Haber Detayı

"İtalya’da aile şirketleri 104 yıl ayakta kalıyor, Türkiye’de ise 34 yıl"
Haberler bloomberght.com
24/01/2026 13:00 (4 saat önce)

"İtalya’da aile şirketleri 104 yıl ayakta kalıyor, Türkiye’de ise 34 yıl"

Bloomberg HT’de yayınlanan Üst Düzey programına konuk olan TKYD Genel Sekreteri Güray Karacar, Türkiye’deki aile şirketlerinin 34 yıllık kısa ömürlerini uzatabilmeleri için "Aile Anayasası" oluşturulmasının ve yazılı kültüre geçilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Türkiye de aile şirketlerinin en temel sorununun hayatta kalma olduğunu belirten Güray Karacar, Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye deki 2 milyondan fazla işletmenin %96 sının aile şirketi statüsünde olduğunu ifade etti.

TKYD nin Milano Borsası ile iş birliği içinde yürüttüğü araştırma, Türkiye için dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu: İtalya da aile şirketlerinin ortalama ekonomik ömrü 104 yıl, Türkiye de ise ortalama ekonomik ömrü 34 yıl.

Karacar, bu devasa farkın temel nedenini yazılı kültür eksikliğine bağladı.

İtalya daki kurucuların şirket değerlerini en baştan yazılı hale getirerek gelecek nesillere aktardığını, Türkiye’de ise yazma alışkanlığının zayıf olduğunu belirtti.

Bugün Türkiye de 100 yılı devirmeyi başaran şirket sayısının sadece 64 olduğu bilgisi paylaşıldı.

Kuşak çatışması ve Aile Anayasası X, Y ve Z kuşaklarının aynı yönetim kurulu masasında karar almasının zorluğuna değinen Karacar, çözüm olarak Aile Anayasası nı işaret etti.

Hissedarlar sözleşmesinin hukuki bir çerçeve sunduğunu ancak Neden kurulduk? , Geleceğe ne bırakmak istiyoruz? gibi soruların cevabının bu anayasada olması gerektiğini vurguladı.

Kuşakların gelişimi üzerine şu tespitlerde bulundu: Birinci Kuşak: Var gücüyle çalışıp bir değer yaratıyor.

İkinci Kuşak: Kurucunun yanında işin mutfağında yetişiyor. Üçüncü Kuşak: Hazır bir değerin üzerine geldiği için ya farklı işlere yöneliyor ya da çalışmamayı tercih edebiliyor.

Karacar, aile üyeleri ve profesyoneller arasında keskin bir ayrım yapılmasını doğru bulmadığını, eğitimli ve tecrübeli üçüncü kuşak üyelerinin aile desteğiyle çok yararlı olabileceğini savundu.

TKYD nin 180 den fazla kurumsal ve 480 bireysel üyesiyle şirketlere rehberlik ettiğini belirten Karacar, özellikle SPK düzenlemeleri çerçevesinde halka açık şirketlere destek verdiklerini ifade etti.

Yönetim kurullarındaki kritik bir kuralın altını çizdi: Yönetim kurulu başkanıyla CEO’nun aynı kişi olması bizim için uygun değil.

Hesap soranla hesap veren arasındaki ilişkinin düzenlenmesi lazım.

Bir işi kendiniz yapıyorsanız, kendinize hesap sormanız zordur.

Halka arzın sadece sermaye değil, kurumsal bir disiplin getirdiğini ifade eden Karacar, Avrupa da prestij olarak görülen halka açıklığın Türkiye de bazen şirket sıkıştı mı? algısıyla karşılandığını söyledi.

Ancak zorlu ekonomik koşullarda gelecek dönemde halka arzların artacağını öngörüyor.

Son olarak uluslararası kredi kuruluşlarının kriterlerine değinen Karacar, kurumsal yönetime uygun bir modelin bulunmamasının, kredi sürecine girişi dahi engelleyen en önemli beş maddeden biri olduğunu hatırlattı.

İlgili Sitenin Haberleri