Haber Detayı

CHP'li Tezcan'dan İmamoğlu'nun diploma davası açıklaması: 'Hukukun zerre kırıntısı kalmışsa...'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
22/01/2026 13:52 (2 saat önce)

CHP'li Tezcan'dan İmamoğlu'nun diploma davası açıklaması: 'Hukukun zerre kırıntısı kalmışsa...'

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali işlemine karşı açtığı davaya ilişkin, Hukukun zerre kırıntısı kalmışsa idare mahkemesi bu davayı kabul eder ve İstanbul Üniversitesi'nin hukuka aykırı kararını iptal eder dedi.

Silivri'de tutuklu bulunan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu 'nun, üniversite lisans diplomasının iptaline ilişkin İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu işlemine karşı İstanbul 5.

İdare Mahkemesi’nde açılan davanın duruşması 15 Ocak'ta tamamlandı.

İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince, İstanbul 5.

İdare Mahkemesi heyeti, duruşma yapıldıktan sonra en geç 15 gün içinde kararını verecek.

Karar, verildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yazılacak ve imzalanarak taraflara tebliğ edilecek.

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, diploma iptal sürecini değerlendirdi.

Önümüzdeki günlerde idare mahkemesinin bu konuda bir karar vereceğini, yargıya olan umutlarını hala diri tutmak istediklerini söyleyen Bülent Tezcan, Tamamen, baştan sona hukuk dışı, siyasi saiklerle alınan böyle bir kararın hukuk tarafından kabul edilebilmesi mümkün değil.

O yüzden biz hukuka olan inancımızı koruyoruz.

Mahkemenin mutlaka bu hukuksuzluğa 'dur' diyeceğini ve İstanbul Üniversitesi'nin hukuka aykırı bu kararını iptal edeceğini düşünüyoruz, iptal edeceğine inanıyoruz diye konuştu.

SAVUNMA AVUKATININ İKRARI...

Zaten duruşma günü her şeyin ayan beyan ortaya çıktığını söyleyen Tezcan, şöyle devam etti: Diplomanın iptali meselesinde özellikle İstanbul Üniversitesi avukatının savunması sırasında beyanları, söylediği sözler çok açık bir biçimde 35 yıl önce Ekrem İmamoğlu'nun bu yatay geçiş süreciyle ilgili hiçbir kusurlu davranışı, hiçbir fiili, hiçbir eylemi olmadığını ifade etti.

Yani savunma avukatının ikrarında açıkça diyor ki 'Ekrem İmamoğlu'nun doğrudan doğruya yaptığı bir eylem söz konusu değildir.' Kimin eyleminden bahsetti savunma? 35 yıl önceki İstanbul Üniversitesi'nin yönetimini suçluyor.

Kusurlu işlemlerin tamamını 35 yıl önce İstanbul Üniversitesi'nin yönetimi yapmış.

BIRAKIN İSPATI, İDDİA BİLE EDEMİYORLAR” Ne yapmış? 60 kişilik kontenjanıymış, 80’e çıkarmış.

Kim çıkarmış? 19 yaşındaki Ekrem İmamoğlu mu?

Hayır.

Ekrem İmamoğlu'nun 80’e çıkarılmasıyla ilgili bir dahli var mı?

Hayır.

Böyle bir şeyi bırakın ispatı, iddia bile etmiyorlar, edemiyorlar.

Tam tersine ‘Hayır, Ekrem İmamoğlu ile bir ilgisi yok’ diyen üniversitenin avukatı.

Kimin ilgisi varmış?

O dönemin üniversite yetkililerinin ilgisi varmış.

Neymiş efendim?

Müracaatların bitmesine iki gün kala karar vermiş üniversite. 19 yaşındaki Ekrem İmamoğlu mu talimat vermiş de karar vermiş? 35 yıl geçtikten sonra açıkça üniversiteyi temsil eden avukatın duruşmadaki ifadelerinde bile, ‘Bugün bizim usulsüzlük diye iddia ettiğimiz ve bu sebeple Ekrem İmamoğlu'nun diplomasını iptal ettiğimiz eylemlerin tamamını üniversite yönetimi yapmıştır’ diyor.

Kaldı ki o uygulamaların da aslında dönemin mevzuatına, yönetmeliklerine uygun olduğunu biliyoruz.

Avukatlarımız o konuda sayın cumhurbaşkanı adayımız duruşmada çok net, çok açık anlattı 1982 yönetmeliğine uygun işlemler yapıldığını.

Ama her şeyi bir tarafa bırakalım, siz diyeceksiniz ki ‘Hatayı biz yaptık, senin diploman gidecek.’ ORTADA BİR BÜYÜK KUMPAS, BİR BÜYÜK KURGU VAR Nitekim İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın diplomanın iptalinden önceki gün apar topar operasyon hazırlığının yapıldığı, İBB kumpas operasyonu, 19 Mart darbe girişiminin hazırlandığı gün üniversiteye yazdığı yazı çok açık.

O yazıda diyor ki ‘Bu diploma Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) kullanılabilir.’ YSK’da ne için kullanılır bu diploma?

Sadece cumhurbaşkanlığı adaylığı için üniversite diploması gerekiyor.

Belediye başkanlığı, milletvekilliği için gerekmiyor.

Yani İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı diyor ki ‘Bu konu benim operasyon alanımın içindedir.

Ben bir siyasi operasyon yapıyorum.

Benim bu siyasi operasyonumun bir ayağı da Ekrem İmamoğlu'nu aday yapmamak için diplomasını iptal etmektir.

Alelacele bu kararı verin.’ Bunların tümü gösteriyor ki ortada bir büyük kumpas, bir büyük kurgu vardır.

Sayın Recep Tayyip Erdoğan sandıkta yenemeyeceği rakibi Ekrem İmamoğlu'nu sandık dışı yöntemlerle, buna benzer darbe sayılabilecek girişimlerle siyaset alanının dışına atmaya çalışmaktadır.

Ama bunların sonuç alınabilecek adımlar olabileceğine ihtimal vermiyoruz.

Biz mücadeleye devam ediyoruz.

Hukukun bu konuda aklının kaybolmamış olduğuna inanıyoruz, inanmak istiyoruz.

Hukukun zerre kırıntısı kalmışsa idare mahkemesi bu davayı kabul eder ve İstanbul Üniversitesi'nin hukuka aykırı kararını iptal eder.

CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI HİÇBİR YARGI KUMPASIYLA DEĞİŞTİRİLEMEZ Tezcan, Mahkemenin davayı reddetmesi durumunda, CHP’nin yol haritasının ne olacak?

Bu gibi girişimler CHP’nin cumhurbaşkanı adayını değiştirmesine sebep olur mu? sorusuna, şu yanıtı verdi: CHP’nin cumhurbaşkanı adayı hiçbir yargı kumpasıyla değiştirilemez.

Mahkeme eğer arzu edilmeyen, hukuka aykırı, vicdana aykırı, gerçeğe aykırı bir karar verecek olursa bunun hukuk içerisinde kuşkusuz yolları vardır; istinafa gidecektir.

İstinaftan sonra yargı yolları Danıştay'a gidecektir.

Bu yollar denenecektir.

Bunun dışında CHP’nin yol haritası devam ediyor zaten.

Biz cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasını fiilen sürdürüyoruz.

Genel Başkanımız her hafta bir gün İstanbul'da, bir gün Türkiye'nin başka bir ilinde miting yapıyor. 83’üncü mitingimizi yaptık.

Türkiye'de dört bir yanda, bu hukuksuzluğu meydanlarda anlatıyoruz.

Meydanlardan bu hukuksuzluğa tepkiyi ifade ediyoruz.

Türkiye'nin kötü giden düzenine karşı halkla beraberiz, meydanlarla beraberiz.

İMAMOĞLU'NU ADAYLIKTAN ÇEKECEK TEK BİR GÜÇ MİLLETİN KENDİSİDİR” Birileri devletin yetkilerini, imkanlarını kötüye kullanarak siyaset alanını daraltmaya çalışabilir ama CHP’nin bu konudaki en önemli adımı, en önemli tutumu, yol haritası siyaset alanını genişletmektir.

CHP kararlı biçimde bir yıldan bu yana siyaset alanını genişletiyor.

Siyaseti topluma, toplumun hücrelerine, meydanlara yayıyor.

Bizim eylemlerimiz devam edecek.

CHP’nin, sadece CHP değil milletin cumhurbaşkanı adayı, Türkiye İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı, Türkiye İttifakı ruhunun cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'dur. 15 buçuk milyon seçmenin gidip sandığa verdiği oyla Ekrem İmamoğlu aday olarak ilan edilmiştir.

Dolayısıyla Ekrem İmamoğlu'nu adaylıktan çekecek tek bir güç vardır.

O da milletin kendisidir.

İlgili Sitenin Haberleri