Haber Detayı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 14. Çalışma Meclisi'nin açılışında konuştu Açıklaması
Politika haberler.com
22/01/2026 13:28 (1 saat önce)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 14. Çalışma Meclisi'nin açılışında konuştu Açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dijitalleşme, sosyal dengeyi bozma ve toplumda bu anlamda huzursuzluk oluşturma potansiyeli taşıyan bir teknolojidir.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Dijitalleşme, sosyal dengeyi bozma ve toplumda bu anlamda huzursuzluk oluşturma potansiyeli taşıyan bir teknolojidir.

Bunun önüne geçmenin yolu ise fırsat eşitliği zemininde, fırsat eşitliği kavramını temel alarak dijital imkanların toplumun geneline yayılması ve toplumun genelinde bu yetkinliklerin, becerilerin kazandırılmasıdır." dedi.Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" gündemiyle ATO Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen 14.

Çalışma Meclisi'nin açılışına katıldı.Burada konuşan Yılmaz, dünyada ekonomik güç dengelerinin değiştiğini, bunun da jeopolitiğe, siyasete yansıdığını, bölgesel ve küresel düzeyde rekabetin, çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemden geçildiğini söyledi.Yapay zeka başta olmak üzere dijitalleşme alanında büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını, bunun ekonomilerde, üretim süreçlerinde yıkıcı bir yenilik ortamı oluşturduğunu belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Bu anlamda dijitalleşme işin odağında.

Dijitalleşme, hem iş dünyasında hem üretim süreçlerinde hem de mesleklerde büyük bir değişime, dönüşüme yol açıyor.

Dünya Ekonomik Forumunun bu konudaki çalışmaları var.

Çok sayıda insanın bu süreçlerin sonunda işini kaybedebileceği söyleniyor ama bir taraftan da 2030 yılına kadar bu dijital imkanlarla 170 milyon kişiye yeni iş imkanı oluşabileceği ifade ediliyor bu raporlarda.

Geçerliliğini kaybeden meslekler ve yeni istihdam imkanlarının ötesinde bütün mesleklerin yapılış biçimleri değişiyor.

O meslek ortadan kalkmasa bile mesleğin icra ediliş biçimi dijital teknolojilerle birlikte bir dönüşüme uğruyor.Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsünün ortak raporuna göre küresel istihdamın yüzde 25'i üretken yapay zekadan etkilenecek ve gelişmiş ülkelerde özellikle bu oran yüzde 35'lere kadar çıkabilecek.

Özellikle ofis ve büro işleriyle medya, yazılım ve finans gibi mesleklerde yapay zekanın etkisi giderek artıyor.

Bu süreç çalışma biçimlerinin, sosyal güvenlik sistemlerinin ve istihdam politikalarının yeniden tasarlanmasını zorunlu kılan yapısal bir dönüşümü beraberinde getiriyor.""Dijitalleşme tehditler oluşturduğu kadar fırsatlar sunuyor"Yılmaz, bu gelişmeler karşısında doğru tutumun, teknolojiyi insan emeğini dışlayan bir unsur olarak değil, dijital becerilerle güçlendirilen bir fırsat olarak gören kapsayıcı bir yaklaşım olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Çalışma hayatının güçlü yapısını oluşturan çalışan, işveren ve kamu tarafları dijital dönüşümün iş gücü piyasaları, istihdam ilişkileri ve sosyal koruma sistemleri üzerindeki etkilerini yönetmede temel paydaşlardır.

Çalışanlar açısından dijital dönüşümün etkisine bakacak olursak çalışma biçimlerinin, hak arama yollarının ve mesleki kimliklerin yeniden tanımlanacağını söyleyebiliriz.

Dijitalleşme çalışanlara esneklik, uzaktan çalışmak ve yeni gelir fırsatları getirmekle birlikte iş güvencesi, veri gizliliği ve algoritmik yönetim gibi yeni risk alanları da doğurmaktadır.

Bu dönüşümün çalışanlar açısından adil geçiş ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi kritik önem taşıyor.

Adil geçişte temel öncelikler ise teknolojik değişimin kimseyi geride bırakmaması, çalışanların sosyal koruma önlemleri, yeniden beceri kazanma ve yetkinlik geliştirme programlarıyla desteklenmesidir.Yapay zeka ve dijitalleşme tehditler oluşturduğu kadar fırsatlar sunuyor.

Bu fırsatları değerlendirirken tehditlere karşı da tedbirler almak durumundayız.

En önemli tehditlerden biri, sosyal adaleti bozma riskidir.

Dijitalleşme, sosyal dengeyi bozma ve toplumda bu anlamda huzursuzluk oluşturma potansiyeli taşıyan bir teknolojidir.

Bunun önüne geçmenin yolu ise fırsat eşitliği zemininde, fırsat eşitliği kavramını temel alarak dijital imkanların toplumun geneline yayılması ve toplumun genelinde bu yetkinliklerin, becerilerin kazandırılmasıdır.

Bunu yapmazsanız, bu teknolojiler dar bir zümre içinde kalırsa bunun sosyal adalet açısından çok ciddi neticeler doğuracağını hep birlikte görmemiz lazım.

Bu çerçevede yaşam boyu öğrenme, dijital beceri eğitimleri ve sosyal diyalog mekanizmaları hayati önem taşıyor.""Yeni yaklaşımlar geliştirmek durumundayız"İşverenler açısından dijitalleşmenin, üretim süreçlerinden insan kaynaklarına kadar her alanda verimlilik, esneklik ve rekabet avantajı sağlayan, aynı zamanda stratejik uyum ve etik sorumluluk gerektiren bir dönüşüm anlamına geldiğine işaret eden Yılmaz, dijitalleşmenin işveren yönünden verimlilik artışı, maliyet optimizasyonu ve rekabet gücü açısından fırsatlar doğurduğunu, insan kaynağını yeniden tanımlama ihtiyacı, iş gücü planlamasında veri temelli yaklaşımlar ve etik yapay zeka kullanımı gibi sorumlulukların da öne çıktığını bildirdi.Cevdet Yılmaz, işverenler açısından dijital teknolojilerin yalnızca üretim süreçlerini değil, çalışan refahını ve kurumsal bağlılığı güçlendiren bir dönüşüm alanını ifade ettiğini söyledi.Kamu otoriteleri açısından bakıldığında ise dijital çağın, istihdam politikalarının, sosyal güvenlik sistemlerinin ve iş hukuku düzenlemelerinin yeniden şekillendiğini, yönetişimde bütüncül, kapsayıcı ve insan merkezli bir yaklaşımı gerekli kıldığını vurgulayan Yılmaz, kamunun bu dönüşümde düzenleyici, koruyucu ve yönlendirici sorumluluklarıyla mevzuattan veri güvenliğine, sosyal güvenlikten istihdam politikalarına, stratejiler belirlemekten teşvik ve eğitime uzanan geniş bir yelpazede roller üstlendiğini ifade etti.Yılmaz, bu süreci riskleriyle birlikte fırsatları da gören bir yaklaşımla ele aldıklarının altını çizerek, şöyle devam etti: "Kamu politikalarımızın odağında dijitalleşmenin insana yakışır iş kavramını zedelememesi, aksine güçlendirmesi bulunuyor.

Dijital Türkiye vizyonumuzun temel unsurlarından biri, kamu politikalarının, yasal ve idari düzenlemelerin dijital dönüşümü ve uyumu sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasıdır.

Teknolojinin dinamik yapısını dikkate alarak bu süreci çerçeve düzenlemeler ile yönetmenin daha anlamlı olduğuna inanıyoruz.

Bu alanlarda dünyada da henüz çok oturmuş standart diyebileceğimiz düzenlemeler yok.

Dolayısıyla yol yürürken bir taraftan da yeni yaklaşımlar geliştirmek durumundayız."Bu konuda detaylı, katı düzenlemeler yapılmasının gelişimin önüne geçip dinamiğini zayıflatabileceğini, dijital düzenlemelerle ilgili temel yaklaşımlarının, çerçeve düzenlemeler yapıp gelişmelere göre bu düzenlemelerin uyum sağlayacağı bir süreç yönetimi yapmak olduğunu dile getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: "Kadınların iş ve aile yaşamlarını dengeli bir şekilde sürdürebileceği yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi, Nüfus Politikaları Kurulumuzda detaylı bir şekilde ele aldığımız hususların başında gelmektedir.

Biz şunu istiyoruz; kadınlar ev hayatıyla iş hayatı arasında tercih yapmaya zorlanmasın.

İsteyen ikisini de birlikte yürütebilsin.

Bu, genel kalkınma modelimiz anlamında da nüfus politikalarımız anlamında da çok stratejik bir mesele.

Bunu mutlaka başarmak durumundayız.

Bunu yaparken elbette ki çalışma hayatımızdaki genel ilkeleri de zedelemeden bunu başarmak durumundayız.İnanıyorum ki sosyal tarafların hep birlikte yapacağı değerlendirmelerle bu modelleri geliştireceğiz.

Maalesef bugün Türkiye'de iş gücü piyasalarında bir katılık olduğunu biliyoruz.

Kullanılan modellerde çok fazla bir çeşitlilik olmadığını hep birlikte görüyoruz.

Oysa az önce bahsettiğimiz yeni şartlar altında, yeni ekonomik ve teknolojik şartlar altında bizim mutlaka farklı çalışma modellerini ekonomimize, sosyal hayatımıza kazandırmamız gerekiyor.""Yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloğa açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır"Yılmaz, dijitalleşmenin sadece teknoloji politikasını değil, aynı zamanda sosyal politika, istihdam ve nüfus politikalarını da derinden etkilediğine dikkati çekerek, hizmet sağlayıcı ile hizmeti alanı doğrudan buluşturan yeni bir istihdam modeli olarak ortaya çıkan dijital platformların, mevcut iş hukuku normlarının yeniden değerlendirilmesini gerekli kıldığını, her yeni modelin, teknolojinin hukukunu da beraberinde getirmesi gerektiğini söyledi.Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütünün rehber niteliğinde çeşitli düzenlemeleri olduğunu aktaran Yılmaz, "Bu konularda bizim de hedefimiz, gelişmekte olan uluslararası normlarla uyumlu biçimde dijital platformlarda adil, güvenli ve kapsayıcı bir çalışma düzeninin tesis edilmesidir." diye konuştu.Yılmaz, iş gücü piyasalarını yakından takip ettiklerini, çeşitli tedbirlerle ülkeyi, toplumu bu geleceğe hazırladıklarını anlatarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "İşçi ve işveren sendikaları dijital dönüşüm sürecinde çalışma hayatının temel denge unsuru olarak sosyal diyaloğun güçlendirilmesi ve katılımcı yönetişimin gelişmesi açısından önemli roller üstlenmektedir.

Bu süreçte sendikalar, dijital platformlarda çalışanların statüsü, yeni nesil çalışma modelleri, algoritmik yönetim uygulamaları ve veri koruma gibi konularda çözüm üreten ve politika süreçlerine katkı sunan en önemli paydaşlar arasında yer almaktadır.

Genç kuşak çalışanların esnek, hibrit ve dijital odaklı çalışma tercihleri ise sendikal yapılara örgütlenme stratejilerini yenileme ve yeni iletişim kanalları geliştirme yönünde önemli fırsatlar sunmaktadır.

Türkiye'nin köklü sendikal geleneğinden güç alan sendikalarımızın, dijital çağın gerektirdiği yenilikçi, kapsayıcı ve diyaloğa açık bir sendikal vizyon geliştirmeleri büyük önem taşımaktadır.

Bu husus, hem çalışanlarımızın haklarının korunması hem de çalışma hayatının geleceğine yön verilmesi anlamında değerlidir.

Bu kapsamda üniversitelerimizin ve akademik çevrelerimizin, dijital dönüşümün çalışma ilişkilerine etkilerine dair çalışmalarının da önemli olduğunu düşünüyoruz."Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kamu, sendikalar ve işverenlerin yanı sıra akademik dünyanın bu konularda daha fazla çalışma yapması ve yol gösterici katkılarda bulunmasını kıymetli bulduklarını sözlerine ekledi.

İlgili Sitenin Haberleri