Haber Detayı

Dünyanın ve insanlığın vicdanı
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
24/01/2026 04:00 (2 saat önce)

Dünyanın ve insanlığın vicdanı

Edebiyatın büyülü gerçekliğini yüklenerek çıktığı yolda dünyanın kötülüğüne karşı tüm zamanların ezilen, sömürülen, dışlanan insanların yaşam anlarının çağdaş destancısı, insanlığın vicdanı bir gazeteciydi Eduardo Galeano (1940-13 Nisan 2015).

Edebiyatın büyülü gerçekliğini yüklenerek çıktığı yolda dünyanın kötülüğüne karşı tüm zamanların ezilen, sömürülen, dışlanan insanların yaşam anlarının çağdaş destancısı, insanlığın vicdanı bir gazeteciydi Eduardo Galeano (1940-13 Nisan 2015).

İnsan olarak dünyanın acılarına kayıtsız kalan bir nesneye dönüşmemek için yazdı.

İnsan sesleriyle insanlık tarihinin damarlarına yaptığı binlerce yıllık yolculuğu; düş gücünün ve mizahının zenginliğiyle, nükte ve ironi yüklü büyüleyici anlatımıyla aktaran ve sözcüklere saygınlık kazandıran bir sözlü tarih ustasıydı o.

BELLEĞİN ARKEOLOG TARİHÇİSİ Chavez ’in “Birleşik Devletler’in askeri darbelere sahne olmayan yegâne ülke olmasının sebebi orada Birleşik Devletler büyükelçiliğinin bulunmamasıdır” diyerek Obama ’ya hediye ettiği Latin Amerika’nın Kesik Damarları’yla yüzyıllardır kanayan bir kıtaya dikkat çekti.

Amerika kıtasındaki yaşamın dünden bugüne fotoğrafını çektiği klasikleşen yapıtına eklediği Aşkın ve Savaşın Gündüz Geceleri’nde Latin Amerika halklarının güncel yaşamına ayna tuttu.

Ateş Anıları’nda (Yaratılış, Yüzler ve Maskeler, Rüzgârın Yüzyılı) Latin Amerika tarihini günümüze kadar öyküleştirdi.

Aynalar’da, fiziksel ve zihinsel sınırları aşarak tarihe gömülen, unutturulan gerçekliklerle evrensel bir tarih sundu.

Mayaların “Günler, bizi yaptı.

Ve bu şekilde doğduk biz, yani günlerin çocukları, sorgulayıcılar, yaşamı arayanlar” dediği yaradılış efsanesinden başlayarak “Bağımsızlık ve dış borç Latin Amerika ülkelerinde birlikte doğan ikiz kardeşlerdir” diyerek kıtanın sömürülme tarihini yazdı: Ve Günler Yürümeye Başladı.

Hikâye Avcısı’nda “Yerli tanrıları Amerika kıtasının fethinin ilk kurbanları oldular.

Muzaffer istilacılar suskunluğa mahkûm edilen tanrılara karşı savaşlarını putperestliğin kökünü kazıma diye adlandırdılar” diyerek dünyanın vicdanı bir yazar olduğunu kanıtladı.

Tepetaklak: Tersine Dünya Okulu’yla emperyalizmin yağmaladığı erdem, adalet ve toplumsal belleğin tarihsel yolculuğuna çıkardı okurunu.

Kadınlar’da eylemleri, susmaları, konuşmalarıyla tarihi değiştiren kadınları anlattı.

Yürüyen Kelimeler’de mitolojiye muzipçe yaklaşarak sıradanlıkolağandışılık, insanlar-hayvanlar, yer-gök, yaşam-ölüm, dile gelendile gelemeyen arasındaki engelleri kaldırdı. “Zamanın ayakları ve ağızlarıyız” diyerek Zamanın Ağızları’nda susturulmuş, sesinden yoksun bırakılmış bir dünyanın sessizliğinin sesi oldu.

GEZEGENİMİZ VE SEVMEK Helene’in Rüyaları (Delidolu), Biz Hayır Diyoruz (Metis), Söz Mezbahası (Belge), Papağanın Diriliş Öyküsü (Nesin) adlı kitaplara da imza atan Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol’da (Can) kültürel açıdan futbol gerçeğini anlattı.

Kucaklaşmanın Kitabı’nda (Can) vicdanları ve düşleriyle dünyadan insan manzaraları sundu, Galeano, -yayınevi adını yazmadığım tüm kitaplarını yayımlayan- Sel Yayıncılık’ın Süleyman Doğru çevirisiyle sunduğu son iki kitabında tüketim toplumunu ve sevgiyi odağına aldı.

Kullan-At: Gezegenimiz Yegâne Evimiz’de, “herkesin sorumlu olduğu-kimsenin sorumlu tutulmadığı” çevre ve iklim krizini anlattı.

Her şey hızla hurdaya çıkarıldı, doğa “evrensel süpermarket” in çöplüğüne dönüştürüldü, “yaşamı hor gören ve nesnelere tapan kalkınma” el üstünde tutuldu deyip uyardı: “Gezegenimizin ‘yegâne evimiz’ olduğunu anlamanın zamanıdır.” Sevmenin Kitabı’nda emperyalizme karşı direnişin bir biçimi, bir sığınak olarak dostluk, unutulan, ayrıntılarda gizlenen güzelliklerle “Her insan kendine has bir ışıkla parıldar.

Birbirinin aynı iki ateş yok” diyerek aşkın, sevginin hüzünlü, sihirli yüzlerini aydınlattı. “Alay et çünkü yıkılacaklar” düşüncesiyle efsane, düş, nükte, ironi yüklü biçemiyle ezilen insanların sesi olan insan sıcaklığının söz ustasına özlemle: “Biz insancıklar, her şeyin yok edicisi, hemcinslerimizin avcısıyız.

Makineler icat eden, icat ettiği makinelerin hizmetinde yaşayanlarız.”

İlgili Sitenin Haberleri