Haber Detayı

Çocuklarda Egzama: Şiddetli Kaşıntı ve Atopik Dermatit Uyarısı
Gündem haberport.com
22/01/2026 10:37 (8 saat önce)

Çocuklarda Egzama: Şiddetli Kaşıntı ve Atopik Dermatit Uyarısı

Dr. Gülnar Aliyeva, çocuklarda atopik dermatitin en belirgin belirtisinin şiddetli kaşıntı olduğunu, tetikleyiciler ve tedavi yaklaşımlarını anlattı.

Çocuklarda atopik dermatit ve şiddetli kaşıntı uyarısıMemorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü uzmanı Uzm.

Dr.

Gülnar Aliyeva, çocuklarda sık görülen atopik dermatit (egzama) hakkında aileleri bilgilendirdi.

Aliyeva, hastalığın belirtilerinden risk faktörlerine, tanı süreçlerinden tedavi yöntemlerine kadar dikkat edilmesi gereken noktaları aktardı.Aile öyküsü önemlidirAliyeva, cildin koruyucu yapısının bozulduğunu ve bunun dış etkenlere karşı hassasiyeti artırdığını vurguladı: "Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısı zayıflamıştır ve cilt dış etkenlere karşı daha hassas hale gelir.

Cilt üzerinde bulunan faydalı mikroorganizmaların dengesi bozulabilir ve bağışıklık sistemi normalden farklı tepkiler verebilir.

Hastalık için en önemli risk faktörü, ailede egzama, astım ya da alerjik nezle gibi alerjik hastalıkların bulunmasıdır.

Bunun yanı sıra hava kirliliği, sigara dumanı, iklim şartları, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve stres hem hastalığın gelişiminde hem de alevlenmelerinde rol oynar.

Sabun, deterjan ve parfüm gibi cildi tahriş eden ürünler, ev tozu, polenler, hayvan tüyleri, bazı mikroorganizmalar ve stres atopik dermatit belirtilerini artırabilen başlıca tetikleyicilerdir.

Atopik dermatit, ilerleyen yıllarda besin alerjisi, alerjik rinit ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir."Kaşıntı sadece cildi değil, uykuyu da etkiliyor"Aliyeva, hastalığın en rahatsız edici belirtisinin kaşıntı olduğuna dikkat çekti: "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır.

Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir." Bebeklik döneminde hastalık genellikle yanaklarda kızarıklık, kuruluk ve pullanma şeklinde başlar; zamanla saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabilir.

Kol ve bacakların dış yüzleri bu dönemde sık tutulur.

Çocukluk çağında ağız çevresi, göz çevresi ile dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görülür.

Ergenlik döneminde ise bu bölgelere ek olarak eller ve göz kapaklarında da tutulum olabilir.

Hastalık dalgalı seyir gösterir; belirtiler zaman zaman hafifler, zaman zaman alevlenir.Alerji testi tek başına tanı için yeterli değildirTanıda önceliğin öykü ve muayene olduğuna işaret eden Aliyeva, "Atopik dermatit tanısı genelde hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konur." Küçük çocuklarda, uygun tedaviye rağmen düzelmeyen ya da orta ve ağır şiddette seyreden atopik dermatit varlığında besin alerjileri açısından değerlendirme yapılabilir.

Bu yaş grubunda en sık sorumlu olan besinler inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişlerdir.

Yaş ilerledikçe ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin önemi artar.

Yapılan alerji testleri mutlaka hastanın şikâyetleri ve klinik bulgularıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Doktor önerisi olmadan besinlerin diyetten çıkarılması doğru değildir.

Atopik dermatit, bazı diğer cilt hastalıklarıyla benzer belirtiler gösterebileceği için uzun süren, şiddetli veya tedaviye yanıt vermeyen durumlarda ayırıcı tanı yapılması önemlidir.Doğru cilt bakımı tedavinin temel taşıdırAliyeva, tedavide önceliğin tetikleyicilerin kontrolü ve cilt bakımında olduğunu belirtti: "Atopik dermatit tedavisinin temelini tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve doğru cilt bakımı oluşturur." Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması tedavinin vazgeçilmez unsurlarıdır.

Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtiler kontrol altına alınır.

Bunun yanında enfeksiyonlardan korunma, stresin azaltılması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesi tedavinin başarısını artırır.

Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatit büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir.

ÇOCUK ALERJİSİ BÖLÜMÜ'NDEN UZM.

DR.

GÜLNAR ALİYEVA

İlgili Sitenin Haberleri