Haber Detayı

PR sağlığa zararlıdır, icraat hayat kurtarır
Alican özcan nefes.com.tr
26/01/2026 05:00 (3 saat önce)

PR sağlığa zararlıdır, icraat hayat kurtarır

Yoğun fikstür dedikleri şey bazen bir mazeret, bazen de hakikatin üstünü örten ince bir battaniye. Bu kez battaniye...

Yoğun fikstür dedikleri şey bazen bir mazeret, bazen de hakikatin üstünü örten ince bir battaniye.

Bu kez battaniye Fenerbahçe’ye kısa geldi.Tedesco, Aston Villa maçında terinin son damlasına kadar sıkılmış bir takımla çıktı Göztepe’nin karşısına.

Yorgunluk futbolcunun baldırında değil, aklında başlar.

Orada yorulursun önce.

O gece sahada kalan ter, Göztepe maçında kaslarda değil, kararlarda kendini gösterdi; yan pas, yan pas, yan pas!♦♦♦♦♦En büyük zar, daha maç başlamadan atıldı.

Yiğit Efe’yi sağ beke, Semedo’yu sol beke koymak; olası bir puan kaybında Tedesco’nun en zayıf karnı olcaktı.

Oldu da.

Bir hatalı pas, ardından yarım bir markaj.

Futbol bazen acımasız bir muhasebeci olabiliyor.

Defteri açar, rakamları toplar ve faturayı önünüze koyar.

O fatura bu kez evde bırakılan iki puan oldu.90 dakikada sadece 94 isabetli pas yapan Göztepe'ye karşı, topa bu kadar hakim olup neredeyse hiçbir şey üretememek, acilen çözülmesi gereken bir problem.

Çünkü rakipler, bu yarayı kaşımaya devam edecektir.Göztepe ise eksiklerine rağmen, sanki Kadıköy’e puan almaya değil, sabır sınavı vermeye gelmişti.

Aston Villa karşısında kilitlenen kapılar, bu kez İzmir usulü kapandı.

Göztepe, beş as oyuncusundan yoksun olmasına rağmen savunma disiplinini bir an bile elden bırakmadı.

Kapanan savunma, doğru zamanda çıkan kontra.

Aston Villa maçının siyah-beyaz kopyasıydı.

İkinci yarının başında biraz daha cesur olabilselerdi, eve dönerken galibiyet şarkıları söyleyebilirlerdi.♦♦♦♦♦Fenerbahçe’nin yorgunluğunu anlamak zor değil.

Ama isteksizliği anlamak mümkün değil.

Tribün, yorgunluğu affeder, lakaytlığı asla. 30 yaşındaki Skriniar’ın sahada tek başına verdiği mücadele, bazılarına sessiz bir tokat olmalı.

Sezon başından beri durmadan oynayan bir adamın ayakta kalma çabası, yanındakilerin aynaya bakmasını zorunlu kılmalı.Artık kötü oynayanların adını anmaya gerek yok.

Çünkü bu bir isim meselesi olmaktan çıktı, vasata alıştırma meselesine dönüştü.

Herkes biliyor, herkes görüyor.

Yönetim de görüyor.

Şubat kapıya dayanmışken hâlâ hamle yapılmıyorsa, bu yük teknik adamın omzuna atılamaz.

Oklar, havalimanında valizle poz verenleri gösterir.♦♦♦♦♦Sezon başından beri "santrforum yok" diye bağıran bir takım, aylar sonra hâlâ aynı cümleyi kuruyorsa; geçen yıldan beri "Fred'le bu iş yürümez" denirken, bugün aynı taşlara takılıyorsa, sorunun adresi değişmez.'Haberci' kuşlar üzerinden yapılan PR çalışmaları, havalimanı şovları, sızdırılan transfer masalları...

Bunlar işler yolundayken konforlu.

Ama bir gün ters rüzgar çıkar, o süslü cümleler insanın boğazında düğümlenir.

Türk futbolu bunu çok gördü.

Panayır gibi açılan transfer dönemlerinin ardından gelen sessiz baharlar, hep aynı hikâyeyi anlatır; transferde fazla PR sağlığa zararlıdır, icraat yaşatır!Tribünde, televizyonda alkış alan o PR çalışmaları, saha içine girmez.

Giren şey icraattır.

İcraat da sessiz olur.

Aksi halde göz açıp kapayıncaya kadar kupayı başkasının ellerinde görürsünüz.

Ve o an geldiğinde, suçlu aramak için aynadan başka yere bakmaya gerek kalmaz.

İlgili Sitenin Haberleri