Haber Detayı
Galatasaray'da Atletico Madrid maçı sonrası açıkladı! 'İlk 24 savaşı sürüyor! Maçın iki net kırılma noktası var'
UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray sahasında Atletico Madrid ile 1-1 berabere kaldı. Hürriyet yazarları Uğur Meleke, Banu Yelkovan ve Mehmet Ayan temsilcimizin maçını köşe yazılarında değerlendirdi.
UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7’nci haftasında Galatasaray sahasında Atletico Madrid’i konuk etti.
Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde saat 20.45’te başlayan karşılaşmada Romanya Futbol Federasyonu’ndan Istvan Kovacs düdük çaldı.
Gözden Kaçmasın Galatasaray'da Uğurcan Çakır son bölümde sahne aldı, kurtarışlarıyla Atletico Madrid maçında parladı!
Haberi görüntüle GOLLER İLK YARIDA GELDİKarşılaşma oldukça yüksek tempoda başlarken konuk ekip maçın hemen başına öne geçti.
Sol kanattan gelişen atakta Ruggeri ortasını yaptı.
Arka direkte müsait durumdaki Simeone yaptığı kafa vuruşuyla 4’üncü dakikada takımını öne geçirdi: 0-1.
Daha çok Sane ile sağ kanattan pozisyon üretmeye çalışan Galatasaray, 20’nci dakikada eşitliği yakaladı.
Sane’nin pasıyla son çizgiye inen Sallai’nin kale alanına çevirdiği topu Llorente yaptığı ters vuruşla kendi ağlarına gönderdi: 1-1.
Beraberliğin ardından iki takım da skoru değiştirecek pozisyonlar yakalasa da değerlendiremedi ve ilk yarı 1-1’lik eşitlikle sona erdi.İSTANBUL'DA PUANLAR PAYLAŞILDIMücadelenin ikinci yarısı yine yüksek tempoda başladı.
Konuk ekip 59’uncu dakikada gole yaklaştı.
Osimhen’in uzaklaştırmak istediği topu Simeone kafayla içeri çevirdi.
Hancko’nun vuruşunda Abdülkerim topun ağlara gitmesine engel oldu. 60’ıncı dakikanın ardından Galatasaray baskısını arttırdı.
Sarı-kırmızılılar, topu yarı rakip yarı alanda tutup, rakibinin çıkmasına izin vermese de tehlikeli pozisyon üretemedi. 84 ve 85’inci dakikalarda Atletico Madrid üst üste gole yaklaştı.
Griezmann’ın frikiğinde Uğurcan topu kornere çelerken, hemen ardından Baena’nın ceza sahasına girer girmez yaptığı sert vuruşta Uğurcan Çakır yumruklarıyla topu uzaklaştırdı. 90+4’üncü dakikada Galatasaray mutlak gol pozisyonundan sonuç alamadı.
Sağ kanatta topu önüne alan Osimhen çizgiye kadar inip Sara’yı gördü.
Sara’nın sağ ayağıyla yaptığı vuruşta kaleci Oblak gole izin vermedi.
Seken topu Atletico Madrid savunması uzaklaştırdı.
Karşılaşmada başka gol olmadı ve mücadele 1-1’lik eşitlikle sona erdi.
HÜRRİYET YAZARLARI DEĞERLENDİRDİHürriyet yazarları Uğur Meleke, Banu Yelkovan ve Mehmet Ayan, temsilcimiz Galatasaray'ın Atletico Madrid maçını bugünkü köşe yazılarında değerlendirdi.UĞUR MELEKE - İLK 26 KESİNLEŞTİ ANCAK 24 İÇİN SAVAŞ SÜRÜYOR!
Galatasaray, yedinci haftayı 17’nci tamamladı.
Sıralamada altında olan 10 takımın (10 puanlı Qarabag’dan 7 puanlı Brugge’e kadar) matematiksel olarak temsilcimizin üstüne çıkma ihtimali söz konusu.
Ancak bu 10 takımdan ikisi (Brugge-Marsilya) son hafta birbiriyle oynadığı için Galatasaray şu anda en kötü ihtimalle 26’ncı basamağı garantiledi.
Galatasaray City’yi yenerse turu geçecek.
Galatasaray City ile berabere kalırsa (Kopenhag, Napoli, Olympiacos ve Athletic’in averajlarını göz önüne alarak) 11 puanın da ilk 24’e yeteceğini düşünüyorum.
Galatasaray, City’ye 1 farklı yenilirse bir bilet garantisi yok ama bence tur şansı hâlâ yüksek.Daha önce de değinmiştim, Galatasaray bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde 36 takım içinde en zor ikinci kurayı çekti.
Sarı-kırmızılıların 8 rakibinin UEFA katsayı ortalaması 78...
Bu ortalama, PSV (78,3) ile birlikte en zor kurayı çektiklerinin kanıtı.
Bu kura koşullarında Galatasaray’ın 15-16 puan toplayıp ilk sekize girmesi kolay değildi, ancak 10-11 puanla ilk 24 daha gerçekçi bir hedef.
Hatta ulaşılması gereken bir hedef.
NiCO’DAN SAKiN OLUN JESTİAtletico Madrid, Simeone ile 13 sezondur üst üste Şampiyonlar Ligi’nde yarışıyor.
Bunların 11’inde grup aşamasından öteye gitmeyi başardılar.
Yedi çeyrek final yaptılar.
İki kez final oynadılar.
Bu sene de tabii ki hedefleri ilk sekiz...
Dünkü maça 12 puanla geldiler.
Her ne kadar Simeone itiraf etmese de, bence gruptaki son iki maçta (İstanbul’daki Galatasaray ve Madrid’deki Bodo Glimt müsabakalarında) toplam 4 puan hedeflediler.
Dün de 1-1’den sonra daha ziyade kontrol oyununu seçtiler.
Maç 20’nci dakikada 1-1’e geldikten sonra her iki takım için de 1’er puanın fena sonuç olmadığı hissedildi Seyrantepe’de. 73’te Nico Gonzalez oyuna girdiğinde zaten arkadaşlarına “sakin olun” jesti yaptı.Galatasaray’ın son 16 resmi maçta 8 galibiyet aldığı, iniş-çıkışlı şu periyot içinde dünkü beraberlik iyi sonuç.
Bence eleme turu biletinin ucundan tutuldu bu neticeyle.
Golü üreten Sallai günün yıldızıydı.
Stoperler Davinson-Abdülkerim ve merkezde Lemina-Torreira da çalışkanlıklarıyla önemli rol oynadılar 1-1’in korunmasında.
Gözden Kaçmasın Okan Buruk, beraberliğin ardından 90 4'teki pozisyona değindi: 'Maçı bitirebilirdik!' Haberi görüntüle MEHMET AYAN - EMEK OYUNU VE İLK 24!
Çağdaş futbolun gereklikleriyle Galatasaray, ilk 24 için vizeyi aldı gibi.Torreira ve Osimhen ile değişen takımın büyük şanssızlığı rakibiydi.
Kadim futbol kültürü, gösteriden uzak tarzıyla neler yapabileceğini en az 15 yıldır gösteren Atletico karşısında fena sayılmayacak bir ilk yarı oynadık.
Üç savunma oyuncusunun kafa vuruşu zamanlamasını ayarlayamadığından yenen gol sonrası “akışta kalmak” değerliydi.
En gösterişsiz oyuncumuzun ürettiği golle skora denge getirdik.
Sane bu seviyelerin oyuncusu, Lemina tam bir savaşçı olduğunu gösterdi.
Aksayan savunmayı ikinci topları alamayan orta saha da toparlayamıyordu.
Sol tarafımız ise otobana dönüşmüştü.
Gerek rakibin her istediğini yapabilme potansiyeli, gerekse 45’e doğru düşen enerjimiz alarm zillerinin çaldığına işaretti.İkinci yarının başında Simeone oyunu ve oyuncuları değiştirme kararlılığındaydı. 46 ile 73 arası beş değişiklik yaptı.
Griezmann ile hücum modelini değiştirdi.
Orta saha anlayışını da...
Bu biraz işimize yaradı.
Topa çok sahip olup, endişelendiğim kadar enerji sarf etmedik. 60-75 arası da oyunu elimize aldık.
Ancak 80 gibi dinlenmiş ve adeta yarısı yenilenmiş rakip yine üstünlüğü ele geçirdi.
Birkaç kritik pozisyonda Uğurcan kurtarışlarıyla öne çıktı.TEBRiKLER OKAN BURUK’AMaçın net iki kırılması, bize dönse Manchester seyahati ilk 24 için turistik olacaktı.
Devre sonu Barış kaçırdı, maç sonu Sara...
Dengeli oyun, kopmayan hatlar, mücadele gücünün yüksekliği gibi çağdaş futbolun gereklilikleriyle G.Saray, ilk 24 için vizeyi aldı gibi.
Bu emek yoğun maçın iki kıymetlisi Sallai ve Lemina’ya ayrı parantezler açmak, takımı Fenerbahçe, Fethiye, Gaziantep setindeki futbol fukaralığından buraya taşıyan Okan hocayı da tebrik etmek gerek.
BANU YELKOVAN - TEMPOLU GEÇEN BİR GLADYATÖR DÖVÜŞÜ!
İki tarafın da son dakikaya kadar bırakmadığı bir maçtı.Galatasaray için böyle geceler yeni değil.
Avrupa’nın en güçlü ekiplerini İstanbul’da ağırladığı maçlar, yıllardır sadece skorla değil atmosfer ve hikâyesiyle de anlatılıyor.
Okan Buruk’un da söylediği gibi, “Bu Galatasaray’ın tarihinin bir parçası.” Rakip de boş değil, son 15 yıldır istikrarın ve rekabetçiliğin simgesi haline gelmiş Atletico...
Bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde ilginç iki istatistik var: Bir yandan maç başına 3.21’den 3.38’e yükselmiş gol ortalaması rekor, diğer yandan ortalama galibiyet farkı 1.77 gole düşmüş durumda.
Yani daha çok gol olsa da maçlar daha dengeli ve artık hiçbir sürpriz, sürpriz değil.
Belki de Galatasaray–Atleti eşleşmesinin neden bu kadar sert ve tempolu başladığının açıklaması bu ikinci istatistikte saklı.
Beraberliğin iki takıma da tam olarak yaramayacak olması da bir başka sebep tabii.
Maç, Okan Buruk’un böyle maçlarda sıkça tercih ettiği yüksek presle başladı.
Çok tempolu bir gladyatör dövüşüne benzeyen başlangıçtan sadece dört dakika sonra Matteo Ruggeri’nin ortasında Giuliano Simeone golü kaydetti.
Atlético, profesyonel bir soğukkanlılıkla çok erken öne geçti.PRES, GOL GETİRDİGol, ilginç şekilde ne Galatasaray’ı ne taraftarı etkiledi.
Geriye düşmeyi bekliyormuş ve buna hazırlıklıymış gibi devam etti herkes, kimse oyundan kopmadı.
Dakika 20’de bu tavır meyvesini verdi.
Sané’nin sağdan içe kat edip Sallai’yi çizgiye indirmesiyle başlayan atak, ‘Biz bu takıma nasıl gol atacağız?’ diye düşünmeye başladığımız bir anda Llorente’den geldi.
Skor tabelası ‘kendi kalesine’ yazıyordu ama bu gol, Galatasaray’ın presinin sonucuydu.
Bu sezon Şampiyonlar Ligi karakterini özetleyen yüksek tempolu, düşük hata toleranslı ve iki tarafın da son dakikaya kadar oyunu bırakmadığı maçı, Galatasaray kalesini abluka altına aldıkları 80’li dakikalardaki pozisyonlardan biri kaleyi bulsa Atletico, 90+4’te Sara’nın kaçırdığı gol kaleye girse Galatasaray kazanabilirdi.
Maçtan önce 1 puan herkese iyi görünüyordu, maçtan sonra kimseye yetmedi.