Haber Detayı
Türkiye sukuk piyasasında küresel bir oyuncu olarak konumunu pekiştiriyor
TKBB Genel Sekreteri İsmail Vural, Türkiye'nin sukuk piyasasının 2025'teki performansını değerlendirerek, ülkenin artık bu alanda küresel ölçekte yön veren bir aktör olduğunu belirtti. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile katılım bankalarının sukuk ihracı, uluslararası yatırımcılar tarafından büyük ilgi görmekte.
Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Genel Sekreteri İsmail Vural, Türkiye'nin sukuk (kira sertifikası) piyasasının 2025 yılında sergilediği performansa ilişkin, "Türkiye, artık bu piyasada sadece bir katılımcı değil, küresel ölçekte yön veren öncü bir oyuncudur." dedi.AA muhabirinin TKBB'den edindiği bilgilere göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı geçen yıl yurt içinde 233 milyar lira, yurt dışında 2,5 milyar dolar tutarında sukuk ihracı gerçekleştirirken, katılım bankaları yılın 11 ayında 183 ihraçla 189,4 milyar lira sukuk ihracı hacmine ulaştı.Sukuk artık temel ve stratejik bir ürün olarak öne çıkıyorKonuya ilişkin değerlendirmede bulunan TKBB Genel Sekreteri İsmail Vural, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Varlık Fonunun (TVF) sukuk piyasasında uluslararası yatırımcılar tarafından yakından takip edilen ve ihraçları yüksek ilgi gören stratejik ihraççılar konumunda olduğunu söyledi.Bu kurumların yurt dışı piyasalarda gerçekleştirdiği işlemlerin yatırımcıların Türkiye'nin ekonomik potansiyeline ve finansal araçlarının derinliğine olan güvenini yansıttığını anlatan Vural, "Kamu otoritelerimizin bu öncü ve başarılı adımları, ülkemizin uluslararası fonlama kapasitesinin genişlemesine ve piyasa likiditesinin güçlenmesine kıymetli zemin hazırlamaktadır." dedi.Vural, oluşan bu olumlu iklimin sektör geneline yansıdığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kamu kurumlarımızın yurt dışı ihraçlarındaki başarı grafiği, katılım finans kuruluşlarımızın küresel arenadaki işlemlerine de pozitif bir ivme kazandırmaktadır. 2025 yılı içerisinde Vakıf Katılımın gerçekleştirdiği 500 milyon dolar tutarındaki kira sertifikası ihracına gelen yaklaşık 1,8 milyar dolarlık rekor talep, bu güven zincirinin önemli bir halkasıdır.
Körfez Bölgesi'nden Avrupa'ya kadar geniş bir coğrafyadan 80'den fazla uluslararası yatırımcı grubunun bu süreçlere dahil olması, Türkiye'nin güvenilir bir aktör olduğunun göstergesidir."Kira sertifikası piyasasının sadece bankacılık sektörüyle sınırlı kalmadığını, özel sektörün de bu enstrümana olan ilgisinin kritik seviyeye ulaştığını ifade eden Vural, "Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verileri, özel sektörümüzün finansal enstrüman çeşitliliği arayışında kira sertifikasını artık temel ve stratejik bir ürün olarak konumlandırdığını doğrulamaktadır." diye konuştu.Vural, banka dışı kuruluşlar tarafından gerçekleştirilen yoğun ihraçların reel sektörün faizsiz finansmana erişimindeki kararlılığını ve piyasanın çok yönlü gelişimini kanıtladığını aktararak, finansal mimarideki bu derinleşmenin sürdürülebilir kalkınmanın finansmanında sukukun rolünü her geçen gün daha da güçlendirdiğini dile getirdi."2025'te yurt içi piyasalarda 1,1 milyar lira tutarında yeşil ve sürdürülebilir sukuk ihraç edildi"İsmail Vural, Hazine ve Maliye Bakanlığının yurt içinde gerçekleştirdiği 233 milyar liralık ihraç ve katılım bankalarının toplam 189,4 milyar liralık hacmi ile 2025 yılının tarihi bir dönem olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye, artık bu piyasada sadece bir katılımcı değil, küresel ölçekte yön veren öncü bir oyuncudur.
Özellikle değişken getirili yapılarıyla piyasa derinliğini artıran TLREFK (Türk Lirası Gecelik Katılım Referans Getiri Oranı) endeksli sukuklar, 2025 yılında yeni nesil ürünler arasında öne çıkmıştır.
Sadece eylül-aralık döneminde bu kapsamda 151 milyar TL tutarında ihraç gerçekleştirilmesi, yatırımcıların bu likit ve şeffaf getiri modellerine olan ilgisini kanıtlamaktadır."Vural, tematik sukuk alanında da stratejik bir gelişim izlendiğini belirterek, SPK verilerine bakıldığında 2025 yılında yurt içi piyasalarda 1,1 milyar lira tutarında yeşil ve sürdürülebilir sukuk ihraç edildiğini kaydetti.Emlak Katılımın öncülüğünde hayata geçirilen ve yıllık yaklaşık 2 bin ton karbon emisyonu azaltımını hedefleyen çevre odaklı projelerin de katılım finansın sürdürülebilirlik vizyonunu pekiştirdiğini vurgulayan Vural, "Altına dayalı ve döviz cinsinden ürün çeşitliliğiyle birlikte Türkiye, katılım finansın küresel merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir." dedi.