar yolda kaldı.

O zaman gittim, TIR’ın birini ben getirdim.

Yani kullanabildim.

Her türlü aracı kullanabilirim.-Sizin bütün aile şoför galiba… Benim amcalarım babamdan da önce şoförmüş.

Babam, amcam, amcamın oğlu kuzenler falan 5-6 kişi kurmuşlar bu durağı.

Dayılarım, amcalarım, kuzenlerim hepsi şoför.

Babam, 68'den, 1980'e kadar minibüs şoförlüğü yapmış.

Ben doğduktan sonra kamyon işine geçmiş, ama dolmuşumuz hep devam etmiş.

Kuzenlerim hafriyat işiyle uğraşıyor.

Ama sonuçta kamyonların şoförlüğünü de yapıyorlar.

Gençler hep kendilerinden önce kurulan işleri geliştirmiş, büyütmüş.-Yolcular nasıl karşılıyor kadın minibüs şoförünü?Yolcular çok memnun kalıyor.

Mutlu oluyorlar beni görünce.

Beni görenlerden bazıları hemen fotoğraf çekip paylaşıyorlar. -Minibüs şoförlüğü, daha doğrusu dolmuşçuluk zor mu?Eskiden daha güzeldi de şimdi gerçekten çok zor.

Eski saygınlığı yok dolmuş şoförlüğünün.

Bayağı bir düşüşe geçtik biz mesleğimizde hizmet konusunda.

Artık insanlar eskisi kadar tercih etmemeye başladı bizi.

Araçlarımızın modelleri çok düştü.

Eskiden hemen herkes 2 senede bir, 3 senede bir araçlarını değiştirirdi.

Bugün kimse arabasını yenileyemiyor, tam tersi araçların modelini düşürüyorlar.

Bu da hizmet olarak problem çıkarıyor.

Yolcunun konforu için gerekli klima, kalorifer gibi şeylerde hep problem yaşanıyor düşük modelli arabalarda.Şu anki hizmet ile eski hizmet arasında dağlar kadar fark var.

Bir de bu ayakta yolcu sorununu aşamadık biz bir türlü.

Odamız bununla ilgili hiçbir çalışma da yapmadığı için böyle bekliyoruz.-Ne istiyorsunuz?Otobüste ayakta gitmek serbest, ama dolmuşta yasak.

Onlar da kamuya hizmet ediyor biz de kamuya hizmet ediyoruz.

Dolmuşta ayakta yolculuk riskliyse otobüste de riskli.

Mazot fiyatları çok yüksek.

Yolcu sayımız çok az.

Ayakta yolcu almazsak ücretler kurtarmıyor.

Ayakta yolcu almak zorundayız.Minibüslerin Kentkartlı sisteme geçmesi, ayakta yolcu almamıza izin verilmesi ve devlet desteği almamız halinde bir sorunumuz kalmıyor bizim.

Şu an bin 285 tane dolmuş varsa bunun en fazla 400 tanesi iyi araçtır.

Geri kalanı çok düşük model.

Kentkarta geçilmesi halinde minibüslerimiz de yenilenecek.

Menemen’de bu denendi, iki taraf da çok memnun.-İzmir'de sizden başka kadın minibüs şoförü var mı?

Benim dışımda bir Dilek Hanım var.

Henüz 9 aydır çalışıyor dolmuşta.

O, Örnekköy Durağı’nda çalışıyor.

Ama tabii benim niyetim kadın şoförlerin sayısını arttırmak.

Aslında camiamızda daha çok kadın olur ama duraklarımızın düzensiz oluşu, duraklarda tuvaletin bile olmaması sayıyı azaltıyor.

Ben şimdi tuvaleti bile olmayan durağa kadın şoförü nasıl alayım?

O yüzden insanlara cazip gelmiyor.-Dolmuşçuluk kadınlar için taksi şoförlüğünden daha güvenli sanırım…Tabii güzergahın belli.

Kalktığın yere geri dönersin.

Riski yok.-Siz 27 yıldır bir sıkıntı yaşadınız mı kadın olarak?Ben zaten içlerinde büyüdüm. 27 yıldır bu işin içindeyim.

Şoförlerle kardeş gibi olduk.

Nasıl davranacağımı, nasıl konuşacağımı çok iyi biliyorum.

Bu işi yapmak isteyen kadınlar da sıkıntı çekmez bence.

Artık kadınlar her işi yapıyor.

Sen kendini bilip oturursan hiç kimse bir şey yapmaz.

Seni bacısı kabul eder.

Ben onların dilinden de ruhundan da anlıyorum.-Babanız istemiş miydi sizin minibüste çalışmanızı?Zaten beni yetiştiren oydu. “İstedikten sonra her işi yapabilirsiniz.

Hiçbir zaman hiçbir şeyden korkmayın” derdi hep.

Bizi özgüvenli yetiştirdi.

Ablalarım meraklı çıkmadı.

Onlar araba bile sürmüyorlar. -Çocuklarınızın bu işi yapmasını ister misiniz?Vallahi isterim.

Ben bu işi babamdan devraldım.

Babam beni bu işi yaparak büyüttü.

Ben de çocuklarımı bu işle büyüttüm.

Dedelerinin işine sahip çıkmalarını isterim.

Şoför olarak çalışmasalar da arabaya sahip çıkmalarını, bu işi yaşatmalarını isterim.

Manevi değeri çok büyük bizim için.

Oğlum 19 yaşında, bu işe hevesli.

Ama bu yıl üniversite sınavına girecek.

Daha doğrusu üniversite sınavına birlikte gireceğiz.

Ben de bunca yıl ara verdikten sonra üniversite sınavına hazırlanıyorum.-Ne okumak istiyorsunuz?Ben İzmir’de, hatta Türkiye’de minibüsçülükte ilk bilirkişiyim.

Bugüne kadar bir uyuşmazlık olduğunda hep trafik polisleri olaya bakmış.

Ben kurslara gittim, bilirkişi oldum.

Bunu daha ileriye götürebilmek, daha çok bilgi sahibi olabilmek için üniversiteye gideyim dedim.

Bunun için de en uygunu işletme fakültesi olur gibi geldi.

İşletme okumak istiyorum. -Neden Oda Başkanı olmak istiyorsunuz?Bir ara küçük bir durak başkanlığı da yaptım.

O beni biraz hırslanırdı aslında başkan olabilirim, bir şeyleri düzeltebilirim diye.

Biz Karşıyaka Mavişehir'de olduğumuz için bazı yerleri göremiyoruz ama İzmir genelinde sıkıntı olduğu için başkan adayı olmaya karar verdim.Oda başkanlarımız bugüne kadar hiç kimseye dokunmamışlar.

Ben mümkün olduğunca şoförüme de hat sahibine de dokunmak, çözüm odaklı olmak istiyorum ki bu zorluğu aşabilelim.

Kadın eli değerse her şey güzelleşir diye düşünüyorum.Berrin Tuncel BirerOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri