Haber Detayı
Büyü bozdurmak günah mı? Diyanet'e göre büyü bozdurmak caiz mi?
İnsanlık tarihi, bilinmezliğin korkusu ve doğaüstü güçlere hükmetme arzusuyla şekillenen inanç pratikleriyle doludur. Bu pratiklerin en karanlık ve en tartışmalı olanı, hiç şüphesiz büyüdür (sihir). Kuran-ı Kerim'de varlığı kabul edilen ancak yapılması ve yaptırılması en büyük günahlardan (kebair) sayılan büyü, insanların iradelerini, duygularını veya sağlıklarını etkilemek amacıyla şeytani güçlerden yardım alınarak yapılan bir işlemdir. Hayatında ani olumsuzluklar yaşayan, evliliğinde huzursuzluk çıkan, işleri ters giden veya açıklanamayan ruhsal sıkıntılar çeken birçok kişi, "Acaba bana büyü mü yapıldı?" şüphesine kapılır.
Bu şüphe, insanı çaresizlik içinde bir çözüm aramaya iter.
İşte tam bu noktada, büyü bozma adı altında yürütülen faaliyetler devreye girer.
İnsanların manevi boşluğundan ve korkularından beslenen bu alan, dinin sınırlarını zorlayan, imanı tehlikeye atan ve suistimale son derece açık bir zemindir.
İslam inancına göre büyü gerçektir ve haktır; yani tesiri olabilir.
Peygamber Efendimiz e (s.a.v.) bile Yahudi bir büyücü tarafından büyü yapıldığı ve Efendimizin bu sıkıntılı durumdan Felak ve Nas surelerinin indirilmesiyle kurtulduğu sahih hadis kaynaklarında sabittir.
Ancak İslam, büyünün varlığını kabul etmekle birlikte, onunla mücadele yöntemini çok keskin çizgilerle belirlemiştir.
Büyüye karşı başvurulacak yol, yine büyünün kendisi midir, yoksa Allah ın kelamı mıdır?
Fıkhi hüküm, işte bu yöntem ayrımında gizlidir.
BÜYÜ BOZDURMAK GÜNAH MI VE YÖNTEM MESELESİ Halk arasında en çok merak edilen büyü bozdurmak günah mı sorusunun cevabı, büyüyü ne ile bozduğunuz sorusuna bağlı olarak değişir.
İslam alimleri, büyü bozma işlemini Nuşre kavramı altında ele alır ve bunu ikiye ayırır.
Birincisi; yapılan bir büyüyü, yine büyücülere giderek, cinlerden yardım alarak veya İslam dışı ritüellerle (necis maddeler kullanarak, kurban keserek, bilinmeyen tılsımlar yazarak) bozdurmaya çalışmaktır.
Bu yöntem, Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından kesin bir dille yasaklanmış ve şeytan işi olarak nitelendirilmiştir.
Dolayısıyla, büyü yapıldı şüphesiyle büyücülere, medyumlara veya cinci hoca diye tabir edilen şarlatanlara gidip büyü bozdurmak haramdır, büyük günahtır ve hatta insanı küfre (dinden çıkmaya) kadar götürebilir. Çünkü bu eylemde, Allah tan başkasından medet umma ve şer güçlerle işbirliği yapma (şirk) tehlikesi vardır.
İkinci yöntem ise; büyüyü Kuran-ı Kerim ayetleriyle, sahih dualarla ve Allah a sığınarak etkisiz hale getirmektir.
İşte İslam ın izin verdiği ve tavsiye ettiği yol budur.
Eğer bir kişi, üzerindeki manevi ağırlıktan kurtulmak için Felak, Nas, İhlas surelerini, Ayetel Kürsi yi okuyor veya okutuyorsa, bu büyü bozmak değil, rukye (şifa duası) yapmaktır.
Bu şekilde büyü bozdurmak caiz mi sorusunun cevabı; evet, Kuran ve sünnete uygun dualarla yapılan tedavi caizdir ve helaldir.
Ancak burada da dikkat edilmesi gereken husus, okuyan kişinin bunu bir ticaret kapısı haline getirmemesi ve şifa verenin sadece Allah olduğuna inanılmasıdır.
DİYANET İN GÖRÜŞÜ VE KORUNMA YOLLARI Diyanet İşleri Başkanlığı, büyü ve sihir konularında vatandaşları hurafelerden uzak durmaları konusunda sürekli uyarır.
Diyanet in fetvalarına göre; büyü yapmak da yaptırmak da İslam ın yedi helak edici günah olarak saydığı en büyük suçlardan biridir.
Büyüye maruz kaldığını düşünen bir müminin yapması gereken ilk şey, Allah a tam bir teslimiyetle sığınmaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), her gece yatmadan önce İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyup avucuna üfler ve elleriyle bütün vücudunu sıvazlardı.
Bu uygulama, her türlü şerden, nazardan ve büyüden korunmanın en etkili manevi zırhıdır.
Ayrıca evde Bakara Suresi nin okunması da tavsiye edilmiştir; çünkü hadis-i şerifte Bakara Suresi okunan eve şeytan giremez ve büyücüler ona güç yetiremez buyurulmuştur.
Dolayısıyla, büyü bozdurmanın günahı var mı endişesi taşıyanlar, şüpheli kapıları çalmak yerine, Kuran ın şifa olan ayetlerine sarılmalıdır.
Kurşun döktürmek, tütsü yakmak, muska yazdırmak gibi halk inançları ise genellikle İslam öncesi geleneklerden veya batıl inançlardan kaynaklanır.
İçinde ne yazdığı belli olmayan muskaları takmak veya garip ritüellerden medet ummak, dinen sakıncalıdır.
SUİSTİMAL VE PSİKOLOJİK BOYUT Konunun en tehlikeli boyutu, insanların çaresizliğinin sömürülmesidir.
Kendisinde büyü olduğunu düşünen kişiler, genellikle psikolojik sorunlar (depresyon, anksiyete, panik atak) yaşayan veya hayatında travmatik olaylar atlatan bireylerdir.
Bu ruh halindeki insanları sende papaz büyüsü var , kısmetin bağlanmış gibi korkutucu ifadelerle kandıran sahtekarlar, hem maddi hem de manevi büyük bir yıkıma neden olurlar.
Diyanet, bu tür kişilere itibar edilmemesi gerektiğini vurgular.
Bir Müslümanın inancına göre, Allah izin vermedikçe hiçbir büyücü veya cin kimseye zarar veremez.
Zarar ve fayda sadece Allah tandır inancı (Tevhid), büyünün psikolojik etkisini kırmanın en güçlü yoludur.
Eğer kişi ruhsal bir sıkıntı yaşıyorsa, öncelikle tıbbi ve psikolojik destek almalı; bunun yanında manevi destek olarak ibadetlerine sarılmalı ve dua etmelidir.
Büyü bozdurmak adına şüpheli kişilere gitmek, sadece cüzdanı değil, ahireti de kaybetme riski taşır.
Sonuç olarak; büyü bozdurmak için gayrimeşru yollara sapmak büyük günahtır.
Meşru yol ise sadece Kuran a ve Allah a sığınmaktır.
Mümin, korkularının esiri değil, Rabbinin kuludur.