Haber Detayı

Eşitsizlikte 'uçurum' devri: Bir milyarderin 19 dakikası emekçinin 1 yılına eşit!
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
23/01/2026 12:42 (6 saat önce)

Eşitsizlikte 'uçurum' devri: Bir milyarderin 19 dakikası emekçinin 1 yılına eşit!

Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu, milyarder servetleri ile emek gelirleri arasındaki farkın tarihi boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de bir milyarderin çok kısa bir sürede elde ettiği kazanç, bir emekçinin yıllık gelirine denk geliyor. KEDV, bu tabloyu gelir adaleti ve servet vergisi tartışmaları açısından kritik bir kırılma noktası olarak değerlendirdi.

Oxfam’ın yayımladığı Eşitsizlik Raporu, küresel servet dağılımındaki uçurumu bir kez daha ortaya koydu.

Rapora göre küresel milyarder serveti 2025 yılında tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı.

Oxfam Konfederasyonu üyesi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) ise rapordan hareketle, Türkiye’de sınırlı oranlı bir servet vergisinin kamu bütçesine olası etkilerini değerlendirdi.

OXFAM RAPORU DAVOS GÜNDEMİNDE Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu başlarken yayımlanan Oxfam Eşitsizlik Raporu, küresel ölçekte servet eşitsizliğinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Rapora göre milyarderlerin toplam serveti, son beş yılın ortalamasının üç katı hızla artarak 2025’te 18,3 trilyon dolar la rekor seviyeye ulaştı.

Raporda, bu artışın dünya genelinde her dört kişiden birinin düzenli olarak yeterli gıdaya erişemediği ve dünya nüfusunun neredeyse yarısının yoksulluk koşullarında yaşadığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekildi.

MİLYARDER SERVETİ BEŞ YILDA YÜZDE 81 ARTTI Oxfam’ın “ Servet İktidarı: Milyarderlerin Gücüne Karşı Eşitliği Savunuyoruz ” başlıklı raporunda, süper zenginlerin ekonomik güçlerini siyasi etkiye dönüştürerek toplumların hak ve özgürlüklerini kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirebildiği vurgulandı.

Raporda, milyarder servetlerindeki hızlı artışın ABD’de Trump yönetiminin izlediği milyarder yanlısı politikalarla örtüştüğü ifade edildi.

Bu süreçte süper zenginlere yönelik vergi indirimleri yapılırken, büyük şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin küresel girişimlerin zayıflatıldığı ve tekel karşıtı politikaların geri çekildiği belirtildi.

Geçen yıl dünyada milyarder sayısı ilk kez 3.000’i aşarken, Elon Musk yarım trilyon doları aşan servetiyle bu eşiği geçen ilk isim oldu.

TÜRKİYE’DE SERVET DAĞILIMI DİKKAT ÇEKİYOR Oxfam Eşitsizlik Raporu’na dayanan Türkiye verileri de çarpıcı bir tablo ortaya koydu.

Türkiye’deki 30 milyarderin toplam serveti, 30 Kasım 2025 itibarıyla 73,8 milyar dolar, yani 3,07 trilyon TL seviyesine ulaştı.

Bu tutar, ülke nüfusunun yüzde 44’üne karşılık gelen yaklaşık 38,5 milyon kişinin toplam varlığından daha fazla.

Hem 2024 hem de 2025 listesinde yer alan milyarderlerin kişi başına serveti ortalama 496,3 milyon dolar artarken, bu artış hızıyla bir milyarderin ortalama ücretli bir çalışanın bir yıllık gelirini elde etmesi yalnızca 19 dakika sürüyor.

Türkiye’de en zengin yüzde 1 ’lik kesimde bulunan bir kişinin serveti, en yoksul yüzde 50 ’lik kesimde yer alan bir kişiden 1.271 kat daha fazla.

Nüfusun en yoksul yarısı toplam servetin yalnızca yüzde 2,8 ’ine sahipken, en zengin yüzde 1 ’lik kesim toplam servetin yüzde 38,1 ’ini elinde tutuyor.

Kadınların işgücü geliri ise erkeklerin kazancının yalnızca yüzde 41 ’i seviyesinde bulunuyor.

ZENGİNLERİN VERGİLENDİRİLMESİ GÜNDEME GELEBİLİR Oxfam Konfederasyonu üyesi Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Oxfam’ın Eşitsizlik Raporu’ndan hareketle Türkiye için olası bir servet vergisinin etkilerini analiz etti.

KEDV’e göre yalnızca yüzde 5 oranında uygulanacak bir servet vergisiyle 153 milyar TL kaynak yaratılabilir.

Bu kaynağın sağlık, eğitim ve sosyal harcamalarda önemli artışlar sağlayabileceği belirtilirken; sağlık bütçesinin yüzde 10 , eğitim bütçesinin yüzde 8 , sosyal harcamalar bütçesinin ise yüzde 145 oranında artırılabileceği ifade edildi.

Elde edilecek kamu kaynağıyla 5,6 milyon çocuğa eğitim yılı boyunca günlük beslenme öğünü sağlanabileceği, 85.000 uzman doktor ile atama bekleyen 174.000 öğretmenin istihdam edilebileceği, kadın çiftçiler ve kadın girişimciler için doğrudan destek programlarının hayata geçirilebileceği vurgulandı.

Ayrıca iklim krizi ve afetlere karşı toplumsal dirençliliği artıracak yatırımların da bu kaynakla mümkün olabileceği kaydedildi.

İlgili Sitenin Haberleri