Haber Detayı

Vatan ile emek meselesini anlamayanlar düşmanın kuvveti haline gelir
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
22/01/2026 17:52 (3 saat önce)

Vatan ile emek meselesini anlamayanlar düşmanın kuvveti haline gelir

Bu bildiriye iyi bakın! Altında DEM Parti’nin başını çektiği, sözde sosyalist olduğunu iddia eden bir sürü grup var. Suriye Ordusu’nun, ABD'nin bölgede askeri gibi kullandığı SDG'ye operasyonu dursun diye talepte bulunuyorlar.

“Hatta bizi neden savunmuyorsunuz?” diye ABD'ye kızan SDG'lileri de görmüşsünüzdür.

Bu bildiride haydut ABD'ye ve siyonist İsrail'e karşı bir tutum göremezsiniz?

Ama ABD ve İsrail'in hedef aldığı bütün milli devletlere karşıdırlar.

Bunun nedenini birkaç maddeyle açıklamaya çalışalım: Birincisi, burası Suriye'dir.

Suriye’nin bütünlüğünü hiçbir kuvvet, ABD dahil engelleyemez.

Bunu bilen ABD, Ahmet Şara'ya “Sakallı Esad” diyor.

Ve bugün Şara, Suriye'nin birliği için silahı ABD'ye rağmen kullanıyor.

İkincisi, Suriye'nin bölünmesini bölge ülkeleri, hatta ABD'nin karşısındaki Çin, Rusya başta olmak üzere dünyanın çoğunluğu istememektedir.

Üçüncüsü ise, bilimsel sosyalistler açısından, ülke topraklarının parçalanması emperyalizmin işine yarar.

Çünkü bilimsel sosyalizmi kurmak için zengin kaynaklara sahip olan, geniş coğrafyalar gereklidir.

Daha da önemlisi, ABD emperyalizminin askeri olan SDG'yi desteklemek, ABD'ye asker olmaktır.

Bu durum nesneldir ve iyi niyetten bağımsızdır.

BAŞ ÇELİŞKİ Bir dördüncü neden ise bu grupların çoğu, baş çelişki açısından kapitalizmin geliştiği yüz yıla çakılıp kalmışlardır.

Emperyalizm öncesi Avrupa'da baş çelişki, emek-sermaye çelişkisi iken; emperyalizm aşaması ile baş çelişki ezen emperyalist devlet ile ezilen devlet arasında olmaya başlamıştır.

Emek-sermaye çelişkisi ise temel çelişkiye dönüşmüştür.

Bu açıdan vatan ve emek meselesini bir arada savunmayan, yenilmenin ötesinde düşmanın değirmenine su taşır.

Bu çevreler devlet adını duyunca, tüyleri diken diken olur.

Çünkü bunlar için bütün kötülüğün kaynağı devlettir.

Oysa yaşadığımız süreç göstermiştir ki bütün milli sınıfları temsil eden milli devlet yoksa, emperyalizm karşısında ayaklar altında kalırsınız.

Bu yüzden bu çevrelere, ABD'nin askeri olursunuz diye dostça bir uyarı yapıyoruz.

Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat mektubunda ABD ve İsrail ile bir gelecek bulunmuyor.

Bunlar Türk ile Kürt'ü 200 yıldır bölmeye çalışıyorlar. “Özerklik, federasyon, ayrılmak, kültüralizm gibi bir talebimiz yoktur; PKK silahları teslim edip kendini feshedecektir; biz Türk Devleti ve Milleti ile bütünleşmek istiyoruz.” diye açıkça yazıyor.

KOMŞULARIMIZIN BİRLİĞİ Bugün komşularımızın birliği, her zamankinden daha fazla ülkemizin birliği demektir.

Bu ülkeye sosyalizmi getirmek gibi iddiası olan çevreler, bu açıdan bir kez daha düşünmeliler.

Aksi takdirde tarih onları düşmanın yanına düşen yedek kuvvetler olarak kaydedecektir.

Milli devletinin yanında mısın yoksa milli devletine karşı emperyalist kuvvetlerin askeri misin?

Bütün mesele budur.

Bunun dışında ne üçüncü seçenek ne de başka bir yol yoktur.

İlgili Sitenin Haberleri