Haber Detayı
Bakan Göktaş: Bir çocuğumuzun saçına zarar gelmesine dahi göz yumamayız
Bakan Göktaş, İBB’ye ait çocuk merkezindeki darp ve istismar iddialarında mağdur ailelerin haklarını koruyacaklarını, diğer ailelerin davalarına da müdahil olup süreci yakından takip edeceklerini söyledi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı bir çocuk etkinlik merkezinde yaşandığı iddia edilen olayla ilgili sert açıklamalarda bulundu.
Bir çocuğun maruz kaldığı durumun asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Göktaş, Bakanlık olarak süreci yakından takip ettiklerini ve mağdur ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi."BİR ÇOCUĞUMUZUN SAÇINA ZARAR GELMESİNE ASLA GÖZ YUMAMAYIZ"Göktaş, 86 milyonluk bir nüfusa hitap ettikleri bir Bakanlık olarak her bir vatandaşın yanında olmaya devam edeceklerinin altını çizdi."Dün olduğu gibi, bugün de, yarın da." diyen Göktaş, "Mağdurun hakkını korumaya devam edeceğiz.
Dün, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, bir çocuk etkinlik merkezinde, küçücük bir evladımızın maruz kaldığı hadiseyi hepimiz yakından takip ediyoruz.
Bu olay, basit bir olay değil.
Aileyi dinlediğimde, gerçekten dehşete düştüm.
Hiçbir şekilde destek alamamışlar.
Hiçbir şekilde destek olmamışlar." ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş, şöyle devam etti:"Görüntüleri sadece 20 gün sonra göstermişler. 'Çocuk etkinlik merkezi' adı altında kreş hizmeti sunuyorlar ve bu kreş hizmetini aileler, 'resmi bir kreş yeri' olarak düşünerek çocuklarını emanet ediyor.
Bakın, bu çocuklar hepimize emanet.
Bir çocuğumuzun saçına zarar gelmesine asla göz yumamayız.
Böyle bir olay olduğunda, iddia dahi olsa biz ne diyoruz? 'Her vaka bizim için fazla bir vaka.' Her iddiayı, en ufak iddiayı, en ufak ihbarı büyük bir titizlikle inceliyoruz.
Varsa bir ihmal, derhal personelin elini geri çektiriyoruz fakat burada bakıyoruz ki, değil böyle bir süreci işletmek, hiçbir şekilde bir denetim mekanizması olmadığı gibi izin dahi alınmamış bu merkezlerde neler yapıldığını, çocukların nasıl içeriklere maruz kaldığını dahi bilmiyoruz.
Bu aile, kendisi fark ediyor olayı.""Keşke, münferit bir olay olsaydı.
Dünden bu yana maalesef farklı ihbarlar var." diyen Göktaş, şunları kaydetti:"Bizler, çocuklardan da sorumlu bir Bakanlık olarak, aileden sorumlu bir Bakanlık olarak, mağdurun hakkını korumak adına, ailemizin hakkını da hukukunu da koruyacağız.
Diğer ailelerimizin de davalarına müdahil olacağız.
Bu süreci çok yakından takip edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Maalesef ki çocuk haklarından bahsedenlerin sesi dahi çıkmıyor. 2 gündür her biri sessiz.
Aksine, neredeyse aileyi suçlayacak boyutta, diyor ki, 'Bir delil bile yok.' Ya, biz her ihbarı, bir delil olarak görmememiz mi lazım?
Her ihbar, bizim için öncelik değil midir?
Sen, gereğini yaptın mı?
Değil yapmak, aileye gerekli bilgilendirmeyi yapmamışsın.
Onlara geri dönüş sağlamamışsın.
Olayı örtbas etmek için elinden geleni yapmışsın.
Aile 45 gün sonra artık sitem etmiş, bu konuyu basına yansıtmış."Bakan Göktaş, "Nerede sizin çocuk hakları savunuculuğunuz?
Nerede sizin insan hakları savunuculuğunuz?
Neredesiniz siz?" sorularını yönelterek, şu ifadeleri kullandı:"O çocukları savunanlar, her olayda bağıranlar, neredesiniz?
Neden sesiniz çıkmıyor?
Cumhurbaşkanımız, her vakanın yanında.
En ufak vakada bile gereğini yapıyor, ailenin yanında oluyor.
Süreçleri yakından takip ediyor.
Yahu bir telefon açıyor, telefon.
Sizler neredesiniz?
Bana, bunu bir söyler misiniz?
Çocuklarımıza nasıl kıyarsınız?
Bizlere herhangi bir ihbar geldiğinde, bunu titizlikle inceliyoruz.
Çünkü olur da yansımamıştır.
Görüntüleri görülmemiştir. 3 yaşında bir çocuk.
Ailesine baskı yapmaya utanmıyor musunuz?
Bununla beraber, dünden beri maalesef farklı vakalarla karşı karşıyayız.
Farklı ihbarlar geliyor.
İhbarlar, ciddi.
Kimileri savcılığa intikal etmiş ama biliyor musunuz?
Örtbas edilmesi için elinden gelen yapılmış.
Bu merkezler, 'çocuk etkinlik merkezi' adı altında açılmış.
Neden?
Çünkü Milli Eğitim Bakanlığından izin almak istemiyorlar.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının denetimi altında olmak istemiyorlar."Bakan Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Böyle bir şey olabilir mi?
Denetimsiz bir yer olabilir mi?
Seyyar satıcıya bile bir ruhsat istemiyor muyuz?
Bu kaçak kreşleri neye dayanarak açıyorsun?
Sen, çocukların yanında değil misin? 'Mağdur oldu.' Ya, olayın üstüne git.
Aileyi güçlendir, yanında ol.
Sen, nasıl olur da bu olayı örtbas edersin?
Nerede sizin insanlığınız?
Nerede sizin insan hakları savunuculuğunuz?
Nerede sizin çocuk hakları savunuculuğunuz?
Lütfen, biraz da bunlardan bahsedin.
Ben, izlerken utandım.
Neredesiniz?
Neden sesiniz çıkmıyor?
Bu çocuklar, hepimizin evladı.
Çocuklar, bizim kırmızı çizgimiz.
Nerede olursa olsun biz, davalara müdahiliz.
Müdahil olmaya da devam edeceğiz.
Bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Biz, hem davaya müdahil olduk hem de ailelerimizin psikososyal destek süreçlerine katkı sağladık.Bakın, 'Hiçbir şey yok' demişlerdi.
Dün ne oldu?
Bir tutuklama oldu.
Hani hiçbir şey yoktu?
Hiçbir bulguya rastlanmamıştı?
İlla basına mı yansıması gerekiyor bu işlerin?
Olacak işler mi?
Bizler, her daim vatandaşımızın yanında olduk.
Sizler de samimiyseniz, bunu bu şekilde yaparsınız.
Mağdurun yanında olursunuz.
Sadece 'şov' peşinde koşanlardan olmazsınız.
İnsan hakları savunuculuğu, böyle bir şey.""Bizler, mağdur ailemizin de mağdur çocuklarımızın da yanında olacağız.
Bizler, her daim, bu tür süreçleri büyük bir hassasiyetle takip edeceğiz." diyen Göktaş, "Hem psikososyal destek süreçlerinde hem de hukuki süreçlerinde ailelerimizin ve çocuklarımızın yanındayız.
Süreci yakınlıkla takip etmeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu.Bakan Göktaş, çocukların korunmasının devletin kırmızı çizgisi olduğunu vurgulayarak, benzer vakalara ilişkin tüm ihbarların büyük bir hassasiyetle incelendiğini belirtti.
Bakanlık olarak hem hukuki hem de psikososyal destek süreçlerinde mağdur ailelerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Göktaş, sürecin titizlikle takip edileceğini kaydetti.