Haber Detayı
Refah Sınır Kapısı'nı ABD'li şirketler yönetecek
Soykırımcı israilin Refah Sınır Kapısı’nı Filistin güçleri yerine ABD’li özel güvenlik şirketleriyle işletme planı, Gazze’de işgali kalıcılaştırmaya dönük yeni bir güvenlik düzenlemesi tartışmasını beraberinde getirdi.
İbranice yayımlanan Haaretz gazetesi, soykırımcı israilin, Refah Sınır Kapısı’nın yeni düzenlemeler çerçevesinde işletilmesi kapsamında, Filistin Yönetimi’ne bağlı güçler yerine ABD’li özel güvenlik şirketlerinin konuşlandırılmasını Amerika Birleşik Devletleri’nden talep ettiğini ortaya koydu.
Gazete, konuya vakıf iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Tel Aviv ile Washington arasında, kapının yönetimini üstlenecek gücün niteliği konusunda görüşmeler yürütüldüğünü aktardı.
Bu görüşmelerde, Filistin tarafındaki ekibi denetlemesi öngörülen Avrupa Birliği Polis Misyonu’nun (EUBAM) rolü konusunda ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı belirtildi.
Haaretz’in kimliğini açıklamadığı bir diplomatik kaynağa göre, ABD’li özel güvenlik şirketlerinin konuşlandırılması fikri daha önce de gündeme gelmiş, ancak daha sonra rafa kaldırılmıştı.
Başka bir kaynak ise israilin, yalnızca Mısır, ABD ve israili kapsayan “üçlü bir düzenleme” istediğini ifade etti.
ABD’nin Gazze Şeridi’ne asker konuşlandırmaya yönelik kesin ve net bir şekilde karşı çıkmasının, siyasi maliyeti daha düşük alternatiflerin aranmasına yol açtığı; bu alternatifler arasında da özel güvenlik şirketlerinin öne çıktığı vurgulandı.
Haaretz’e göre, görüşmeler sırasında adı öne çıkan şirketlerden biri “UG Solutions” oldu.
Söz konusu şirket, daha önce israil-ABD ortak girişimi olan ve yardımların Birleşmiş Milletler kanalları dışında dağıtılmasını amaçlayan sözde “Gazze İnsani Yardım Vakfı”na bağlı dağıtım merkezlerinin güvenliğini üstlenmişti.
Bu şirketin adı, yardım almaya çalışan Filistinlilerin öldürülmesiyle de ilişkilendirilmişti.
Kaynaklardan biri, İşgal Yönetimi’nin Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetleri Koordinatörü’nün (Batı Şeria ve Gazze) bu görüşmelere katıldığını doğrularken, söz konusu yetkili bunu reddetti.
Buna karşın başka bir kaynak, müzakerelerin hâlen sürdüğünü aktardı.
Haaretz’e göre bu planlar, israilin hem Avrupa Birliği Polis Misyonu’na hem de Filistin güvenlik güçlerine duyduğu güvensizliği yansıtıyor.
Özellikle Refah Kapısı’nın ileride ticari mal girişini de kapsayacak şekilde genişletilmesi ihtimali, bu güvensizliği artıran bir unsur olarak görülüyor.
Buna karşılık gazeteye konuşan bir Avrupalı kaynak, Avrupa misyonunun sahada ciddi bir deneyime sahip olduğunu ve Filistinli temsilcilerin görevi sürdürme konusunda en yetkin taraf olduğunu vurguladı.
Öte yandan israil resmi yayın kuruluşu KAN, ABD’li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’in Tel Aviv’e gelişinin, israil Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun talebi üzerine gerçekleştiğini açıkladı.
Görüşmelerin, Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması ve İran dosyası üzerine yoğunlaştığı bildirildi.
Bu temaslar, israil güvenlik kabinesinin (kabinett) bugün pazar günü yapması beklenen toplantısı öncesine denk geliyor ve kapının açılmasına onay verilmesi bekleniyor.
Tel Aviv yönetimi, ABD’li temsilcilerden işletme düzenlemelerine ilişkin net yanıtlar talep etmeye hazırlanıyor. israil resmi yayın kuruluşu daha önce, israilin Refah Kapısı’nın yeniden açılması halinde, Gazze’nin güneyinde Filistinlilerin denetlenmesi için yeni bir kontrol noktası kurmayı planladığını bildirmişti.
İbranice medyada bu nokta “Refah 2” olarak adlandırıldı.
KAN’a göre bu kontrol noktası, soykırım savaşının sona erdirilmesine yönelik anlaşmanın ikinci aşaması kapsamında kapının açılmasına hazırlık amacıyla kurulacak ve sızma ile kaçakçılığı önleme gerekçesiyle ek güvenlik kontrolleri yapılacak.
Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik soykırım savaşının başlamasından önce Refah Sınır Kapısı, 2005 tarihli Hareket ve Geçiş Anlaşması çerçevesinde işletiliyordu.
Bu anlaşmaya göre, kapının Filistin tarafı Filistin Yönetimi’ne bağlı Sınır Kapıları İdaresi, Mısır tarafı ise Mısır makamları tarafından yönetiliyor; Avrupa Birliği gözlem misyonu süreci denetliyordu. israil ise dolaylı olarak, özellikle yabancılar ve özel durumlar başta olmak üzere yolcu listelerinin önceden kendisine bildirilmesini şart koşan güvenlik koordinasyonu mekanizması aracılığıyla sürece dahil oluyordu.