Haber Detayı

Türkiye ile AB arasında STA uçurumu açılıyor
Ekonomi ekonomim.com
26/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Türkiye ile AB arasında STA uçurumu açılıyor

Yeni yıla Güney Amerika bloku MERCOSUR ile büyük bir STA imzalayarak giren AB’nin, Hindistan ve Asya’daki önemli ülkelerle ticari anlaşmaları sonlandırmak için müzakereleri hızlandırması, Türkiye’nin dış ticaretinde de risk seviyesini yükseltti. Mevcut Gümrük Birliği anlaşması nedeniyle AB’nin imzaladığı her STA’nın Türkiye’nin aleyhinde çalıştığına dikkat çeken iş dünyası temsilcileri, Türkiye’nin tamamen Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna odaklanması gerektiğini savunuyor.

MERVE YİĞİTCAN Bir yandan AB ve MERCOSUR (Güney Amerika ortak pazarı) arasında 17 Ocak’ta imzalanan serbest ticaret anlaşması, diğer yandan AB’nin başta Hindistan olmak üzere önemli pazarlarla devam eden STA görüşmeleri, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda henüz istediğini alamayan Türkiye’nin dış ticaretini tehdit ediyor. 25 yıllık müzakerelerin ardından gelen AB-MERCOSUR anlaşması yürürlüğe girdiği takdirde, MERCOSUR ülkeleri Türkiye pazarına avantajlı giriş imkanı yakalayacakken, Türkiye bu STA’lara taraf olmadığı için söz konusu ülkelerde ticari imtiyazlara sahip olamayacak.

İki bölge arasındaki ticareti artırmak ve gümrük vergilerini düşürmek için tasarlanan anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu’nun onayını alması ve MERCOSUR üyesi Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’ın yasama organları tarafından onaylanması gerekiyor.

Anlaşmanın yürürlüğe girmesi halinde AB’nin 2024’te 111 milyar Euro olan MERCOSUR ile ticaretinin, kısa süre içinde 150 milyar Euro’yu aşması bekleniyor.

Üçok: AB, STA’ları sonlandırmak için hızlandı Gelişmelere ilişkin EKONOMİ’ye konuşan TÜSİAD Almanya Temsilcisi Alper Üçok, AB’nin son dönemde hızlanan STA trafiğini değerlendirdi.

Üçok, küresel jeoekonomik belirsizliğin arttığı, mevcut ticari ittifakların sallandığı, transatlantik ticari ilişkilerin zorlandığı ve artan gümrük tarifeleri ile birlikte şirketlerin yeni ticaret adresleri aradıkları bir dönemde AB’nin de çok sayıda STA’yı sonuçlandırmak üzere hızlandığını anlattı.

Bu anlaşmalardan biri olan MERCOSUR’da imzaların atıldığını, ancak anlaşmanın yürürlüğe konulmasının gecikebileceğini aktaran Üçok, “AB, aynı zamanda bir süredir müzakereleri yavaş ilerleyen Hindistan, Tayland, Malezya, Avustralya, Filipinler, BAE gibi ülkelerle de serbest ticaret anlaşması müzakerelerini hızlandırdı.

Hindistan ile de bir STA’nın kısa sürede imzalanabileceği belirtiliyor.

Bu tür anlaşmalarla AB, ticaret ortaklarına güvenilir bir aktör olduğu konusunda net bir sinyal gönderiyor.

Ayrıca ABD gibi korumacılık yerine, daha serbest bir küresel ticaretin öncüsü olma rolünü üstleniyor.

Bu anlaşmaların AB’nin uluslararası rekabet gücünü önemli ölçüde artırma potansiyeli bulunuyor” ifadelerini kullandı. “Ticareti ve yatırımları olumsuz etkileyecek” AB’nin, Türkiye ile mevcut ve artık çok sorunlu hale gelen Gümrük Birliği modernizasyonu konusunda bir güncelleme yapmadan Mercosur, Hindistan ve Asya’nın hızla gelişen ekonomileri ile STA’lar yapmasının Türkiye’ye olumsuz etkileri olacağını vurgulayan Üçok, bunların iki aşamada ele alınabileceğini, ilkinin de doğrudan olumsuz ticari etkiler olacağını dile getirdi.

Buna yönelik olarak AB’nin 2020’de Vietnam ile yaptığı STA’yı örnek gösteren Üçok, “Bu 5 sene içinde AB’nin Vietnam ile ticareti yüzde 35 arttı.

Vietnam, AB için hızla önemli bir tedarik zinciri parçası haline geliyor.

Bu durum AB’nin son dönemde Singapur gibi ülkelerle yaptığı anlaşmalar için de geçerli.

Türkiye’nin AB ile ticareti ise son dönemde çok yavaş artıyor.

Bunun en önemli nedenlerinden biri ise Gümrük Birliği modernizasyonunun bir türlü gerçekleşmemesi” diye konuştu. “Hindistan ile STA’nın jeoekonomik sonuçları olabilir” Bu anlaşmaların ikinci olumsuz etkisinin ise yatırımlar konusunda gerçekleşebileceğine dikkati çeken Üçok, şöyle devam etti: “Çünkü bu tür anlaşmalar sadece ticareti değil yatırımların güvence altına alınmasını, pazarların iki taraf yatırımcıları için de açılmasını, bizim AB ile Gümrük Birliği anlaşmasında yer almayan hizmetler sektörünü ve hatta kamu ihalelerine karşılıklı katılım için serbestlik hükümlerini de içeriyor.

Böylece AB kaynaklı yatırımların bu tür ülkelere kayması sürecinin önü açılıyor.

Örneğin 2020’de STA imzalandıktan sonra AB’nin Vietnam’a 35 milyar dolar doğrudan yatırımı gerçekleşti.

Bunun şimdi MERCOSUR, Hindistan ve diğer ülkeler için de gerçekleşmesi olası.

Hindistan ile müzakereleri süren serbest ticaret anlaşmasının ise ticaretin dışında jeoekonomik sonuçları da olabilir.

Türkiye’den dışında kaldığı IMEC yani Hindistan-Ortadoğu-Avrupa ticaret hattının ileride gerçekleşmesinin önünün açılmasını da etkileyebilir.” Mevcut Gümrük Birliği’nin yapısı nedeniyle Türkiye’nin AB’nin yeni STA’ları kapsamında yapabileceği bir şey olmadığının altını çizen Üçok, bundan dolayı Türkiye’nin tamamen odaklanması gereken alanın Gümrük Birliği’nin modernizasyonu olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin elinde bunun gerçekleştirilebilmesi anlamında son dönemde birçok açıdan yapısal avantajlar oluştuğuna işaret eden Üçok, “Bu konjonktürün değerlendirilmesi önümüzdeki dönemde hem Türkiye’nin ekonomik büyümesinin hem de AB ile entegrasyonun önündeki kilit bir nokta olarak görünüyor” şeklinde konuştu.

İki başkan risklere dikkat çekti Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe: AB Türkiye’ye, ‘önemlisin ama vazgeçilmez değilsin’ mesajı veriyor ■ AB’nin son dönemde hızlandırdığı ticaret anlaşmalarının, birliğin tedarik haritasını yeniden çizdiğini net bir şekilde gösterdiğini söyledi.

Avrupa’nın artık tek bir kaynağa bağımlı kalmak istemediğini; MERCOSUR ile gıdayı ve hammaddeyi, Hindistan ile de ucuz sanayi üretimini garantiye almaya çalıştığına dikkat çeken Gültepe, “En büyük ihracat pazarımız AB’nin bu hamleleri bize bir mesaj veriyor.

Bize diyorlar ki; ‘Türkiye, sen benim için önemlisin ama vazgeçilmez değilsin.

Alternatiflerini hazırlıyorum.’ Bu, bizim konfor alanımızdan çıkıp, rekabet kaslarımızı yeniden sıkılaştırmamız gereken bir dönemin başladığını ifade ediyor.

Artık sadece yakınız diye mal satma devri bitti, yakın olmanın yanı sıra rekabetçi fiyatlarla üretim yapabilmeliyiz” dedi.

MERCOSUR ülkelerinin dünyaya ihracatında kimyevi maddeler, hububat, su ürünleri ile madencilik sektörlerinin başı çektiğini, bunların da düşük ve orta düşük teknoloji sınıfına giren sektörler olduğunu hatırlatan Gültepe “Dolayısıyla, yüksek teknoloji içeren ürün ve ürün gruplarında AB’ye ihracatımızın etkileneceğini düşünmüyoruz.

Emek yoğun ve düşük ile orta düşük teknoloji sınıfına giren sektörlerde ise rekabetçilik öne çıkıyor.

Biz de AB pazarındaki payımızı daha katma değerli ürünlerle artırmaya ve ülkemize döviz kazandırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Hindistan tarafında da ise biraz daha farklı bir senaryo olduğunu vurgulayan Gülktepe, şöyle devam etti: “Hindistan’ın ihracatının üçte birini kimyevi maddeler, onda birini ise elektrik ve elektronik sektörü oluşturuyor.

Savunma ve havacılık, otomotiv endüstrisi de öne çıkan diğer sektörler.

Dolayısıyla Hindistan, AB’ye sadece kimyevi maddelerde değil, yüksek teknoloji ihracatımızı da olumsuz etkileyebilecek bir ülke.

Yanı sıra Hindistan halen Asya’nın en rekabetçi ülkelerinden biri olması sebebiyle hazır giyim, tekstil gibi emek yoğun sektörlerimizin AB’ye ihracatında kayıp yaşayabiliriz.

Mevcut koşullarda bizim Hindistan’la fiyat odaklı rekabet etme şansımız yok.” İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu: Yeni STA’lar ticari açık riskini artırıyor ■ AB-MERCOSUR anlaşmasının dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olma unvanını kazandığını, gerçekleşmesi halinde AB-Hindistan STA’sının da AB pazarını dünyanın en kalabalık ülkesi ile bağlantılı hale getireceğini anlattı.

Bu son anlaşmalar ile Türkiye ve AB arasında STA’lar konusundaki uçurumun iyice açılacağına dikkat çeken Zeytinoğlu, “Türkiye’nin 24 civarındaki STA’sına karşı AB’nin 80’e yakın ülke ve bölge ile ticaret ve ortaklık anlaşmaları bulunuyor.

AB ile STA imzalayan ülkeler Gümrük Birliği üzerinden Türkiye pazarına giriş avantajı sağlarken, Türkiye bu STA’lara taraf olmadığı için söz konusu ülkelerde ticari imtiyazlara sahip olamıyor.

Kanada, Vietnam, Günay Afrika, Meksika gibi ülkelerle AB’nin STA imzalamasından sonra Türkiye’nin ticaret açığında önemli bir artış gözlemliyoruz.

Bu yeni ticaret anlaşmaları ile ticaret açığı riski daha da artacak” diye konuştu.

MERCOSUR ülkelerinin özellikle tarım ve hayvancılıkta AB pazarında rekabetçilik elde edeceklerine değinen Zeytinoğlu, “Hindistan ise özellikle tekstil açısından Türkiye’yi zorlayacak.

Bu yeni gelişmeler Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacını iyice acil hale getiriyor.

Türkiye’nin, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi için yapısal reformlara hız vermesi, hukuk güvenliği ve yatırım ikliminin iyileştirmesi yönünde adımlar atması ve AB ile ilişkilerini gündemin üst sıralarına alarak diyalogu güçlendirmesi gerekiyor” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri