Haber Detayı

EFRS’2026'da, demir-çelikte yeşil ve dijital dönüşüm masaya yatırılacak
Gündem ekonomim.com
22/01/2026 15:10 (3 saat önce)

EFRS’2026'da, demir-çelikte yeşil ve dijital dönüşüm masaya yatırılacak

EFRS’2026 Uluslararası Çelik Sempozyumu Yürütme Kurulu Başkanı, Ekinciler Grup İcra Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Fatih Keseroğlu, demir-çelik sektörünün yeşil dönüşümünde dijitalleşmenin kritik rolüne dikkat çekti. Keseroğlu, “Yeşil çelik bir söylem değil; ölçülebilir, doğrulanabilir ve veriye dayalı uzun vadeli bir dönüşüm sürecidir” dedi.

Demir-çelik sektörü, küresel sanayi üretiminin temel yapı taşlarından biri olmasının yanı sıra, yüksek enerji kullanımı ve karbon salımı nedeniyle iklim politikalarının da merkezinde yer alıyor.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) ve artan ESG gereklilikleri, sektörde sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü stratejik bir zorunluluk haline getiriyor.

Bu dönüşüm sürecinde “yeşil çelik” kavramı ise yalnızca bir hedef değil, bütüncül bir üretim ve yönetim anlayışını ifade ediyor.

Bu çerçevede, Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen EFRS 2026 Uluslararası Demir-Çelik Sempozyumu, “Daha Yeşil Bir Dünya için Dijital Çelik” mottosuyla 11–12 Haziran 2026 tarihlerinde İzmir Tepekule Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek.

Sempozyum; sektör yöneticilerini, üreticileri, mühendisleri, akademisyenleri ve araştırmacıları bir araya getirerek, demir-çelik sanayisinin yeşil ve dijital dönüşümüne yönelik güncel yaklaşımları ele almayı hedefliyor.

EFRS'2026 dijitalleşme ve dönüşümde kritik rol oynayacak EFRS’2026 Yürütme Kurulu Başkanı Fatih Keseroğlu, yeşil çeliğin yalnızca düşük karbon salımıyla sınırlı bir kavram olmadığını vurgulayarak, üretimin tüm süreçlerini kapsayan sistematik bir dönüşüme işaret ediyor.

Keseroğlu’na göre enerji verimliliği, kaynakların etkin kullanımı, emisyonların ölçülebilir şekilde yönetilmesi ve dijital altyapıların güçlendirilmesi, sektörün rekabetçiliği açısından belirleyici olacak.

Dijitalleşme, büyük veri, yapay zekâ ve ileri analiz teknolojileri ise bu dönüşümün en kritik bileşenleri arasında yer alıyor.

EFRS’2026, akademik bilgi ile sanayi uygulamalarını bir araya getirerek, demir-çelik sektörünün daha yeşil, daha verimli ve daha dijital bir geleceğe doğru ilerlemesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Fatih Keseroğlu, 'dijital çelik' mottosunu şu sözlerle anlatıyor:   "Bildiğiniz gibi, demir-çelik sektörü, sanayi üretiminin temel yapı taşlarından biridir.

İnşaat sektöründen otomotive, enerjiden makine imalatına kadar pek çok stratejik alanın merkezinde yer alır.

Bununla birlikte sektörümüz; yüksek enerji yoğunluğu ve karbon salımı nedeniyle, iklim politikalarının da tam ortasındadır.

Dolayısıyla sürdürülebilirlik ve karbon azaltımı, demir-çelik sektörü için artık uzun vadeli bir hedef değil; bugünden yönetilmesi gereken teknik ve stratejik bir süreçtir.

Avrupa Yeşil Mutabakatı, kaynak tedarik sorunları, entegre tesislerin dönüşümü, yüksek kaliteli hammadde ihtiyacı gibi başlıkları “Daha Yeşil Bir Dünya için Dijital Çelik” temasıyla bu sempozyumda ele almak ve konuyla ilgili sektörümüz farkındalığını artırmak istiyoruz.

Ayrıca dijitalleşme, büyük veri, yapay zekâ ve robotik teknolojilerin sektöre etkisini değerlendirerek, enerji krizi ve yatırımlar üzerindeki etkilerini de masaya yatıracağız." Yeşil çelik kavramı uzun vadeli dönüşümün yolculuğunun adı Sektörde kullanılan yeşil çelik kavramının önemine değinen Keseroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Öncelikle şunu belirtmek isterim: Yeşil çelik bir marka, pazarlama ifadesi ya da tek seferlik bir beyan değildir.

Aynı şekilde yalnızca düşük karbon salımıyla da sınırlandırılamaz.

Yeşil çelik; üretimin tüm süreç döngüsünü kapsayan, bütüncül ve sistematik bir yaklaşımı ifade eder.

Bu yaklaşımın temelinde enerji verimliliği, hammadde ve doğal kaynakların etkin kullanımı, emisyonların etkin şekilde yönetilmesi, atıkların azaltılması ve geri kazanımı ile döngüsel ekonomi prensiplerinin üretim süreçlerine entegre edilmesi yer alır.

Bununla birlikte yeşil çelik anlayışı, yalnızca teknik yatırımlarla da sınırlı değildir; aynı zamanda kurumsal kültür, süreç yönetimi ve şeffaflık gerektirir.

Üretimde kullanılan enerjinin kaynağı, proses optimizasyonu, dijital izleme sistemleri, çevresel performansın düzenli olarak raporlanması ve uluslararası standartlara uygun şekilde doğrulanması bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır.

Özellikle altını çizmek gerekir ki, yeşil çelikten söz edebilmenin en kritik koşullarından biri ölçülebilirlik ve doğrulanabilirliktir.

Ürün bazında karbon ayak izini hesaplayamayan, emisyon verilerini güvenilir ve tutarlı bir şekilde izleyemeyen ya da bu verileri bağımsız doğrulama süreçlerinden geçiremeyen bir yapının yeşil çelik iddiasında bulunması mümkün değildir.

Bu nedenle yeşil çelik, bir hedef ya da söylemden ziyade; disiplinli, veriye dayalı ve uzun vadeli bir dönüşüm yolculuğunu ifade eder.”  

İlgili Sitenin Haberleri