Haber Detayı

Ekranların ‘uyarlama’ sınavı... Yapımcısı, Doktor Başka Hayatta’yı anlattı
Sina koloğlu odatv.com
25/01/2026 11:39 (2 saat önce)

Ekranların ‘uyarlama’ sınavı... Yapımcısı, Doktor Başka Hayatta’yı anlattı

Sina Koloğlun yazdı...

Türkiye’de uyarlama diziler söz konusu olduğunda akla gelen ilk soru genelde aynı oluyor: Hikâye ilk fikrin ötesine geçtiğinde ne olacak?

Çünkü bizde bölüm süreleri uzun, dizi tuttu mu “uzun soluk” beklentisi daha da uzun.

Bu mesele tam da NOW ekranında yayınlanan Doktor Başka Hayatta üzerinden gündemdeyken, dizinin yapımcısı Selen Sevigen'e sordum.

Hem uyarlamayı hem de sektörün sıkıştığı noktaları konuştuk.Uyarlamada Asıl Sınav: Devamını YazmakYapımcı, hikâyenin devamında yaşanan tıkanmanın yalnızca uyarlama dizilere özgü olmadığını söylüyor.

Ona göre, aynı sorun orijinal işlerde de var.

Sebep de net: Türkiye’de dizilerin yayın ve bölüm süreleri dünyadaki pek çok ülkeden uzun.

Tecrübeli senaristlerimiz var ama içerik karşılık bulduğunda “uzatmak” hedeflenince, tıkanıklık kaçınılmaz hale geliyor.Karakter Sağlam ise Dizi Gider Bu noktada yapımcının altını çizdiği şey, başarılı örneklerin ortak paydası: karakter.

Karakterler sağlam kurulduğunda, duygu ve motivasyonlar doğru yerleştirildiğinde, hikâyenin ileriye taşınmasının daha kolay olduğunu anlatıyor.“Bizde karakter kadar vaka da ilerleyecek”Doktor Başka Hayatta için “bu sorun yaşanır mı?” sorusuna yanıtı ise, daha umutlu.

Yapımcı, izleyici karşılık verirse tıkanıklık beklemediklerini söylüyor.

Bunun gerekçesi olarak da dizinin yazarları Pınar Bulut ve Onur Koralp’i işaret ediyor.Dizinin sadece ana karakter hikâyeleriyle değil, episodik vakalarla da ilerleyeceğini anlatıyor Sevigen.

Hatta “belki adını bile duymadığımız hastalıklar, ilginç vakalar” ekranın parçası olacak.Doktorun Vurulması: “Niye Biz Yazmadık?”Söyleşide en çarpıcı başlıklardan biri, hikâyenin merkezindeki “doktorun vurulması” meselesi var.

İlk tanıtım bu görülüyor.

Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet, yaralamalar vs yaşandığı bir ülkede neden, kendi öz senaryosu çıkmaz diye kendi kendime sordum.

Sonra Sevigen'e yönelttim bu ayrıntıyı. "Gerçekten ben de kendime aynı soruyu bu formatı ilk izlediğimde sormuştum.

Bizim aslında bu diziyi yapmamızdaki amaçlardan birisi de, toplumsal duyarlılığa katkıda bulunmak.

Bu konuda bir farkındalık yaratmak".İtalyan ve Amerikan Versiyonundan FarkıDizi, dünya hakları Sony’e ait olan Doc formatından uyarlanıyor.

Yapımcı, ilk izlediğinde duyguların “tanıdık ve etkileyici” geldiğini söylüyor.

Çünkü hikâyedeki bazı olayların, Türkiye’de de benzerleri yaşanıyorTürkiye uyarlamasında ise özellikle aile dramalarına daha fazla girildiğini, karakterlerin birbirine daha “organik” bağlarla bağlandığını anlatıyor.

Yönetmen koltuğunda Ketche (Hakan Kırvavaç) var.

Oyuncu kadrosunda ise İbrahim Çelikkol, Sıla Türkoğlu, Bertan Aslani, Şebnem Hassanisoughi, Güven Murat Akpınar, Ferit Aktuğ gibi isimler var.

Yapımcı kadrosuna çok güveniyor.Alina Boz Sorusu: “Kapanmış Bir Konu”Bir dönem Alina Boz’un kadrodan çıkarıldığı iddiaları çok konuşulmuştu.

Yapımcı bu başlıkta tartışmayı büyütmüyor ve kısa bir cümleyle noktayı koyuyor: “Bu konu iki taraf için de kapanmış bir konu.”Reyting Sorunu: İzleyici Güveni KırılıyorSektörün geneline dair konuştuğumuzda ise, reyting meselesi kaçınılmaz.

Selen Sevgin, iki temel başlık söylüyor: dramatik yazarlık eğitimi veren kurumların azlığı ve reyting sisteminin yarattığı “güven problemi.” İzleyicinin “nasıl olsa kalkar” düşüncesiyle bazı dizileri daha baştan bırakabildiğini anlatıyor.26 Bölüm Garantisi Çözüm olarak da “garanti bölüm” modelini işaret ediyor: Dizilerin en az 26 bölüm gibi belirli bir sayıyla sipariş edilmesi halinde, hem maliyet, hem satış, hem de izleyicinin güveni açısından, daha sürdürülebilir bir düzen kurulabileceğini düşünüyor.Kısacası, Doktor Başka Hayatta üzerinden konuştuğumuz yalnızca bir uyarlama meselesi değil.

Türkiye’de dizilerin kaderini belirleyen ,bazen hikâyeden önce, süre ve sistem oluyor.ABİ NE DURUMDAKenan İmirzalıoğlu uzun bir aradan sonra setlere döndü.

Ev ahalisi “Hep öyleydi.

Fiziği ile yürütüyordu.

Karizması vardı.

Ama öyle büyük oyunculuğu yoktu zaten” dedi.

Ama reytingler öyle söylemiyor.

Çift hane total izleyicide.

Yani bizim ev ahalisi bir türlü ısınamadı diziye.

Afra Saraçoğlu ile Kenan İmirzalıoğlu'nun madem bir araya geldik oynayalım bitsin gibi bir havada olduklarını belirtiyorlar.

Dedim ya, zevkler ve renkler durumu.

Ben de ilk bölümü izlediğimde böyle kenardan köşeden bir merak, bir ilgi uyanmadı.

Kenan İmirzalıoğlu'nun hani nasıl desem, bir tutukluk var sanki üzerinde.

Yönetmen meselesi mi acaba?YÜZDE 3 ALINCA SEVİNEN KANALSekötürden bir isim ile, geçenlerde sohbet ettik.

Ne oluyor ne bitiyor diye.

Bir kanalın dizisi ile ilgili ilginç bir şey söyledi. “Valla çok memnunlar dizilerinden” dedi.

Kaç ortalaması?

Yüzde üç civarındaymış.

Nasıl olur, dedim.

Bu kanalın yöneticileri programları ilk yüz içinde yer alınca mutlu oluyorlarmış.SEKTÖRDE MESAJLAŞMA TEDİRGİNLİĞİYine bir sohbette öğrendim.

Telefonda kimse birbiri ile mecbur kalmadıkça konuşmuyormuş.

Hani işte şöyle oldu, bu şöyle dedi durumları yok.

Mesajlaşma durumları neredeyse yok gibiymiş.

Son uyuşturucu operasyonlarından sonra.

Çünkü adının yer alması yeter.

Mutlaka bir gözaltı ziyareti oluyor!TRT’NİN DİZİSİ ŞİMDİDEN YENİ SEZONU BEKLİYORTRT’nin dizileri malum reyting derdi olmayan diziler.

Ve bir dizi daha şimdiden “Yeni sezona hazır olun” mesajını verdi.

Kulağıma gelen bilgi, Gönül Dağı 7’inci sezon için şimdiden kolları sıvamış.

Total izleyicide AB’ye göre daha iyi gidiyor.

AB biraz düşük.

Yapım tarafı ,bir sezon daha önümüzü görelim demiş anlaşılan.TRT Dizilerinin Reyting Durumu NedirTaşacak Bu Deniz “yılın en flaş" dizisi oldu.

Çift haneli bir reyting ile gidiyor, her iki izleyici tarafında.

Teşkilat, tatmin edici bir oran ile devam ediyor.

Seneye de devam edecek gibi görülüyor.

Mehmed: Fetihler Sultanı, eh işte diyelim.

Yüzde 4’ler civarında.

TRT isterse devam eder.

Cennetin Çocukları, yüzde 5’lere ulaşmak niyetinde.COĞRAFYAYI SEVDİLER MİOrta Doğu coğrafyası deniliyor.

Haritalar ekrandan eksik olmuyor.

Sopayı alan tartışmacılar her biri 2.

Dünya Savaşı filmlerinde izlediğimiz komutan gibi stratejik noktaları anlatıyor.

Ev ahalisi “Anlaşılan hepsi okulda coğrafya dersinde haritalara meraklıydı” dedi.DÜŞME DÜŞTÜKÇE SIRA…Joker’de yarışmacı soruyu bilemedi.

Bir sonraki soru öncesi Beyazıt; “Hazır mısınız?

Düşmedik değil mi?” diyor.

Sonra seyirciye dönüyor. “Arkadaşlar bu kısımda seyirciye çok ihtiyacımız var düşmemesi için.

Hep beraber söyleyelim. 'Düşme düştükçe…' Yok bunu söylemeyelim başka bir şey söyleyelim” dedi gülerek… "Susma sustukça sıra sana gelecek” muhalefetin sloganıdır.

Artık ona gönderme mi yaptı, bilinmez.

Bu arada reytingler… Ah şu reytingler..

Yüzde 3 bile değil.HER ŞEY BİZDEN SORULURTV 100’de bir örneği vardı.

Tarkan’ın 7 yıl sonra İstanbul’da sahneye çıkması konu başlığı.

Yani müzik ve müzik sektörü uzmanlarının konuşacağı bir konu.

Ama bizde malum tartışma programlarının demirbaş isimleri her konuyu konuşur.

Nitekim Ali Haydar Bey, Hacı Yakışıklı Bey ve Çağlar Beyler de Tarkan'ın müziği, konseri vs üzerine yorumlarda bulundular.

Bu sadece bir örnek, diğer tartışma programlarında da, benzer durumlar oluyor.ORTADAN GİDEN DİZİLER NE ALEMDEÖyle diyor ev ahalisi… Kıskanmak ve Sahtekarlar.

Efendim, Sahtekarlar bir nebze götürüyor.

Yüzde 5’lerin üzerinde.

Kıskanmak ise giderek düşüyor.

Şu an yüzde 4,5’ların altında.

Her iki dizi ev ahalisi tarafından ilk bölümleri izlenip sonra bıkkınlık gelerek bırakılanlardan.

Bir de Veliaht var.

O da, yüzde 3,5'ların biraz üzerinde geziniyor.

Konusu farklı dedi, ev ahalisi başladı izlemeye.

Otobüs şirketi sahiplerinin işte otogar mücadelesi önceleri değişik geldi.

Sonra otogar standart yerli dizisine bağladı.

Bu dizi de bırakıldı.

Yüzde 3,5 ve bir gıdım üzeri seyrediyor.

Düşüş var.

Yani seneye bu diziler olmaz.TAHRAN; NE TESADÜF YENİ BÖLÜMLERİ BAŞLADINew York Times’a göre İsrail yapımı casus dizisi Tahran, yine tam “haber mi izliyoruz dizi mi?” dedirtecek yerden geldi.

İran hava savunması, suikastlar, cep telefonu tuzakları, nükleer gerilim… Hepsi zaten senaryonun içinde.Apple TV+ da bu yüzden 3. sezonu bir ara “fazla gerçekçi” bulup ertelemiş.

Şimdi ise sezon 9 Ocak 2026 itibarıyla yayında, bölümler 27 Şubat’a kadar haftalık geliyor.Kadroya Hugh Laurie eklenmiş, Tamar yine koşuyor, kriz yine bitmiyor.

NYT’nin hükmü net: Bu iş belgesel değil… aksiyon fantezisi.

Ama zamanlaması? “Manidar”dan hallice.1960 YILINDA DENİZ MANZARALI EV KAÇ PARAEski Türk filmlerinin belge niteliği de oluyor.

O yıllardaki gündelik yaşam, ilişkiler, ekonomi, hatta siyasete dair ipuçları oluyor. 1964 yapımı başrollerde Ayhan Işık ve Fatma Girik’in olduğu Kanun Karşısında filminden bir sahne, bize o yıllarda deniz manzaralı bir dairenin fiyatını söylüyor.

Ayhan Işık ile Fatmi Girik bir ev beğeniyorlar.

İstanbul’da deniz manzaralı evin fiyatı 200 bin Lira.

Pınar Altuğ evini sattı 108 milyonmuş fiyatı.

Biliyorum o dairenin olduğu apartmanı.

Altında ünlü bar var.

Zaten ondan rahatsız olmuş galiba.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri