Haber Detayı

DEM Parti Sözcüsü Doğan: 'IŞİD zihniyetiyle komşu olmak isteyemeyen sorumluluk almalı'
Politika artigercek.com
23/01/2026 19:56 (4 saat önce)

DEM Parti Sözcüsü Doğan: 'IŞİD zihniyetiyle komşu olmak isteyemeyen sorumluluk almalı'

DEM Parti Sözcüsü Doğan, hem Suriye’deki saldırılara hem Türkiye’deki gözaltılara tepki göstererek; 'Kürtler öfkeli' ifadelerini kullandı. 'Zihniyeti IŞİD olan bir yapılanma Türkiye’nin komşusu olmak üzere' diyen Doğan, 'IŞİD zihniyetiyle karşı karşıya kalmak istemeyen sorumluluk üstlenmeli' dedi.

Artı Gerçek - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, gündemdeki konuları değerlendirmek üzere partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Doğan, DEM Parti’nin Eş Genel Başkanlarından oluşan bir heyetin önümüzdeki haftanın başından itibaren siyasi partileri ziyaret edeceğini duyurdu.

Doğan, görüşmelerde Rojava’daki izlenimlerin aktarılacağı ve aynı zamanda çözüm masasının güçlendirilmesi için çağrıların yapılacağını belirtti.

Ayşel Doğan, Diyarbakır’da 24 Ocak’ta yapılması planlanan mitingin valilik tarafından yasaklanmasına, CHP’nin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında hapis cezasının verilmesine ve çok sayıda internet sitesi ile gazetecinin sosyal medya hesabına erişim yasağının getirilmesine de tepki gösterdi.

Şam geçiş hükümetinin 6 Ocak’tan beri Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim bölgelerine yönelik devam eden saldırıları dolayısıyla DEM Parti’nin bir kriz koordinasyonu oluşturduğunu belirten Doğan, “Bir yandan iç dış diplomasiyi sürdürmeye çalışıyoruz.

Öte yandan halkın haklı itirazının yanında durmaya çalışıyoruz.

Bir de tabii bir yanında da bu işin ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ var.

Biz genel olarak tüm bu yaşananların ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalama girişimi olarak görüyoruz.

Sabote etme girişimi olarak görüyoruz” diye konuştu.

GÖZALTI VE TUTUKLAMALARA TEPKİ Şam hükümetinin saldırılarının protesto edilmesi nedeniyle Türkiye’de 20 Ocak’tan bu yana İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre 356 kişinin gözaltına alındığını, 35 kişinin tutuklandığını, 45 kişinin ise adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldığını belirten Ayşegül Doğan, devamında şunları söyledi: “Yine bize gelen bilgilere göre en az 417 kişi gözaltına alınmış, en az 60 kişi tutuklanmış ve hâlihazırda en az 100 kişi gözaltında.

Viranşehir’de 2,5-3 aylık bebeğin anne babası Sevgi Talay ve eşi Serhat Talay da gözaltında.

Şimdi 2,5 aylık bebeği olan bir annenin vicdanı Rojava’da yaşananları kabul etmiyor ve bunun için o yürüyüşlere katılıyor.

Demokratik bir biçimde tepkisini ortaya koyuyor.

Anneye yapılan muamele ne?

İÇİŞLERİ BAKANIĞI'NA ÇAĞRI Buradan İçişleri Bakanlığı’na seslenmek istiyoruz.

Bu gözaltılar, tutuklamalar, kötü muamele, işkence; asıl suç bu.

Bunu yapmaktan vazgeçin.

Rojava protestolarını böyle kuşatmak, hak değilmiş, meşru değilmiş gibi davranmak ya da o protestolardaki kalabalığın artmaması için gözdağı vermek, yasak kararı almak ancak ve ancak öfkeyi kabartır.

Bunu yapmayın.” 'BU DİL ÇÖZÜM DİLİ DEĞİL' Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Rojava hakkında açıklamaların yapıldığını ve DEM Parti’nin nerede durduğunun sorulduğunu belirten Ayşegül Doğan, şunları söyledi: “DEM Parti olarak şöyle düşünüyoruz; Kürtler söz konusu olduğunda ne yazık ki çok kolay hortlayan bir ırkçılık var.

Kürt herhangi bir statüye ya da demokratik bir kazanıma sahip olmasın diye hızlıca ortaklaşabilenler olduğunu da gördük bu süre zarfında.

Üstelik bunun yalnızca Kürt karşıtlığı olmadığını söyledik.

Dedik ki bu hukuksuzluktur.

Gerginlik üreten, tedirginlik yaratan, güvensizliği pekiştiren, dostluktan uzaklaştıran, çözüm arayışının yerine yeniden kavgayı hatırlatan, onun referanslarını esas alan bir dil kullanılıyor.

Dille ilgili de çok uyarı yaptık.

Yineliyoruz.

Bu dil çözüm arayışının dili değil.” 'AMBALAJ HTŞ, ZİHNİYET IŞİD OLAMAZ' Şam geçiş hükümetinin Rojava’da yaptıklarına dikkat çeken Ayşegül Doğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: “Ambalaj HTŞ Suriye’de… Geçici yönetim HTŞ, öyle değil mi?

Peki Suriye ordusunun yaptığı işleri görüyorsunuzdur.

Takip edemeyenler, görmeyenler için söyleyelim.

Geçenlerde IŞİD’e karşı savaşmış SDG’li Arapların mezar taşları tahrip edildi.

IŞİD’e karşı savaşan SDG’li Araplardan Suriye ordusu mensupları neden rahatsız?

Eğer IŞİD niyetini taşımıyorlarsa neden rahatsız olduklarını ifade etmek durumundalar. ‘Türkiye neden Kürtler yerine HTŞ tercihi yaptı’ diye soranlara yanıt vermesi gerekenler ülkeyi yönetenler, biz değiliz, bu tercihi yapanlar.

Bize Milli Savunma Bakanı’nın yaptığı açıklama soruluyor.

Eğer destek istenirse gitmeye hazırız.

Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalar soruluyor.

Bunlara tepki duyuluyor.

Bunlara yanıt vermesi gereken iktidar bugün.

Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz, olmamalı.

İsyanımızın da öfkemizin de nedeni budur ve bu yalnızca Kürt’e yönelik bir tehdit değildir.

Bu bir insanlık meselesi.

Yine içeride barış, dışarıda savaş nasıl olacak?

Bakınız, Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar Türkiye’deki Kürtlerde yeni bir kırılma yarattı diye konuşuluyor günlerdir.

Evet, yeni bir kırılma yarattı. 'KÜRTLER ÖFKELİ, KIZGIN' Kürtler öfkeli, kızgın, kırgın.

Bu kırılma derinleştirilmemeli çünkü bu sadece bir güven krizi değil.

İktidarın zaten sorgulanan süreçle ilgili samimiyetine, sahiciliğine yeni bir gölge düşmüş oldu.

Bu gölgeyi kaldıracak olan da sorumlular.

Bunu onarmak iktidarın sorumluluğunda.

Şu anda maalesef Türkiye’de Kürtlerin her kazanımı sanki Türkiye’ye karşı bir millî güvenlik tehdidiymiş gibi görülüyor.

Oysa bakın, ambalajı HTŞ, zihniyeti IŞİD olan bir yapılanma Türkiye’nin sınır komşusu olmak üzere.

Bunun önümüzdeki yıllar içerisindeki etkileri şimdiden öngörülmez ve buna ilişkin tedbirler alınmazsa yarın gerçekten çok geç olabilir.

Buradan yarın IŞİD zihniyetiyle karşı karşıya kalmak istemeyen herkese sorumluluk üstlenme çağrısı yapıyoruz.” (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri