Haber Detayı

Türkiye, yeni nesil yatırımla ihracat gücünü artıracak
Ekonomi ekonomim.com
23/01/2026 00:00 (2 saat önce)

Türkiye, yeni nesil yatırımla ihracat gücünü artıracak

Boru sektörü hem Türkiye’de hem dünyada altyapının ve sanayinin belkemiğini oluşturan stratejik bir alan. 2025 itibarıyla sektör, zorluklarla birlikte önemli fırsatları da içerisinde barındırıyor. Sektör, doğru yatırımlar ve uzun vadeli stratejilerle büyümesini sürdürme potansiyeline sahip. 2026 sonrası Türkiye, teknoloji yatırımları, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve çevresel uyum ile boru sektöründe atak yapabilir.

MÜBERRA TAŞCI GÜREŞ Boru endüstrisi, sıvıların, gazların ve bazı durumlarda katı maddelerin bir noktadan başka bir noktaya güvenli, kontrollü ve sürekli şekilde taşınmasını sağlayan boruların üretimi, işlenmesi ve tedarikini kapsayan sanayi koludur.

Çelik, dökme demir, plastik (PVC, PE, PPR), kompozit ve özel alaşımlardan üretilen borular; altyapının, sanayinin ve enerji sistemlerinin temel bileşenleri arasında yer alıyor.

Kısaca boru sektörü, modern yaşamın “görünmeyen ama vazgeçilmez” taşıyıcı sistemidir diyebiliriz.

Boru sistemleri başta su ve atık su altyapıları, doğalgaz ve petrol hatları, enerji santralleri, petrokimya tesisleri, inşaat ve konut projeleri, tarım sulama sistemleri, madencilik, endüstriyel üretim tesisleri ve HVAC (ısıtma-soğutma) uygulamalarında kullanılıyor.

Şehirlerin içme suyundan sanayideki proses hatlarına, enerji güvenliğinden tarımsal verimliliğe kadar çok geniş bir alanda kritik rol oynuyor.

Bu nedenle boru sektörü, yalnızca bir sanayi kolu değil; aynı zamanda altyapı, enerji ve kalkınma politikalarının doğrudan parçasıdır.

Üretim gücü yüksek Türkiye’de boru sektörü, güçlü üretim altyapısı ve ihracat kapasitesiyle öne çıkan sektörlerden biri.

Özellikle çelik boru üretiminde Türkiye, Avrupa ve yakın coğrafyada önemli bir tedarikçi konumunda.

Plastik boru segmentinde de hem iç pazarda hem ihracatta güçlü bir sanayi yapısı bulunuyor. 2025 yılına gelindiğinde Türkiye’de boru sektörünü etkileyen en önemli unsurlar; altyapı yatırımları, enerji projeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları ve ihracat pazarlarındaki talep oldu.

Deprem sonrası yeniden yapılanma süreci, iç pazarda altyapı ve inşaat odaklı boru talebini canlı tutarken; enerji iletim hatları ve sanayi yatırımları sektöre ek ivme sağladı.

Enerji dönüşümü ve altyapı yenileme ihtiyacı Global ölçekte ise 2025 yılında boru sektörü, enerji dönüşümü ve altyapı yenileme ihtiyacı ekseninde şekilleniyor.

Bir yandan petrol ve doğalgaz boru hatları hâlâ önemini korurken, diğer yandan hidrojen, yenilenebilir enerji, karbon yakalama ve su yönetimi gibi alanlarda yeni nesil boru sistemlerine yönelik talep artıyor.

Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaşlanan altyapının yenilenmesi, boru sektörünü orta ve uzun vadede destekleyen en önemli dinamiklerden biri oluyor.

Aynı zamanda iklim değişikliği kaynaklı kuraklık riskleri, su altyapısına yapılan yatırımları artırmış, bu da sektöre küresel ölçekte yeni fırsatlar yaratıyor.

Boru sektörü hammadde ve karbon baskısıyla yenileniyor Ancak hem Türkiye’de hem globalde boru sektörünün karşı karşıya olduğu önemli zorluklar da bulunuyor.

Bunların başında hammadde maliyetlerindeki dalgalanma geliyor.

Çelik fiyatları, enerji maliyetleri ve lojistik giderleri üreticilerin karlılığını baskılıyor.

Küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri, antidamping soruşturmaları ve teknik standart farklılıkları da ihracatçı firmalar için risk oluşturuyor.

Türkiye özelinde ise finansmana erişim maliyetleri ve iç pazardaki fiyat baskısı sektörün dikkatle yönettiği konular arasında yer alıyor.

Bir diğer önemli zorluk, sürdürülebilirlik ve çevresel standartlar diyebiliriz.

Global pazarlarda karbon ayak izi, üretim süreçlerinin çevresel etkisi ve geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı giderek daha belirleyici hale geldi.

Avrupa Birliği’nin yeşil mutabakat ve sınırda karbon düzenlemeleri, Türk boru üreticilerini de yakından ilgilendiriyor.

Bu durum kısa vadede maliyet baskısı yaratsa da uzun vadede teknoloji yatırımı yapan firmalar için rekabet avantajına dönüşüyor.

Sektörde bu zorluklara karşı geliştirilen çözümler ise hem Türkiye’de hem dünyada benzer bir çizgide ilerliyor.

Firmalar daha verimli üretim teknolojilerine, otomasyona, enerji tasarrufuna ve yüksek katma değerli ürünlere yöneliyor.

Özel alaşımlı borular, yüksek basınç ve yüksek sıcaklığa dayanıklı ürünler, altyapı projeleri için uzun ömürlü ve düşük bakım gerektiren sistemler ön plana çıkıyor.

Aynı zamanda dijitalleşme ile üretim süreçlerinin izlenmesi, kalite kontrolün artırılması ve maliyetlerin optimize edilmesi sektörde yaygınlaşıyor.

Türkiye’nin boru üretimi global rekabetini sürdürüyor Türkiye açısından baktığımızda boru sektörü, güçlü üretim kabiliyeti ve coğrafi konum avantajı sayesinde global pazarlarda rekabet gücünü koruyor.

Ancak bu gücün sürdürülebilir olması için teknoloji yatırımları, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve çevresel dönüşüme uyum kritik öneme sahip.

Global ölçekte ise boru sektörü, enerji dönüşümü ve altyapı yatırımları sayesinde büyüme potansiyelini korurken; maliyet, ticaret politikaları ve sürdürülebilirlik başlıkları sektörün ana gündem maddeleri olmaya devam ediyor.

İlgili Sitenin Haberleri