Haber Detayı

Kablo yok, priz yok: Bu ülkede  elektrik havadan aktarılıyor
Güncel dogruhaber.com.tr
25/01/2026 09:46 (2 saat önce)

Kablo yok, priz yok: Bu ülkede elektrik havadan aktarılıyor

Finlandiya, kablosuz elektrik iletimi deneyleri ve rüzgar–güneş ağırlıklı enerji yapısıyla, fiş ve kablolara bağımlı olmayan, düşük maliyetli ve temiz bir enerji sistemine doğru ilerleyen Avrupa’daki en dikkat çekici ülkelerden biri haline geliyor.

Finlandiya kablosuz elektrik (Wireless Power Transfer) alanında yaptığı deneylerle, fiş ve kablolardan arındırılmış bir geleceğe doğru önemli bir adım atıyor.

Uzun yıllar bilim kurgu olarak görülen bu fikir, bugün sahada test ediliyor ve elektriğin yakında hiçbir fiziksel bağlantı olmadan iletilebileceğini gösteriyor.

Bir asrı aşkın süredir elektrik; kablolar, şebekeler ve metal iletkenler üzerinden dağıtılıyor.

Finlandiya’nın geliştirdiği yeni yaklaşım ise, elektromanyetik alanları hassas biçimde kontrol ederek elektriği açık alan üzerinden güvenli şekilde bir vericiden alıcıya aktarmayı hedefliyor.

Bu da enerji dağıtımının geleceğine dair köklü bir dönüşüm ihtimalini gündeme getiriyor.

Finlandiya, henüz sınırlı ölçekte olsa da, kabloya ve prize ihtiyaç duymadan elektriğin havadan aktarılmasını amaçlayan kablosuz enerji iletiminde kendini giderek bir yenilik merkezi olarak konumlandırıyor.

İlk bakışta sıra dışı görünen bu teknoloji, Finli bilim insanlarının yürüttüğü deneysel çalışmalarla adım adım geliştiriliyor.

Bu çalışmalar henüz devrimsel bir kırılma vaat etmese de, önümüzdeki yıllarda farklı uygulamalara kapı aralayabilecek önemli ipuçları sunuyor.

Kablosuz şarj ve enerji iletimi, elektromanyetik alanların kullanımına dayanıyor.

Temel mantık oldukça basit: Elektrik yükleri, tıpkı kablosuz iletişimde olduğu gibi elektromanyetik alanlar aracılığıyla aktarılıyor.

Buradaki fark, kablosuz iletişimin “Wi-Fi” gibi veri iletimine odaklanması; kablosuz enerjinin ise doğrudan elektrik gücünü taşıması.

Finli mühendisler özellikle rezonans kuplajı ve manyetik indüksiyon yöntemleri üzerinde yoğunlaşıyor.

Rezonans, bir cismin doğal titreşim frekansının başka bir titreşim kaynağıyla eşleşmesi sonucu titreşimin genliğinin artmasıdır.

Bu ilke müzik aletlerinden mekanik sistemlere, elektrik ve elektronik devrelere kadar pek çok alanda kullanılıyor.

Geçtiğimiz yıl Finlandiya’da rüzgar enerjisi, toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 28’ine ulaşarak ülkenin ikinci en büyük elektrik kaynağı oldu.

Bu alanda yalnızca nükleer enerji daha yüksek üretim gerçekleştirdi.

Aynı dönemde güneş enerjisinde de dikkat çekici bir artış yaşandı.

Elektrik tüketimi yıl genelinde ılımlı bir artış gösterirken, yerli üretim kapasitesi de güçlendirildi.

Rüzgar enerjisi, Finlandiya’nın elektrik sisteminde temel bir sütun haline geldi.

Geçen yıl rüzgârdan üretilen elektrik miktarı 22 teravat-saatin üzerine çıkarak toplam üretimin yüzde 27,9’unu oluşturdu.

Tüketim içindeki payı ise yüzde 26,1 olarak gerçekleşti.

Bu oranla rüzgar enerjisi, hidroelektriği açık ara geride bırakarak nükleer enerjinin ardından ikinci sıraya yerleşti.

Hidroelektriğin payı yüzde 15,6, nükleer enerjinin payı ise yüzde 39,6 oldu.

Avrupa’nın en ucuz elektriği Güneş enerjisinin rolü de giderek artıyor.

Finlandiya geçen yıl yaklaşık 1 teravat-saat güneş enerjisi üretti; bu da toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 1,2’sine karşılık geliyor.

Oran henüz düşük olsa da, güneş enerjisi elektrik şebekesinde giderek daha görünür hâle geliyor. “Renewables Finland” CEO’su Anni Mikkonen’e göre, Finlandiya elektrik fiyatlarında Avrupa’nın en avantajlı ülkelerinden biri: “Diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Finlandiya’da elektrik olağanüstü derecede uygun fiyatlı.

Geçen yıl Avrupa’nın en düşük ortalama elektrik fiyatı Finlandiya’daydı; bir önceki yıl ise üçüncü en düşük fiyata sahipti.” Mikkonen, rüzgar enerjisindeki kaynak çeşitliliğinin artan elektrik talebine hızlı yanıt verilmesini sağladığını, bunun diğer üretim teknolojileriyle kolayca mümkün olmadığını vurguluyor.

Bu nedenle yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir ekonomik büyüme ve yeni yatırımlar açısından kritik önemde olduğunu belirtiyor.

Finlandiya’da 2019’dan bu yana devlet desteği olmadan, tamamen piyasa koşullarıyla yeni rüzgar santralleri inşa ediliyor.

Bugüne kadar ülkenin toplam rüzgâr enerjisi kapasitesinin yüzde 70’inden fazlası herhangi bir mali destek olmadan kuruldu.

Önümüzdeki yıllarda elektrik kullanımının yaygınlaşması, sanayi yatırımları ve temiz enerjiye geçişle birlikte hem güneş hem de rüzgar enerjisinde büyümenin sürmesi bekleniyor.

Geçtiğimiz yıl Finlandiya’nın toplam elektrik tüketimi 85 teravat-saat olarak gerçekleşti; bu, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 2’lik bir artış anlamına geliyor.

Yerli elektrik üretimi ise yıllık bazda yaklaşık yüzde 3 yükseldi.

İlgili Sitenin Haberleri