Haber Detayı

Sudan'da HDK'nin ciddi insan hakları ihlallerinde bulunduğu Faşir'den kaçanlar yaşadıklarını anlattı
Güncel haberler.com
22/01/2026 11:11 (2 saat önce)

Sudan'da HDK'nin ciddi insan hakları ihlallerinde bulunduğu Faşir'den kaçanlar yaşadıklarını anlattı

MUHAMMED EMİN CANİK/AHMED SATTİ - Sudan'ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin merkezi Faşir kentinde orduyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) girmesinin ardından insani kriz, şiddet, yerinden edilme, tecavüz ve ciddi insan hakları ihlalleri yaşandı.

MUHAMMED EMİN CANİK/AHMED SATTİ - Sudan'ın batısındaki Kuzey Darfur eyaletinin merkezi Faşir kentinde orduyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) girmesinin ardından insani kriz, şiddet, yerinden edilme, tecavüz ve ciddi insan hakları ihlalleri yaşandı.Darfur bölgesinin en büyük kenti Faşir, Ekim 2025'te şiddetli çatışmaların ardından büyük ölçüde HDK'nin kontrolüne girdi.On binlerce kişi canını kurtarmak için evlerini geride bırakarak kaçarken, sivillerin zorla yerinden edildiği ve çok sayıda silahsız kişinin öldürüldüğü, işkence edildiği anlar HDK mensuplarının paylaştığı videolara yansıdı.Kaçan kadınlar, binbir zorlukla ulaştıkları Kuzey eyaletinin ed-Debbe şehrindeki El-Affad Mülteci Kampı'nda, AA muhabirine, yolda yaşadıklarını anlattı.İsmini açıklamak istemeyen Sudanlı kadın, "Faşir'de yerinden edilenlerdenim, daha önce kardeşim Ebu Kurun pazarında bir topçu bombardımanı sırasında yaralandı.

Bacağından ağır şekilde sakatlandı, dizinin üstünden kesildi.

Uzun bir süre hastanede kaldık.

Ne tedavi vardı ne de yiyecek.

Çok zor günler geçirdik, durumu giderek kötüleşti." dedi.Çaresizce hastaneden ayrıldıklarını söyleyen kadın, kardeşiyle Hilla Şeyh bölgesine gelebildiklerini ancak buradan güvenli bölgeye ulaşacak hiçbir araç bulamadıklarını söyledi.Yol boyu zorluklarSudanlı kadın, "Kardeşim protezsiz, koltuk değnekleriyle, kesik bacağıyla yürümek zorunda kaldı.

Yaklaşık 3-4 saat yürüdük.

Yolda bir adamla karşılaştık, bir eşeği vardı.

Küçük çocuklarım yanımdaydı, kardeşimin de çocukları vardı ve eşi doğumu yaklaşmış bir hamileydi.

Ondan yardım istedim.

Bana, 'Burada insan taşımak yasak' dedi." ifadelerini kullandı.Kardeşini eşeğe bindirmesi için gördükleri adama çok yalvardığını dile getiren kadın, şöyle devam etti: "Artık tamamen bitmiştik, yolda bayılacak hale gelmiştik, suyumuz tükenmişti.

Sonunda, 'Seni bir mesafe götürürüm ama kontrol noktasına yaklaşınca indiririm.

Yürüyerek devam edersiniz çünkü HDK bize izin vermiyor' dedi."Kadın, kardeşini eşek ile 6 saat taşıyabildiklerini ve Gerni köyüne bir saat mesafe kala yeniden onun da yürümeye başladığını aktardı.Gerni'nin girişinde HDK mensuplarının kardeşine asker olup olmadığını sorduklarını ifade eden kadın, orada kendilerine kötü davranılmadığını ve traktörlere bindirildiklerini anlattı."Utananları dipçiklerle dövdüler"Sudanlı kadın, yolda kendilerini 7 aracın durdurduğunu belirterek, "Herkesi sıraya dizdiler ve kadın erkek ayrımı yapmadan, tamamen soyunmalarını söylediler.

Utananları dipçiklerle dövdüler.

İnsanlar, kadınlar ve erkekler çıplak halde, başları dik durmaya zorlandı.

Eğilenlerin kafasına vuruyorlardı." dedi.HDK mensuplarının kardeşini darbetmeye başladığını anlatan kadın, "Dayanamadım, üstüne kapandım.

Darbeler bana isabet etti.

O sırada biri, botuyla (kardeşinin) kesik bacağına bastı ve yara yeniden açıldı.

Çocuklar ve yaşlılar her şeyi izliyordu.

Çocuklar, ailelerini çıplak şekilde görüyordu.

Manzara çok acıydı." şeklinde konuştu.Sudanlı kadın, "Dört genç kızı çıplak halde arabalara bindirdiler.

İçlerinden birinin kıyafetini dördünün üstüne örttüler.

Kadınlardan birinin kardeşi konuşmaya çalışınca, gözlerinin önünde altı kurşunla vurdular.

Annesi dayanamayıp 'Oğlum, kızlarım.

Oğlum, kızlarım' diye feryat edince, silah dipçiğiyle kafasına vurdular, yere yığıldı, kanlar içinde kaldı." ifadelerini kullandı.Kesik bacağı kanayan kardeşinin üzerinden kalkamadığını söyleyen kadın, HDK mensuplarından birinin kendisini zorla götürdüğünü, yerde sürüklediğini, şiddetli bir şekilde dövdüğünü ve bilincini kaybettiğini belirtti.Kadın, tecavüze uğradığını ifade ederek, "Yanımda, çocuklarıyla yolculuk eden başka bir kadının da iki kişi tarafından tecavüze uğradığını gördüm.

Küçük oğlu müdahale etmeye çalışınca, onu hortumla dövdüler." diye konuştu.Sudanlı kadın, daha sonra rütbeli olduğunu düşündüğü bir kişinin geldiğini ve "Ne yapıyorsunuz, gelin buraya insanları bindirin ve gönderin, kimse ağzını açmayacak." dediğini anlattı."Kardeşimi kurtarabilmek için yalan söylemek zorunda kaldım"Yaralı halde hastaneye yattığı fotoğrafları gösteren kadın, "Sürücüden kardeşimi hastaneye götürmek için borç istedim.

O adam büyük bir insanlık gösterdi.

Para verdi, geri istemedi. 'Senin yaptığını oradaki erkeklerin hiçbiri yapmadı, sen kardeşin ve çocukların için kendini feda ettin.

Burayı senden geri almam erkekliğe sığmaz.' dedi." ifadelerini kullandı.Sudanlı kadın, hastaneye vardıklarında şikayet dilekçesi yazmalarının istendiğini, yaşadıklarını anlattığını ancak "HDK mensupları sivillere saldırmaz" denilerek ifadelerini zorla değiştirttiklerini belirterek, "Kardeşimi kurtarabilmek için yalan söylemek zorunda kaldım." dedi."Evimizi yaktılar"Faşirli Hasna Abdulhayır Said ise Kuzey Darfur eyaletinde yerinden edilmiş bir kadın olduğunu, çatışmaların başladığı dönemde Faşir kentinde yaşadığını, sonrasında Faşir'e yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan ve ailesinin de olduğu Şagra köyüne gittiklerini söyledi.Çatışmalarda hayatını kaybeden eşinin bölgenin Polis Yedek Kuvvetleri Komutanı olduğunu aktaran Said, bundan dolayı HDK'nin hedefinde olduğunu ve evine baskın düzenlediğini anlattı.Said, "Evimizi yaktılar.

Oradan yalınayak, üzerimdeki elbiselerden başka hiçbir şey olmadan çocuklarımla çıktım." ifadesini kullandı.HDK mensuplarının, gittikleri bir diğer köy olan Seluma'ya da geldiğini, burada darp, yağma ve talan yaptığını belirten Said, "Ardından yeniden Faşir'e döndüm ancak Faşir yoğun bombardıman altındaydı, yangınlar vardı ve komşular evlerinin içinde öldürülüyordu." diye konuştu.Said, son olarak Kuzey eyaletinin ed-Debbe kentine ulaştığını kaydederek, "Allah'a hamdolsun, şu anda El-Affad kampındayım, çocuklarımla birlikte güvendeyim ve rahattayım.

Bize hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen insanlara ve kurumlara teşekkür ediyorum." dedi.

İlgili Sitenin Haberleri