Haber Detayı
Acılı aileler Atlas için bir arada
Sokaklarda şiddet sonucu çocuklarını kaybeden ve adalet arayan aileler, İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Atlas Çağlayan için Gebze 15 Temmuz İrade Meydanı’nda bir araya gelerek, adalet çağrısını yineledi.
Sokaklarda şiddet sonucu çocuklarını kaybeden ve adalet arayan aileler, İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Atlas Çağlayan için Gebze 15 Temmuz İrade Meydanı’nda bir araya gelerek, adalet çağrısını yineledi.
Ailelerin eylemine destek veren bir yurttaş da “Nasıl koruyalım biz çocuklarımızı?
Atlas’ın anası ağladı, Ahmet Minguzzi’nin anası ağladı, Veli’nin anası ağladı sırada kimin anası var?
Ben çocuğumu evimin yanındaki fırına ekmek almaya gönderemiyorum artık” diye isyan etti.İstanbul’un Güngören ilçesinde, 14 Ocak'ta, bir kafenin önünde 14 yaşındaki Efe Ç. tarafından göğsünden bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Atlas Çağlayan için Gebze 15 Temmuz İrade Meydanı’nda eylem düzenlendi.Sokaklarda şiddet sonucu çocuklarını kaybeden ve adalet arayan aileler ile çok sayıda yurttaşın katıldığı eylemde, “Türkiye uyuma, evladına sahip çık”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Hak hukuk adalet”, “Sokakta katil istemiyoruz”, “Yılmaz Tunç istifa” sloganları atıldı.
Eyleme katılan aileler eylemde adalet taleplerini bir kez daha dile getirdi.VELİCAN ARAS’IN ANNESİ: ALPEREN, ATLAS HANGİSİ OLURSA OLSUN ONLARIN EVLERİNE DÜŞEN ATEŞ BAKANLARIMIZIN EVLERİNE DÜŞMÜŞ MÜ?Gebze’de çalıştığı spor salonunun önünde, tekerlekli sandalyeli Alihan Şeker’in bir aracın içinden silahla vurarak öldürdüğü 19 yaşındaki Velican Aras’ın annesi Zuhal Aras, “Alperen, Atlas hangisi olursa olsun onların evlerine düşen ateş bakanlarımızın evlerine düşmüş mü?
Değil.
Bizler yanıyoruz, bizler.
Eğer bunun önlemi alınmazsa bugün bana yarın Fatma’ya, Ayşe’ye olacak bunlar.
Devlet büyüklerine, bakanlara sesleniyorum, benim sesimi duyun.
Ben yandım, başka aileler yanmasın” diye isyan etti.Zuhal Aras şöyle konuştu:“Benim çocuğum askere gidecekti, toprak oldu.
Neden olsun?
Bugün bana olan yarın başkasına olacak.
Adalet yok bu ülkede.
Ben anneyim; içim yanıyor, başkaları yanmasın...Benim çocuğumu öldürdü, 6 ay sonra ev hapsi verildi. 6 ay sonra ev hapsi olamaz.
Benim çocuğum mu seni sakat bıraktı, hayır.
Sen zaten o işi yaparken sakattın.
Ben sakatım deyip de her önüne geçeni tarayamazsın ki...Ben dilekçe verdim tekrar tutuklattırdım.
Şu an tutuklu ama 6 ay sonra tekrar aynı şeyi yaşayacağım.
Ben bunu istemiyorum.
Benim hakkımı verin...Ben adalet istiyorum.
En ağır cezaları almalarını istiyorum.
Alperen, Atlas hangisi olursa olsun onların evlerine düşen ateş bakanlarımızın evlerine düşmüş mü?
Değil.
Bizler yanıyoruz, bizler.
Eğer bunun önlemi alınmazsa bugün bana yarın Fatma’ya, Ayşe’ye olacak bunlar.
Ben 11 aydır evime giremiyorum, ocağıma yemek koyamıyorum, çocuğum yok.
Çocuğumun kıyafetleriyle yaşıyorum.
O kadar içim yanıyor.
Devlet büyüklerine, bakanlara sesleniyorum, benim sesimi duyun.
Ben yandım, başka aileler yanmasın”KADEMCAN ÇİÇEK’İN ANNESİ: ARTIK ÖLMESİN ÇOCUKLARIMIZGebze'de 2024 yılında, tartıştığı kişi tarafından vurularak öldürülen 16 yaşındaki Kademcan Çiçek’in annesi Kibar Çiçek de “Biz caydırıcı cezalar istiyoruz.
Kademcan'lar, Velican'lar, Atlas'lar ölmesin istiyoruz biz.
Pırıl pırıl evlatlarımız nerede bizim?
Bir hiç uğruna gittiler.
Gençleri gençlere kırdırıyorlar.
Biz çocuklarımız ölmesin istiyoruz.
Artık ölmesin çocuklarımız...Biz hepimiz öldük, bu ailelerin hepsi ölü artık.
Sadece Velican değil, Kademcan değil, ağabeyleri, anneleri, hep beraber bizi toprağa gömdüler” diye konuştu.IŞIL ÖYKÜ DİNÇ’İN ANNESİ: DEVLET BANA OLAN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRSİN, BENİM ÇOCUĞUMUN ADALETİNİ SAĞLASINİstanbul Pendik’te yolun karşısına geçerken hızla gelen bir aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren ve olaya ilişkin davanın sürdüğü Işıl Öykü Dinç’in ailesi de eyleme katıldı.
Anne Özlem Dinç şöyle konuştu:“Adil cezalar istiyoruz.
Bizim çocuklarımız toprak altında, katilleri dışarıda geziyor.
Bunu kabul etmiyoruz.
Ben bugüne kadar pırıl pırıl bir çocuk yetiştirdim; ben devlete olan bütün sorumluluğumu bu yaşıma kadar yerine getirdim.
Devlet bana olan sorumluluğunu yerine getirsin, benim çocuğumun adaletini sağlasın.
Benim çocuğumun dosyasındaki kirli eller çekilsin.
Herşey açığa çıksın artık”"ÇOCUĞUMU EVİMİN YANINDAKİ FIRINA EKMEK ALMAYA GÖNDEREMİYORUM ARTIK”Eyleme katılan bir yurttaş ise “Biz yargı paketi istemiyoruz, adalet istiyoruz.
Adalet olsa, gerçek cezalar verilse bu insanlar böyle canı yanıp evlerine giremez olmayacak.
Caydırıcı cezalar verilmiyor” şeklinde konuştu.
Bir diğer yurttaş da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a “Nasıl koruyalım biz çocuklarımızı?
Atlas’ın anası ağladı, Ahmet Minguzzi’nin anası ağladı, Veli’nin anası ağladı sırada kimin anası var?
Sesimizi duyun biz vatandaşız.
Ben çocuğumu evimin yanındaki fırına ekmek almaya gönderemiyorum artık” diye seslendi.Eylemde, Hürriyet ve İstikbal Derneği ile 2021 yılında Gebze’de kendisine cinsel saldırıda bulunan Muhammed Atikullah tarafından başına taşla vurularak ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastane yaşamını yitiren 16 yaşındaki Ayşegül Aydın’ın abisi Esat Aydın da açıklama yaptı.Hürriyet ve İstikbal Derneği’nin açıklamasında şöyle denildi:“4,5 yıl önce burada Ayşegül Aydın dedik, 2 sene önce burada Behiye Ediz için haykırdık, Selahattin Çelik için bağırdık, Oğuz Erge için toplandık.
Surların önünde İkbal Uzuner, Ayşegül Halil'in nöbetini tuttuk.
Geçen yıl Kıvanç Uman'ın adliye koridorundaydık.
Şimdi Atlas, Işıl, Veli, Berkay ve diğer canlarımız için buradayız.
Hayatta değiliz derdik gerçekten artık hayatta olamıyoruz çünkü katlediliyoruz.
Arkadaşlar devlet iki ana unsurla devlettir.
Sizlerin yaşamını ve güvenliğini sağladığı kadar devlettir.
Devamlılığı da adaletle sağlanır.
Güvenliğinizin sağlanması için önce yaşamanız gerekir.
Öldürülüyoruz, katlediliyoruz.
Sınırlarının bile sınırlı güvende olduğu, adaletin yalnızca sınırlı insanlara sağlandığı bir yerde ne yapmalıyız?Suçluyuz.
Vergi ödediğimiz, temiz kaldığımız ve devletin her koyduğu yasaya tabii olduğumuz için.
Derdimiz yalnızca aile ve milletimiz olduğu için suçluyuz.
Sınırları aşan hoyratça insan katleden dosya üzerine dosya suç biriktiren biri olsaydınız, hatta 50 bin Türk vatandaşının katili olsaydınız sizler için bile belki adalet sağlanırdı.Buradan ellerini bir kere bile vicdanına koyamamış, çocuğunun sırtını sarıp buraya kulak vermeyen, hayat meşgalesi bahanesiyle susan o halkımıza ve kulaklarını tıkıyan koltuk sevdalılarına, yargıçlara sesleniyorum; bir bayram sabahı büyüklerinizin değil de evlatlarınızın mezarına gittiğinizde anlayacaksınız.
Terazisini bozduğunuz kantar bir gün sizi de tartar.”AYŞEGÜL AYDIN’IN AĞABEYİ: NE UTANMAZ, NE KÖR BİR DÜZENDİR Kİ BİZİ ADALET DİLENCİSİ YAPMAYA İTMEKTEDİREsat Aydın da şöyle konuştu:“Konuşmak lazımdır uyuşturucunun kol gezdiği ve mücadelesinin zayıf kaldığı bir dönemde nasıl olurda 50 bin suçlu, oldu bittiye getirilerek dışarı salınır?
Buna karar verip destekleyenler adalet divanına çıkmışlar mıdır?
Buna karar verenler sosyolojiden anlarlar mı?
Bu oldu bittiyi mutlulukla karşılayanların tahsilleri kaç dolardır?
Suçlular salındığı gibi cinayetler, yaralamalar artmıştır.
Adalet kapısı aşınmış, kolu da biz vatandaşa kalmıştır.
Vatandaşı bu kadar çıldırtan hareketler nasıl sineye çekilmektedir?Mağdur aileler sizlerden adalet isterken, körler pazarında ayna satanlar; evlatlarımız katledilirken susan adalete karşıyız.
Adaletin er ya da geçi kalmamıştır.
Adalet vicdanların değil makamların adı olmuştur.
Mahkemenin yüceliği dinerken, adaletin adilliği, hakimliğin sessizliği, savcılığın uykusu kışı dahi geçmişken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç istifasını bu milletin vicdanına sunması belki de adaleti yeşertecek ilk adım olacaktır.
Ne utanmaz ne kör bir düzendir ki bizi adalet dilencisi yapmaya itmektedir.Sözlerimi merhum Abdurrahim Karakoç'un şu dörtlüğüyle bitiriyorum. ‘Makine çalışmıyor, belki bir alet bozuk.
Yahut çalıştıranda bilgi, maharet bozuk.
Ülkenin her yanından pislik fışkırıyorsa, mutlaka ve mutlaka orada adalet bozuk.’”Odatv.com