Haber Detayı

CHP Grup Başkanvekili Emir: "Sahtekarlıkla Emeklinin Ekmeği Çalınmaya Çalışılmıştır"
Güncel haberler.com
22/01/2026 16:02 (3 saat önce)

CHP Grup Başkanvekili Emir: "Sahtekarlıkla Emeklinin Ekmeği Çalınmaya Çalışılmıştır"

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Kurul salonunda bulunmayan bir AK Parti milletvekili adına yoklama pusulası verilmesine tepki göstererek "Millete saygısızlık yapılmıştır. Sahtekarlık millete karşı yapılmıştır. Ve sahtekarlıkla emeklinin ekmeği çalınmaya çalışılmıştır. Sahtekarlık yaparak emeklinin ekmeği bir gece vakti milletin gözünün görmeyeceğini zannettikleri bir saatte gecenin 02.30'unda çalınmaya çalışılmıştır" dedi.

(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Genel Kurul salonunda bulunmayan bir AK Parti milletvekili adına yoklama pusulası verilmesine tepki göstererek "Millete saygısızlık yapılmıştır.

Sahtekarlık millete karşı yapılmıştır. ve sahtekarlıkla emeklinin ekmeği çalınmaya çalışılmıştır.

Sahtekarlık yaparak emeklinin ekmeği bir gece vakti milletin gözünün görmeyeceğini zannettikleri bir saatte gecenin 02.30'unda çalınmaya çalışılmıştır" dedi.CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Türkiye'nin, 17 milyona yakın emeklinin hatta 86 milyonun gündeminde emekli aylıklarına yapılacak zammın bulunduğunu söyleyen Emir, "Çünkü emekliler 10 yılın üzerinde bir süredir olağanüstü bir şekilde ihmal edildiler, gelirleri aylıkları giderek düştü.

Aylık bağlama oranları yüzde 30'lara kadar geriledi, yok sayıldılar.

Görmezden gelindiler ve sonuçta da açlığa mahkum edildiler.

Öyle bir yere gelindi ki kamuoyu baskısı dolayısıyla itirazlar sonucunda bin 62 liralık bir zam teklifiyle karşımıza geldiler.

Yani en düşük emekli kök aylığı 20 bin lira olacak.

Öyle bir aylık maaş ki sadece bu yılki kira artış oranı devletin resmi rakamı yüzde 34.

Yani sadece kira yüzde 34 artacak, enflasyon yüzde 40'ların üzerinde seyredecek.

Zaten on yıllardır ihmal etmişsiniz ve '20 bin lirayla geçin' diyeceksiniz" ifadelerini kullandı.Emeklinin bu şekilde yaşayamayacağını, bu ülke için, bu ülkenin geleceği için emek vermiş, alın teri dökmüş, yıllarca prim ödemiş, emeklinin açlığa mahkum edildiğini belirten Emir, şunları kaydetti: "Elbette ki direniyoruz, direneceğiz.

Tüm bu kanun görüşmeleri sırasında özellikle emekli maaşını böylesine sadakaya, günlük 35 lira verecek kadar bir sadakaya dönüştürenlere karşı o yedinci maddeye karşı biz direndik.

Yedinci madde geçmesin diye elimizden gelen her şeyi yaptık tüm Türkiye'nin gözü önünde.

Ama AKP grubu bizimle iç tüzükten kaynaklı haklarıyla yasal sınırlar içerisinde mücadele etmek yerine bunu yapamayınca sahtekarlığa başvurdu.

Yaptıkları tam bir sahtekarlık.

Yoklama sırasında bir milletvekili Turhan Bedirhanoğlu sahte pusula ile 'Ben buradayım' dedi.

Kendisi yok.

Ortada yok.

Ama sahte pusula verdiler.

Niye?

Çünkü iki yüzü bulsunlar, çünkü o kanunu oylatsınlar da emekliye 35 liralık bir sadakayı geçirsinler istediler.

Bu ortaya çıktı, bunu tespit ettik.

Herkesin gözü önünde bu sahtekarlığı milletimize şikayet ediyoruz.

Bir milletvekilinin olmadığı halde oradaymış gibi pusula vermesi, grup yönetiminin grup başkanvekillerinin buna göz yumması belki de 'Yapın' dediler, onu da bilmiyoruz, bu yola girmesi tek kelimeyle utanç vericidir.

Oturumu yöneten Meclis Başkanvekilimiz Sayın Celal Adan da bu durumu gerçekten kabullenemediğini çok açık bir biçimde ifade etmiştir.

Bu, yüce Meclis'e saygısızlıktır.

Ama bu aslında millete saygısızlıktır.

Millete saygısızlık yapılmıştır.

Sahtekarlık millete karşı yapılmıştır ve sahtekarlıkla emeklinin ekmeği çalınmaya çalışılmıştır.

Sahtekarlık yaparak emeklinin ekmeği bir gece vakti milletin gözünün görmeyeceğini zannettikleri bir saatte gecenin 02.30'unda çalınmaya çalışılmıştır.

Bizim CHP grubu olarak ve bütün muhalefet milletvekilleri olarak bu arsızlığa, vurdumduymazlığa ve emekliyi böylesine açlığa mahkum eden vicdansızlığa karşı mücadele etmeye bugün de sonuna kadar devam edeceğiz.""Bir yıldır neredeyse ortada olmayan bir milletvekili pusula gönderiyor"Milletvekili Turhan Bedirhanoğlu'nun nerede olduğunu anlamak için sosyal medyada en son paylaşımına baktıklarını, 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'ndeki Gazze yürüyüşüne katıldığının görüldüğünü belirten Emir, "2024 bütçesinde konuşmuş kendisi son olarak. 13 aydır ortada yok.

Bir yıldır neredeyse ortada olmayan bir milletvekili pusula gönderiyor" dedi."Emekliye günlük 35 lira zam vermek vicdansızlıktır"CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, emekliye verilen bu paranın insani ve vicdani olmadığını, altın hesabı, çay simit hesabı, kilogram et hesabı, mercimek hesabı ne hesabı yapılırsa yapılsın sonuçta emeklinin ekmeğinin yavaş yavaş çalındığını, küçüldüğünü ifade etti.

Emir, şöyle devam etti: "Ben sadece iki rakam vermek istiyorum.

Diyorlar ya 'Biz vereceğiz de nereden bulacağız vereceğiz.

Vermek isteriz.

Çok isteriz ama kaynak yok.' Bir defa kaynak var.

Siz sadece 2026 bütçesinde faize 2 trilyon 700 milyar lira para ödeyeceksiniz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin gördüğü en faizci iktidarla karşı karşıyayız.

Faize biraz az ödersiniz 100 milyar lira ve emeklinin parası ödersiniz.

Emekliye verdikleri zammın, sözde zammın maliyeti 66 milyar lira.

Diyanet günde fitre rakamı olarak 240 lira belirlemiş.

Siz ne veriyorsunuz?

Günlük 35 lira.

Yani Diyanet'in bile günlük filtre miktarı olarak 240 lira dediği bir ülkede emekliye günlük 35 lira zam vermek vicdansızlıktır.

Emekliye bayramlarda iki ikramiye veriyorlar değil mi?

İlk verildiğinde 2018'de bin liraydı.

Bir kurban kesmek yani kurban bayramından önce bin lirayı aldığı zaman emekli gidiyordu Diyanet'in kurban kesme ücreti sekiz yüz liraydı.Adaletli ve vicdanlı bir zam öneriyoruz.

Bir defa Bağ-kur, SSK ve emekli sandığı emeklisinin her birine 20 bin lira kök maaşı yapılacak, istisnasız kök maaşlar 20 bin lira olacak.

Bunun üstüne işçi ve Bağ-Kur emeklisi için 8 bin 327 lira ekleyeceğiz.

Yani en düşük maaş alan emeklinin maaşı 8 bin 327 lira olacak.

Ama bugün 30 bin lira alan emekli varsa, var az sayıdalar, onların da maaşı 38 bin 327 lira olacak.

Adaletli bir düzen önereceğiz.

Açı, gerçekten yoksulluğa terk edilmişi yükselteceğiz ama birazcık yukarıdan maaş alanı da ihmal etmeyeceğiz.

Emekli sandığı memurları için de bu 20 bin liranın üzerine 22 bin 157 lira ekleyeceğiz.

Bu rakamı nereden buluyoruz?

Bunu aylık katsayı ile 15 bin 965 göstergeyi çarptığımızda bu rakamı buluyoruz.

Yani en düşük memur emekli maaşı da 42 bin 157 lira olmak durumunda.

Hem emekliler arasındaki o dengeyi, adaleti sağlıyoruz hem de en düşük kök maaşı 28 bin 317 liraya getirmiş oluyoruz.

Doğru olan budur."Emir, emekliyi bu sefaletten kurtaracak başka bir öneriler varsa onu da geçirmeye biz hazır olduklarını dile getirerek, "AK Parti grubu içinde hala utanma duygusu olanlar, 20 bin liralık maaşı evinde bile anlatamıyorlar.

Annesine, babasına anlatamıyor, amcasına dayısına anlatamıyor.

O nedenle çıkıp konuşamıyor.

Genel Kurul'a katılamıyor, katılmak istemiyor.

Eli gitmiyor.

Öyle AKP milletvekilleri var" dedi."Kimin parasını alıp kimin cebine koyuyorsunuz?"Murat Emir, bu kanunun altıncı maddesi ile 2014-2019 yılları arasında daha önce Anayasa Mahkemesi iptal ettiği için kamu ihaleleri sonrasında alt taşeronlar adına kamunun yatırdığı işçi kıdem tazminatının alt taşerona rücu edilme hakkından vazgeçildiğini belirterek, şunları söyledi: "Yani devlet bir ihale yapmış, bir alt taşeron, mesela bir temizlik işi yapmış, temizlik işini bir alt taşeron yürütmüş o arada bu temizlik işvereni olan alt taşeron, şirket binlerce işçi çalıştırmış, parayı cebine koymuş, kıdem tazminatını devlet yatırmış.

Hani emekliye vermiyorsunuz ya o parayı, o parayı almışsınız şirketin ödemesi gereken kıdem tazminatını siz ödemişsiniz.

Devlet ödemişse dönecek bu kişiden alacak bunu. 'Yok almayalım, vazgeçelim, cebinde kalsın.' Rakam ne kadar?

Arada dolaşan rakamlar var.

Resmen birisi gelip bize bir rakam söylemiyor.

Ama 60-70 milyar lira olduğunu biliyoruz.

Tam da bu verdikleri zam, bu kadar kaynak tüketiyoruz, 'sonuna geldik daha fazla veremeyiz' dedikleri rakam.

Peki bu borç kimden siliniyor?

Kim bunlar?

Kimin parasını kime veriyorsunuz?

Kimin parasını kimden esirgiyorsunuz?

Kimin parasını alıp kimin cebine koyuyorsunuz?

Kimden aldığınızı biliyoruz.

Emekliden, işçiden, yoksuldan, memurdan kesiyorsunuz.

Bunu anladık.

Kimin cebine koyuyorsunuz?

Biz bir büyük iş yapan kamuyla bir alt taşeronu çok iyi tanıyoruz. 500 üzerinde ihale almış.

Çoğu temizlik ihalesi.

Binlerce işçi çalıştırmış her bir ihalede.

Kim?

Aziz İhsan Aktaş.

Kadrolu itirafçı.

Buradan kadrolu itirafçının 60 milyarını silecekler, cebine koyacaklar.

O oradan aldığı rüşvetle, o güçle dönecek bizim arkadaşlarımıza iftiralar atacak. ve İstanbul'a gönderdikleri Başsavcı, sadece iftiralar üzerinden bütün seçilmişlerimizi neredeyse cezaevine koyacak.

Bakar mısınız?

Büyük bir yolsuzluk, büyük bir kamu kaynaklarını peşkeş çekme, büyük bir aslında hırsızlık ama bunun üzerinden de siyaseti dizayn etme.

Ekrem İmamoğlu'nu cezaevinde tutma, yenileceği rakibini seçime sokmama ve buna benzer her türlü hamleyi yaptırma.

İki yol var önlerinde.

Birinci yol çıkacaklar bu borçla kimleri zengin ettiklerini, kaç liralık kaynağı sildiklerini, kaç liralık kaynaktan vazgeçtiklerini, o parayı kimin cebine koyduklarını söyleyecekler.

İkinci ihtimal, o paraların büyük bir kısmını Aziz İhsan Aktaş'ın cebine koyduklarını kabul etmiş olacaklar.

Onlardan cevap bekliyoruz.""Bu vicdansızlıkla mücadelemiz sandık gelene kadar bitmeyecek"Emir, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Emir "Bugün kanun teklifi yasalaşırsa Genel Kurul'daki eyleminiz sona erecek mi ya da başka şekillerde devam edecek mi?" ve "Kanun teklifinde itirazınız olan maddeleri Anayasa Mahkemesi'ne götürecek misiniz?" sorularına şu yanıtı verdi: "Bir defa bu bize göre vicdansız kanun teklifi asla yasalaşmamalı.

İzliyorsunuz biz mücadelemizi sürdürüyoruz.

Buna karşı elimizden gelen her şeyi yaptık, yapmaya devam edeceğiz. ve bu vicdansızlıkla mücadelemiz sandık gelene kadar bitmeyecek.

Anayasa Mahkemesi'ne elbette götüreceğiz.

Bu kadar usulsüzlük, bu kadar kamu kaynağının peşkeş çekilmesi, böylesine adaletsizliğin olduğu bir yasayı elbette en kısa sürede Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğiz ama biz asıl bu yasaların halkımızın vicdanında tartılmasını ve orada mahkum edilmesini, bu vicdansız iktidarın bir an evvel gönderilmesini arzu ediyoruz.

Mücadelemiz bunun içindir."

İlgili Sitenin Haberleri