Haber Detayı

Kızamığın bilinmeyen yüzü: Yıllar sonra ortaya çıkıyor ve ölüme yol açıyor! ‘Tedavisi yok, ölüm oranı yüzde 95’
Aile hurriyet.com.tr
22/01/2026 13:17 (2 saat önce)

Kızamığın bilinmeyen yüzü: Yıllar sonra ortaya çıkıyor ve ölüme yol açıyor! ‘Tedavisi yok, ölüm oranı yüzde 95’

ABD’de kızamık vakaları son 30 yılın en yüksek seviyelerine ulaşırken, uzmanlar hastalığın yalnızca akut belirtilerle sınırlı kalmadığı, yıllar sonra ortaya çıkan bir hastalığa neden olduğunu söylüyor. Üstelik hastalığa yakalanan kişilerin yaklaşık yüzde 95’i hayatını kaybediyor. Peki bu hastalık nedir? Nasıl gelişiyor?

Uzun yıllar kontrol altında olduğu düşünülen kızamık, ABD’de yeniden ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldi.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre, geçen yıl ülkede 2000 yılında “ortadan kaldırıldı” ilan edilmesinden bu yana görülen en yüksek kızamık vaka sayısına ulaşıldı.

Artış eğilimi 2026 yılına da taşındı.

Kayıtlara göre, yalnızca 2026’nın ilk iki haftasında dokuz eyalette en az 171 kişiye kızamık tanısı kondu.

Uzmanlar, kızamığın çoğu kişi tarafından basit bir çocukluk hastalığı olarak algılanmasının büyük bir yanılgı olduğunu vurguluyor.

Kızamık; öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve gözlerde sulanma gibi grip benzeri belirtilerle başlıyor.

Ardından yüksek ateş ve vücuda yayılan belirgin kırmızı döküntüler ortaya çıkıyor.

Döküntüler genellikle sırt ve omuzlardan başlayarak tüm vücudu kaplıyor.

Kızamığın en yaygın komplikasyonu zatürre olarak biliniyor.

Ancak sağlık uzmanlarına göre asıl tehlike, çoğu kişinin farkında olmadığı ve enfeksiyondan yıllar sonra ortaya çıkabilen nadir fakat ölümcül bir beyin hastalığı.

Stony Brook Çocuk Hastanesi Pediatrik Bulaşıcı Hastalıklar Bölüm Başkanı Dr.

Sharon Nachman, kızamık virüsünün beyin üzerinde uzun vadeli yıkıcı etkiler bırakabildiğini belirtiyor.

Nachman’a göre virüs, enfeksiyon sonrası tamamen yok olmuyor ve hücresel düzeyde beyinde sessiz değişikliklere neden oluyor. “Kızamık beyninizde bir nevi yerleşiyor.

Yıllarca hiçbir belirti vermeden kalabiliyor ve 10 ya da 20 yıl sonra geri dönerek beyni tahrip edebiliyor” diyen Nachman, bu durumun özellikle çocukluk çağında kızamık geçiren kişiler için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguluyor.

Bu ölümcül komplikasyonun adı Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE).

SSPE, kızamık enfeksiyonundan yıllar sonra gelişen ilerleyici bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor.

Hastalık genellikle hafıza kaybı, kişilik değişiklikleri, sinirlilik ve ruh hali dalgalanmaları gibi görece hafif belirtilerle başlıyor.

Zamanla tablo ağırlaşıyor: İstemsiz kas kasılmaları, koordinasyon kaybı, ilerleyici bilişsel gerileme, ciddi beyin hasarı ve koma gelişebiliyor.

Vakaların neredeyse tamamı ölümle sonuçlanıyor.

İstatistiklere göre her 100 bin kızamık vakasından 4 ila 11’i SSPE’ye dönüşüyor.

Eğer kişi kızamığa 5 yaşından önce yakalanmışsa risk daha da artıyor ve 100 binde 18’e kadar çıkıyor.

Dr.

Nachman, “İki yaşındayken kızamık geçirmiş olabilirsiniz.

Yıllar sonra, üniversite çağındayken bir anda beyniniz iflas eder ve geleceğiniz elinizden alınır.

İnsanlar ne olduğunu anlayamıyor çünkü 20 yıl önce geçirdikleri kızamığı hatırlamıyorlar” sözleriyle tehlikenin boyutunu özetliyor.

SSPE’nin bilinen kesin bir tedavisi bulunmuyor.

Bazı vakalarda antiviral ve antiinflamatuar ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor ancak genel tablo son derece karamsar.

Hastalığa yakalanan kişilerin yaklaşık yüzde 95’i hayatını kaybediyor.ABD’de normal şartlarda yılda yalnızca dört veya beş SSPE vakası görülüyor.

Ancak uzmanlar, kızamık enfeksiyonlarındaki artışın önümüzdeki yıllarda SSPE vakalarında da artışa yol açacağından endişe ediyor.

Bu korkular şimdiden gerçeğe dönüşmüş durumda.

Geçen yıl Los Angeles’ta okul çağındaki bir çocuk SSPE geliştirdikten sonra yaşamını yitirdi.

Çocuğun, kızamık-kabakulak-kızamıkçık (MMR) aşısı olacak yaşa gelmeden önce bebekken kızamık geçirdiği açıklandı.

Uzmanlara göre kızamıktan korunmanın en etkili yolu MMR aşısı.

Aşı, kızamığı önlemede yüzde 97 oranında etkili kabul ediliyor.

İlk doz genellikle 12–15 aylıkken, ikinci doz ise anaokulu veya ilkokul öncesinde yapılıyor.Los Angeles Bölgesi Sağlık Sorumlusu Dr.

Muntu Davis, aşılanmanın sadece bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekiyor.

Davis, “Aşılanmak için çok küçük olan bebekler, toplumsal bağışıklık sayesinde korunuyor.

Aşı sadece kendinizi değil, ailenizi, komşularınızı ve en savunmasız grupları korur” açıklamasında bulunuyor.

Ancak ABD’de aşılama oranları Covid-19 pandemisinden bu yana düşüşte. 2024-2025 eğitim öğretim yılında anaokulu öğrencilerinin yalnızca yüzde 92,5’inin MMR aşısı olduğu bildirildi.

Bu oran, salgınları önlemek için gerekli görülen yüzde 95 eşiğinin oldukça altında.

Liverpool Üniversitesi’nden bulaşıcı nörobilim profesörü Benedict Michael, aşılama oranlarındaki düşüşün nedenlerinden birinin, MMR aşısını otizmle ilişkilendiren ve bilimsel olarak çürütülmüş iddialar olduğunu belirtiyor.

Michael’a göre sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler ve Covid-19 sürecinde artan aşı şüpheciliği, bu korkuları daha da körükledi.

Uzmanlar, MMR aşısının yan etkilerinin genellikle hafif olduğunu vurguluyor.

Ateş, hafif döküntü, şişmiş bezler veya enjeksiyon bölgesinde ağrı en sık görülen etkiler arasında yer alıyor.

Ciddi yan etkiler ise son derece nadir.

CDC’nin verilerine göre geçen yıl ABD’de 2.242 kızamık vakası doğrulandı.

Bu vakaların yüzde 93’ü aşılanmamış ya da aşı durumu bilinmeyen kişilerde görüldü.

Vakaların 245’i hastaneye kaldırılırken, üç kişi hayatını kaybetti.Sağlık uzmanları, kızamığın sadece geçici bir döküntü hastalığı olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.

Uyarılara göre, bugün geçirilen bir enfeksiyon, yıllar sonra geri dönülmesi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.New York Post'un The hidden measles complication that can kill you years later — as nearly 200 cases confirmed across US başlıklı haberinden derlenmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri