Haber Detayı
31 yıl önce bugün tarihte bir ilk yaşandı: Az daha kıyamet kopuyordu! 'Nükleer füze çağının en tehlikeli anı'
Sakin başlayan gün ekranlara düşen uğursuz bir sinyalle altüst oldu. Hemen komuta zinciri devreye girdi ve tarihte bir ilk yaşandı. Peki 25 Ocak 1995 günü dünyayı ayağa kaldıran o olayın iç yüzü neydi?
Takvimler 25 Ocak 1995 tarihini gösterirken Soğuk Savaş yıllarının en korkunç kabuslarından biri, az daha gerçek oluyordu.Sıradan bir çarşamba günüydü.
Ortalık sakin, her şey rutindi.
Derken Rusya'nın kuzeyindeki radar istasyonlarında görevli askeri teknisyenler, ekranlarında uğursuz bir sinyal tespit etti.Norveç kıyılarından fırlatılmış bir roket hızla yükseliyordu.
Peki bu roket nereye gidiyordu?
Bir tehdit oluşturuyor muydu?
Berlin Duvarı yıkıldığında bu nükleer gerilim ortadan kalkmamış mıydı?Ekranları izleyen teknisyenler, böyle bir roketin sonuçlarının felaket olacağını biliyordu.
Söz konusu bölgedeki bir ABD denizaltısından fırlatılan füze, 15 dakika içinde Moskova'ya sekiz nükleer savaş başlığı ulaştırabilirdi.YELTSİN NÜKLEER ÇANTAYI AÇTIKomuta zinciri hemen harekete geçirildi ve Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin acil koduyla bilgilendirildi.
Yeltsin, o gün, nükleer bombaları patlatmak için gerekli talimatları ve teknolojiyi içeren nükleer çantayı etkinleştiren ilk dünya lideri oldu.Nükleer silaha sahip devletler, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden itibaren, taraflardan birinin büyük bir nükleer saldırı başlatması halinde karşılıklı yıkım yaşanacağını öngören bir caydırma politikası izliyordu.
Tam da bu nedenle Yeltsin ve danışmanları misilleme yapıp yapmayacaklarına acilen karar vermek zorundaydı.
Neyse ki bu endişe verici olaylar zinciri, bir felaket yaşanmadan son buldu.BBC Newsnight programının sunucusu Jeremy Paxman o akşam yayını kapatırken şöyle diyordu:Programı bitirmeden önce, bir Rus haber ajansının tüm çabalarına rağmen bugün nükleer savaşın çıkmadığını bildirmeliyiz.
Saat 13.46'da Moskova haber ajansı Interfax, Rusya'nın gelen bir füzeyi düşürdüğünü bildirdi.
Kıyameti en ön sıradan izleyeceklerini düşünen muhabirler hemen Savunma Bakanlığı'nı aradı.
Heyecanlı ama sarsılmamış bir sözcü, gazetecilere, 'İngilizlerin Rusya'ya herhangi bir füze ateşlemediğinden eminim' diye yanıt verdi.Pentagon sözcüsü de İngiliz mevkidaşından fazla bilgi sahibi değildi.
Amerikalı yetkili, Elimizde sadece haberlerin haberleri var demişti gazetecilere.GERÇEK 1 SAAT SONRA ORTAYA ÇIKTIBir felaket yaşanmadı belki ama küresel döviz piyasaları çalkalandı, siyasetçiler, askeri yetkililer ve gazeteciler 1 saat boyunca doğru bilgiye ulaşabilmek için uğraştı.Greenwich saatiyle 14.52'de, herkes derin bir nefes aldı.
Interfax haberini düzelterek, Rusya'nın erken uyarı sisteminin fırlatıldığını kaydettiği roketin Norveç topraklarına düştüğünü bildirdi.İlerleyen dakikalarda, Norveç Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, roketin barışçıl amaçlarla fırlatıldığını doğruladı.
Roket, sivil sahada yürütülen rutin bir bilimsel araştırma programı kapsamında fırlatılmıştı.
Amacı da aurora borealis olarak da bilinen eşsiz Kuzey Işıkları hakkında bilgi toplamaktı.
Roket, planlandığı gibi Rusya hava sahasının oldukça uzağında, Arktik'te bulunan Spitzbergen adası yakınlarında denize düşmüştü.1987'DEKİ OLAY DÖNÜM NOKTASI OLDUGerçek ortaya çıktıktan saatler sonra Rusya Savunma Bakanlığı kaynaklarından Interfax'a yapılan açıklamada, fırlatmanın erken uyarı radar sistemini test etmek amacıyla yapılıp yapılmadığını söylemek için henüz çok erken olduğu belirtiliyordu.Rusya, Batı Almanyalı Mathias Rust isimli gencin 1987 yılında tek motorlu bir uçakla 750 kilometre mesafedeki tüm Sovyet savunma kalkanlarını aşarak Kremlin'in kapılarına iniş yapmasından bu yana hava savunma yetenekleri konusunda hassas davranıyordu.1995'te Soğuk Savaş çoktan sona ermişti, ancak bu olay bazı Rus yetkililerin nükleer tehdit konusunda hala tedirgin olduklarının bir işaretiydi.
ASLINDA NORVEÇ RUSYA'YI BİLGİLENDİRMİŞTİNorveçli bilim insanı Kolbjörn Adolfsen panik içinde telefonlar gelmeye başladığında bir toplantıda olduğunu belirterek, Rutin atışlarımızın dikkat çektiğini duyduğumda çok korktum dedi.Daha da garip olan, Norveç'in bu roketi fırlatmayı planladığını birkaç hafta önce Moskova'ya bildirmiş olmasıydı.Rusların bu tepkiyi, aurora borealis roketinin ilk kez bu kadar yüksek bir balistik yörüngeye çıkarak 908 mil yüksekliğe ulaşması nedeniyle vermiş olabileceğini öne süren Adolfsen, bunun sürpriz olmaması gerektiğini belirtti ve ekledi: 14 Aralık'ta dışişleri bakanlığı aracılığıyla ilgili tüm ülkelere fırlatma yapacağımız konusunda bir mesaj gönderildi.Ama belli ki bu bilgilendirme doğru kişilere ulaşmamıştı.
Bu durum tek bir mesajın kaçırılmasının bile bir felaketle sonuçlanabileceğini hatırlatan ciddi bir uyarı oldu.FELAKETE DEFALARCA ÇOK YAKLAŞILDIAncak bu yaşananlar maalesef ilk değildi.
Nükleer çağın başından bu yana defalarca kez felaketin eşiğinden dönüldü.
Örneğin hepimizin tarih derslerinden hatırladığı, 1962 Küba Füze Krizi, Soğuk Savaş'ın ABD ile Sovyetler Birliği arasında topyekûn bir nükleer savaşa dönüşmesine en yakın olaydı.
Ne var ki bundan çok daha küçük krizler de yaşandı.
Göç eden kuğulardan Ay'a, bilgisayar arızalarından ve uzay havasına kadar pek çok şey defalarca yanlış alarmlara neden olduğu.1958'de bir uçak yanlışlıkla bir evin bahçesine nükleer bomba attı; neyse ki sadece ailenin tavukları öldü. 1966'da iki ABD askeri uçağı uzak bir İspanyol köyünün üzerinde düştü; bunlardan biri dört nükleer silah taşıyordu.
Çok daha yakın bir tarihte, 2010 yılında da ABD Hava Kuvvetleri 50 füzeyle kısa süreli iletişimini kaybetti ve otomatik fırlatmayı tespit etmek veya durdurmak için hiçbir yol kalmadı.O dönemde Rusya'daki pek çok kişi, Yeltsin'in nükleer çantayı ilk kez kullandığını duyurmasını, dikkatleri Çeçenistan'da devam eden savaştan başka yöne çekmek için yapılmış bir şov olarak değerlendirdi.
SİYASİ BİR ŞOV MU, GERÇEK BİR TEHLİKE Mİ?Yeltsin ertesi gün Interfax haber ajansına yaptığı açıklamada, Dün her zaman yanımda taşıdığım düğmeli 'siyah' çantamı ilk kez kullandım.
Belki de medya sürekli ordumuzun zayıf olduğunu söylediği için, biri bizi sınamaya karar verdi diyordu.Öte yandan uzmanlar olayın ciddiyeti konusunda ikiye bölünmüştü.
Eski bir CIA yetkilisi için bu yaşananları nükleer füze çağının en tehlikeli anı diye nitelendirirken, askeri danışman Peter Pry, Daha önce hiçbir nükleer güç lideri, gerçek bir tehdit algılandığı ve Armageddon'u başlatmak için acil bir karar alınabileceği bir durumda, Rusya'nın 'nükleer çantası'na eşdeğer olan çantasını ciddi bir şekilde açmamıştı ifadelerini kullanıyordu.Ancak Birleşmiş Milletler nükleer silahsızlanma araştırmacısı Pavel Podvig, Bu vakaları sıralayacak olursam...
Muhtemelen 10 üzerinden 3 verirdim.
Soğuk Savaş sırasında çok daha ciddi olaylar yaşandı ifadelerini kullanıyordu.
Podvig, nükleer çanta senaryosunun ertesi gün Yeltsin için sahnelenmiş olabileceğini de öne sürüyordu.Rus nükleer uzmanı Vladimir Dvorkin ise 1998'de Washington Post'a yaptığı açıklamada, Norveç'in alarmının hiçbir şekilde tehlike oluşturmadığını söylüyor ve Bir uyarı sistemi size büyük bir saldırı hakkında sinyal verse bile, hiç kimse karar vermez.
Bir füze fırlatıldığı için paniğe kapılan irrasyonel bir lider bile...
Bence bu boş bir alarmdı ifadelerini kullanıyordu.Olaydan beş gün sonra, BBC radyo bültenleri Rusya'nın alarmı tekrarlamaması gereken bir yanlış anlaşılma olarak nitelendirdiğini bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, normal prosedüre göre hareket eden Norveçlilere karşı kötü niyetli olunmaması gerektiğini söyledi.
Felaket önlenmiş olsa da, zararsız bir meteoroloji roketinin bu kadar paniğe neden olabilmesi endişe verici olmaya devam ediyor.