Haber Detayı
Klima savaşları bitiyor: Bilim, insanlar için en ideal sıcaklığı belirledi
Herkesin farklı bir sıcaklık istediği meşhur tartışma nihayet bilimsel bir sonuca bağlandı. Araştırmacılar, bir ofisteki çalışanların hem en mutlu hem de en odaklanmış hissettiği hassas dereceyi belirledi. Meğer sadece birkaç derecelik fark, iş performansını bir anda çökertebiliyormuş.
Ofislerde ya da evlerde yaşanan bitmek bilmeyen “klima savaşı” nihayet bilimsel bir temele oturdu.
En uyumlu çalışma ortamlarında bile termostatın kaç derecede duracağı meselesi genelde tarafların asla uzlaşamadığı tek konu.
Ancak uzmanlar, herkesi mutlu edecek ve verimliliği zirveye taşıyacak sihirli rakamı sonunda belirledi.Yapılan yeni araştırmalar, zihnin ve vücudun tam bir uyum içinde çalıştığı ideal sıcaklığın 21 derece olduğunu gösteriyor.
Bilim insanlarının “Termo-Denge” (ThermoState) olarak adlandırdığı bu nokta, sadece fiziksel bir konfor değil, aynı zamanda ruh halimiz ve dikkat seviyemiz için de bir kilit görevi görüyor.Araştırmalara göre, ortam sıcaklığı 19,5 ile 21,6 derece aralığının dışına çıktığında duygusal ve fiziksel iyilik halimiz hızla düşmeye başlıyor.
Klinik psikolog Dr.
Sophie Mort, bu durumu “duygusal merkezi ısıtma” olarak tanımlıyor.
Sıcaklık dengesinin sadece üşümek ya da terlemekle ilgili olmadığını, hafızadan stres tepkilerine kadar pek çok psikolojik süreci doğrudan etkilediğini vurguluyor.
Özellikle kış aylarında, duygusal dayanıklılığımız zaten baskı altındayken, iç mekan sıcaklığındaki küçük değişimler bile motivasyonumuzu ve uyku kalitemizi bir anda bozabiliyor.Soğuk stres yapıyor, sıcak ise agresifleştiriyorSıcaklık 17 derecenin altına düştüğünde, vücudumuz adeta bir “ısı koruma modu”na geçiyor.
Bu durum sadece bizi üşütmüyor, aynı zamanda stres hormonlarının artmasına ve bilişsel performansın gizlice zayıflamasına neden oluyor.
Soğuk bir ortamda çalışan insanların kendilerini daha gergin, dikkati dağınık ve sinirli hissetmelerinin temelinde yatan sebep de tam olarak bu fizyolojik tepkiler.
Vücut ısınmaya odaklandığı için beynin odaklanma ve duygusal kontrol yetisi zayıflıyor, kan basıncı ve kalp atış hızı yükselerek vücut alarm durumuna geçiyor.Ancak çözüm, sinirlendiğimizde termostatın derecesini sonuna kadar artırmak değil.
Çünkü sıcaklık 21,6 dereceyi geçtiği andan itibaren bu kez başka sorunlar baş gösteriyor.
Ortam fazla ısındığında tepki süremiz yavaşlıyor, zihinsel keskinliğimiz köreliyor ve yerini bir halsizlik duygusuna bırakıyor.
Hatta sıcaklık 22 dereceye ulaştığında insanların daha kavgacı ve hırçın hale geldiği gözlemleniyor.24 derecenin üzerindeki sıcaklıklar ise işlem hızını ciddi şekilde düşürerek beynin enerji kaynaklarını tüketiyor.
Yani ofisteki o meşhur öğleden sonra uykusunun asıl sorumlusu, bazen sadece bir iki derece fazla ısınmış olan kaloriferler olabilir.Tabii ki her bireyin “ideal sıcaklık” algısı biraz farklılık gösterebilir.
Araştırmalar, yaşanılan bölgeye göre bu tercihin bir iki derece oynayabildiğini ortaya koyuyor.
Bazı şehirlerde insanlar ortalamanın biraz daha üzerinde bir sıcaklıkta mutlu olurken, bazıları daha serin ortamları tercih ediyor.
Yine de genel verimlilik ve huzur için 21 derece, tartışmaları bitirecek en makul nokta.