Haber Detayı
İKSV’nin yeni Genel Müdürü Yeşim Gürer Oymak: Önceliğim bu köklü mirası geleceğe taşımak
İKSV’nin Genel Müdürlüğü görevini devralacak Yeşim Gürer Oymak, kurumun temsil ettiği köklü gelenek ve mirası devam ettirmeyi önceliğine alarak disiplinlerarası diyaloğu teşvik eden etkinliklerle, erişim ve kapsayıcılığı daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Meltem KERRARmeltemkerrar@gmail.com50 yılı geride bırakan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) üst yönetiminde değişim gerçekleşti.
Genel müdürlük görevini temmuz başından itibaren Yeşim Gürer Oymak üstlenecek.Oymak bayrağı 2002’den bu yana bu görevi yürüten ve 2021 yılından bu yana İKSV Yönetim Kurulu üyeleri arasında yer alan Görgün Taner’den devralıyor. 1983’ten bu yana İKSV ekibinde yer alan, 1994-2002 yılları arasında İstanbul Caz Festivali direktörlüğünü de üstlenen Taner, vakıf yönetimindeki yeni dönemle ilgili “Uzun yıllardır birlikte çalıştığım değerli ekip arkadaşım Yeşim Gürer Oymak’ın İKSV Genel Müdürü olarak atanmasından büyük mutluluk ve gurur duyuyorum.
Sanatın farklı disiplinlerinde engin birikime sahip, kurum içinden yetişen, çalışkan ve vizyoner bir kültür yöneticisinin İKSV’nin bundan sonraki yolculuğuna liderlik edecek olması hepimiz için kıvanç vesilesi” diyor.Taner, kurumda bundan böyle Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev yapmaya devam edecek.
Prof.
Dr.
Teoman Akünal, Zeynep Hamedi ve Görgün Taner’den oluşacak İKSV Yürütme Kurulu, Bülent Eczacıbaşı’nın başkanlığındaki İKSV Yönetim Kurulu’na bağlı olarak çalışmalarını sürdürecek.2017 Eylül ayından bu yana Genel Müdür Yardımcısı olarak İKSV yönetiminde yer alan Yeşim Gürer Oymak ile yeni dönemi konuştuk.20 yıldır farklı konumlarda hizmet verdiğiniz İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nda bu yıl genel müdürlük görevini Görgün Taner’den devralıyorsunuz.
Bu değişim süreci nasıl oldu anlatır mısınız?
İKSV ekibine 2006 yılında İstanbul Müzik Festivali Direktörü olarak katıldım ve bu görevi 2018 yılına kadar sürdürdüm. 2017 Eylül ayından bu yana ise vakıfta genel müdür yardımcısı olarak görev alıyorum.
Eş zamanlı olarak Leyla Gencer Şan Yarışması eş-direktörlüğünü de sürdürüyorum. 20 yıl boyunca hem artistik hem de yönetsel alanlarda farklı roller üstlendikten sonra İKSV’nin genel müdürlüğü görevine atanmak büyük bir onur benim için.
Bu görevi, uzun yıllar birlikte çalıştığım Görgün Taner’den devralmak ve İKSV’nin köklü mirasını ekip arkadaşlarımla birlikte geleceğe taşımak için büyük heyecan duyuyorum.Uzun vadeli bakış önemli Sinemadan müziğe, plastik sanatlardan tiyatroya Türkiye kültür-sanat ortamına belki de en önemli katkıları sağlayan bir kurum İKSV.
Bunun bir parçası ve şimdi ‘yön göstericisi’ olmak nasıl bir sorumluluk ve bakış açısı getiriyor sizce?
İstanbul Kültür Sanat Vakfı, elli yılı aşkın süredir kültür-sanatın birçok farklı disiplinine katkı sağlayan önemli bir aktör.
Nitelikli içerikler sunarak klasik ve güncel müzik, sinema, tiyatro, güncel sanat gibi birçok farklı alanda ilgi ve beğeninin gelişmesinde öncü rol oynayan İKSV, sanatçıların üretimlerini destekleyen, izleyicilerle buluşmalarını sağlayan, kültür-sanat ekosistemini farklı yönleriyle ve tüm paydaşlarıyla destekleyen bir kurum.
Son yirmi yılda bu yapının içinde yer almak, yıllar boyunca bu üretim sürecine katkı sunmak benim için başlı başına bir övünç kaynağı.
Bir kurumun yönünü belirlerken yalnızca yapısal işleyişi değil, temsil ettiği değerleri de gözetmek; kararları daha kapsayıcı ve uzun vadeli bir bakışla ele almak gerekiyor.
Bu da tabii ki büyük bir sorumluluk.Uzun bir deneyim yaşadığınız kültür-sanat dünyasında, projeler üretirken yaşadığınız en büyük zorluklar neler oldu?
Kültür-sanat son derece kırılgan bir alan.
Bazen teknik ya da lojistik nedenler, bazen maddi kaynakların sınırlılığı, bazen de toplumsal gelişmeler projelerin seyrini kolaylıkla etkileyebiliyor.
Ama bana göre asıl zorluk, tüm bu değişkenler içinde uzun vadeli bir vizyonu istikrarla sürdürebilmek.
Yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünerek programlar geliştirmek; farklı izleyici profillerine ulaşmak, gençlere alan açmak, tüm bunları dengeli ve sürdürülebilir bir yapıyla hayata geçirmek.
Öte yandan, bu dönüştürücü, besleyici ve ilham verici bir süreç aynı zamanda.Yıl boyunca yaşayan bir kültür-sanat ekosistemiTemmuz ayında başlayacağınız yolculuğunuzda İKSV için yeni ve farklı program ve projeler düşünüyor musunuz?
Bu anlamda hayalleriniz neler?
İKSV, 50 yıl önce güçlü bir vizyonla kurulmuş ve geçen yarım yüzyıl boyunca değişen dünyayı dikkatle izleyerek kendini yenilemeyi, dönüşmeyi ve bu sayede etkinliklerini sürdürülebilir kılmayı başarmış bir kurum.
En önemli önceliğim bu köklü mirası ve ruhu koruyarak geleceğe taşımak olacak.
Sanatsal seviyesi yüksek, disiplinlerarası diyaloğu teşvik eden etkinlikler düzenlemek, erişim ve kapsayıcılığı daha da güçlendirmek, genç sanatçıların üretim süreçlerine uzun vadeli destek sunmak, gençlerin daha çok etkinliğe katılabilmeleri için alan açmak ve yürüttüğümüz çalışmaların kültür politikaları alanına yansımasını sağlamak her zaman önceliklerimiz arasında olacak. 2026’da gerçekleştirdiğimiz tüm etkinliklerde de bu başlıklara odaklanmayı sürdüreceğiz.
İKSV’nin yalnızca festivallerle sınırlı olmayan, yıl boyunca yaşayan bir kültür-sanat ekosistemi olarak farklı coğrafyalara, farklı yaş gruplarına ve topluluklara daha fazla temas etmesini hayal ediyorum.
Temmuz ayında başlayacak bu yolculuğu, İKSV ekibi, sanatçılar, izleyiciler ve tüm paydaşlarla birlikte, dayanışma içerisinde şekillendirmeyi hedefliyorum.Kimdir?Saint Benoît Fransız Lisesi'nin ardından Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nden mezun olan Yeşim Gürer Oymak, müzikoloji dalında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlamış.1996-2016 arasında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda öğretim üyesi olarak görev alan Oymak, bu dönemde Müzikoloji Bölümü Başkanlığı ve Osmanlı Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (OMAR) yönetim kurulu üyeliği görevlerini de üstleniyor.İş Sanat Kültür Merkezi’nin Kurucu Direktörü olarak kurumun 2006’ya dek yıla yayılan sanatsal içeriklerini oluşturan Oymak, 2006-2018 arasında İstanbul Müzik Festivali’nin direktörlüğünü üstleniyor. 2009- 2010 arasında Fransa’da gerçekleştirilen “Fransa’da Türkiye Mevsimi” çerçevesinde düzenlenen klasik müzik etkinliklerinin koordinatörlüğünün ardından 2014’de Polonya Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından “Bene Merito” nişanına ve Fransa Kültür Bakanlığı tarafından verilen Sanat ve Edebiyat Şövalyesi (Chevalier des Arts et des Lettres) nişanına layık görülmüş. 2017’den bu yana İKSV Genel Müdür Yardımcısı olan Oymak, eş zamanlı olarak Leyla Gencer Şan Yarışması eş direktörlüğü görevini de sürdürüyor.SANATIN 'ARTI'SIUluslararası Spor Filmleri Festivali yeniden İstanbul’da İlk kez geçen yıl düzenlenen ve spor ve sinemayı aynı çatı altında buluşturan İstanbul Uluslararası Spor Filmleri Festivali, bu yıl ikinci kez izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor.Belgesel sinemacı Gökçe Kaan Demirkıran’ın öncülüğünde hayata geçirilen festival, sporu yalnızca rekabetin değil; insan hikayelerinin, toplumsal dönüşümün ve güçlü anlatıların merkezine yerleştiriyor.26–27–28–29 Mart tarihlerinde, İstanbul’un farklı mekanlarında gerçekleşecek festival kapsamında kurmaca kısa film ve belgesel film yarışmaları düzenlenecek.
Filmler, Beyoğlu Atlas Sineması başta olmak üzere çeşitli sinema salonlarında gösterilecek.“Kayada Büyüdüm Ben” sergisi Galerist’te açıldı Melike Abasıyanık Kurtiç’in sanatsal pratiğini merkezine yerleştiren “Kayada Büyüdüm Ben” isimli sergi, Galeri Nev iş birliğiyle ve Galerist ev sahipliğinde, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin desteğiyle açıldı.2024 yılında Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde gerçekleşen “Bir Denizkestanesinin Anıları”nın ardından kurgulanan sergi, Abasıyanık Kurtiç’in üretimini, onun düşünme biçimi, form anlayışı ve malzemeyle kurduğu ilişkiyle kesişen sanatçıların üretimleriyle bir arada sunuyor.Sergi, seramiklerini, sayısız desen, suluboya, fotoğraf ve yerleştirme ile besleyen ve bu malzemelerin birinden diğerine sürekli tercümeler yapan Abasıyanık ile pratiklerinde farklı kanallarda derinleşen Deniz Aktaş, Ece Bal, Gökhun Baltacı, İlhan Berk, Zeynep Kayan, Thiago Rocha Pitta, Anıl Saldıran, Johanna Seidel, Elif Uras, Burcu Yağcıoğlu ve Masao Yamamoto’nun eserlerini bir araya getiriyor.
Sergi, 21 Şubat 2026 tarihine dek, salıdan cumartesiye, 11.00–19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.Bagjan Oktyabr turneye Türkiye’den başlıyor Uluslararası viyolonsel sanatçısı ve Soul Therapy konser serisinin yaratıcısı Bagjan Oktyabr, yeni programıyla 2026 dünya turnesine Türkiye’den başlıyor.
World Tour 2026 kapsamında sunulan yenilenmiş Soul Therapy programı, bu bahar Türkiye’nin farklı şehirlerinde dinleyiciyle buluşacak.Türk izleyiciler tarafından yakından tanınan Bagjan Oktyabr, bugüne dek İzmir ve Ankara’dan Gaziantep ve İstanbul’a uzanan pek çok şehirde kapalı gişe konserler verdi.Soul Therapy, klasik müzikten çağdaş eserlere, dünya hitlerinden ulusal motiflere uzanan repertuvarıyla viyolonsel merkezli özel bir canlı performans projesi.
Programda ayrıca popüler Türk dizilerinden ikonik melodiler ve şarkılar, Bagjan Oktyabr’ın imza düzenlemeleriyle yer alıyor.Turnenin ilk adımı, 22 Mart’ta Diyarbakır’da atılıyor.
Ardından Gaziantep, Adana ve Ankara konserleriyle Türkiye turnesi devam ediyor.
Sanatçı, 29 Mart’ta İstanbul konseriyle Türkiye ayağını tamamlayacak.