Haber Detayı

Topkapı Sarayı'ndaki Gizemli Mabeyn Yolu, Osmanlı Çini Sanatını Gelecek Kuşaklara Taşıyor
Güncel haberler.com
22/01/2026 17:46 (1 saat önce)

Topkapı Sarayı'ndaki Gizemli Mabeyn Yolu, Osmanlı Çini Sanatını Gelecek Kuşaklara Taşıyor

Osmanlı sultanlarının özel koridoru olan Mabeyn Yolu, restore edilerek çini sanatına ev sahipliği yapan bir galeri haline getirildi. Ziyaretçilere Osmanlı çini sanatının gelişimini sergileyen 260 özgün çini parçası sunuluyor.

İSTANBUL, 22 Ocak (Xinhua) -- Topkapı Sarayı'nın duvarları ardında yüzyıllar boyunca gizemini koruyan Mabeyn Yolu, Osmanlı sultanlarının haremden kamusal yaşama geçerken kullandığı özel koridorlardan biriydi.

Osmanlı çini sanatının korunup yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla bir çini galerisine dönüştürülen bu tarihi geçit yüzyıllar sonra yeniden gün yüzüne çıkarıldı.Kısa süre önce restore edilerek Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi olarak ziyarete açılan geçitte sarayın farklı bölümlerinde duvar panosu ve süsleme unsuru olarak kullanılmış 260 özgün çini parçası sergileniyor.Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı Topkapı Sarayı Daire Başkanı İlhan Kocaman, Xinhua'ya verdiği röportajda galerinin, Osmanlı çini sanatının 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan gelişimini izleme imkanı sunduğunu söyledi."Mabeyn Yolu, padişahın haremdeki özel hayatından çıkıp bir hükümdar olarak kamusal hayata adım attığı anı simgeler" diyen Kocaman, geçidin Mukaddes Emanetler Dairesi'nin yanında yer alması nedeniyle manevi bir önem de taşıdığını ifade etti.Topkapı Sarayı'nın en önemli bezeme unsurlarından birinin çiniler olduğunu vurgulayan Kocaman, çini adının Çin'den gelen bir bezeme geleneğine dayandığını ancak bu sanatın Osmanlı'da zirveye ulaştığını kaydetti.Çini sanatının büyük bir ustalık ve emek gerektirdiğine dikkat çeken Kocaman, saraydaki eserlerde yaklaşık 800 farklı desenin kullanıldığını da belirtti.Osmanlı ustalarının zaman içinde lale gibi kendine özgü motiflerle ayrı bir görsel dil oluşturduğunu ifade eden Kocaman, Çin'in Yuan ve Ming hanedanları döneminden etkilenen mavi-beyaz desenlerin, Türk kırmızısı ve lacivert tonlarıyla birleşerek özgün bir Osmanlı estetiği ortaya koyduğunu söyledi.Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'nın çini sanatının korunması ve sürdürülmesi amacıyla atölyeler kurduğunu dile getiren Kocaman, saray depolarındaki koleksiyonların sistemli şekilde sınıflandırıldığını belirtti.30 yılı aşkın süredir profesyonel rehberlik yapan Alp Aksudoğan ise restorasyonun ardından ziyarete açılan Mabeyn Yolu Çini Sanat Galerisi'nin, saray tarihini bütünlüklü biçimde yansıttığını söyledi."Topkapı yalnızca bir müze değil, Osmanlı saray hayatının yaşayan bir yansımasıdır" diyen Aksudoğan, Harem'in atmosferini koruyan galerinin ziyaretçilere bu tarihi mekanın ruhunu hissettirdiğini vurguladı.Saraydaki Çin porselenlerinin, Çin dışındaki en büyük koleksiyonlardan biri olduğuna işaret eden Aksudoğan, galeride sergilenen çinilerin, saraydaki Çin porselenleriyle de tamamlayıcı bir bütün oluşturduğunu ifade etti.

Aksudoğan, "Çin porselenleri Osmanlı hanedanı için uzun süre güç ve prestijin simgesiydi.

Çinilerle birlikte bakıldığında, hanedanın sanatsal zevki ve dünya ile olan ilişkileri daha net görülüyor" dedi.Çin porselenlerinin, Osmanlı sarayında ilk kez 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde kullanıldığını, Edirne Sarayı'nda Şehzade Bayezid ve Şehzade Mehmet'in sünnet düğününde bu eserlerin yer aldığını söyleyen Aksudoğan, bu eserlerin kullanımının daha sonraki dönemlerde de artarak sürdüğünü belirtti.İstanbul'da çalışan çini sanatçısı Metin Örenel de galerinin sanatçılar için önemli bir kaynak işlevi gördüğünü ifade etti."Bu eserleri orijinal halleriyle görmek, kitaplardan öğrenilemeyecek teknik ve renk bilgisi kazandırıyor" diyen Örenel, galerinin gelenekle bağ kurarak çağdaş üretimi geliştirmeye katkı sağladığını söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri