Haber Detayı

Perakende alışverişte ürün sepeti küçüldü, fiyatlar büyüdü
Ekonomi ekonomigazetesi.com
22/01/2026 07:20 (9 saat önce)

Perakende alışverişte ürün sepeti küçüldü, fiyatlar büyüdü

Kartlı harcamalarda ciro rekorları kırılırken, Merkez Bankası verileri perakendedeki büyümenin gerçek kaynağını ortaya koydu. Elektronik ve giyimde tüketim adetleri gerilerken, sektörün yükünü zorunlu harcama kalemi olan yeme-içme taşıdı. Artan ciroya rağmen sepet küçüldü, büyüme yüksek fiyatlardan geldi.

YENER KARADENİZ/İSTANBUL Geride bıraktığımız 2025 yılında perakende sektöründe ciro rekorları kırılırken, gerçek tablo kasada değil sepette ortaya çıktı.

Merkez Bankası verileri, enflasyonist baskı nedeniyle düşen alım gücünün 2025’te tüketicinin harcama tercihini ertelenebilir ürünlerden uzaklaştırarak zorunlu tüketime yönelttiğini gösterdi.

Elektronik ve giyim gibi alanlarda hacim daralırken, sektörü ayakta tutan ana kalem yeme-içme harcamaları oldu.

Merkez Bankası’nın kartlı harcama verilerine göre 2025’te perakende harcamalarındaki artış büyük ölçüde fiyat artışlarından kaynaklandı.

Elektronik harcamaları nominal olarak 1 trilyon TL’nin üzerine çıksa da, enflasyondan arındırıldığında yüzde 17 oranında reel daralma yaşandı.

Daha da çarpıcı olan ise adet tarafı oldu.

Elektronik kartlı harcama adedi bir yılda yaklaşık yüzde 34 gerilerken, tüketicinin elektronik ve dayanıklı ürün alımını belirgin biçimde ertelediği görüldü.

Giyim ve aksesuar tarafında harcamalar reel olarak sınırlı bir artış gösterdi.

Ancak adetlerdeki yükseliş yüzde 2,1 ile oldukça zayıf kaldı.

Bu durum, sektördeki büyümenin büyük ölçüde fiyat etkisiyle gerçekleştiğine işaret etti.

Buna karşılık yemek harcamaları hem tutar hem de adet bazında güçlü bir performans sergiledi.

Yüzde 58 gibi bir oranla enflasyonun üzerinde büyüyen yemek harcamaları, perakendedeki canlılığın zorunlu tüketime dayandığını net biçimde ortaya koydu.

Bu alanda harcama adedi ise yüzde 15,5 artışla 2,9 milyar adede çıktı.

Elektronik reel ve adet olarak düştü  Bu değişimin en net hissedildiği alan ise elektrik-elektronik sektörü oldu.

Türkiye’de elektrik-elektronik perakende mağazalarının sayısına ilişkin güncel verilere göre, ülkede yaklaşık 11 binin üzerinde mağaza bulunuyor.

Merkez Bankası verileri, hem bu mağazalarda hem de online kanallarda 2025’te satışların adet bazında önemli bir düşüşe işaret ettiğini, ciro tarafında ise reel anlamda gerileme yaşandığını ortaya koydu.

Geçen yılın tamamında toplam perakende harcamaları yüzde 56 büyüme ile 23,2 trilyon TL’ye çıkarken, aynı dönemde elektronik sektörü nominal olarak yüzde 8,9 büyüme ile ilk kez 1 trilyon TL hacmini aştı.

Ancak bu büyüme, yıllık yüzde 30,89’luk enflasyondan arındırıldığında yüzde 17 oranında bir küçülmeye işaret etti.

Sektör harcamaları, salgın döneminde evde geçirilen sürenin artmasıyla birlikte her yıl yüzde 100’e yakın büyüme kaydetmişti.

Elektronik harcamaları 2021’de 85 milyar TL’den 138 milyar TL’ye, 2022’de 263 milyar TL’ye, 2023’te 647 milyar TL’ye ve 2024’te 947 milyar TL’ye ulaşmıştı.

Harcama adetlerine bakıldığında ise tablo daha net ortaya çıkıyor. 2025’in tamamında elektronik sektöründe kartlı harcama adetleri yüzde 34 düşüşle 425 bin adetten 280 bin adede geriledi.

Sektörde adet satışlarındaki düşüş 2023 yılından bu yana devam ediyor.

Salgın döneminde uzaktan çalışma ve eğitimin yaygınlaşmasıyla elektronik ürünlere yönelik talep hızla artmış, normalde birkaç yıla yayılacak alımlar erkene çekilmişti.

Bu süreçte hanelerde cihaz doygunluğu oluşurken, sonraki yıllarda yeni alım ihtiyacı belirgin biçimde azaldı.

Bugün elektronikte görülen düşüş, ani bir krizden çok pandemi döneminde öne çekilen talebin doğal bir düzeltmesi olarak değerlendiriliyor.

Giyimde sınırlı artış  Perakende sektöründe bir diğer önemli kalem giyim ve aksesuar olarak öne çıkıyor.

Bu alanda harcama değeri uzun yıllar boyunca yaklaşık her yıl ikiye katlanırken, geçen yıl belirgin bir yavaşlama görüldü. 2025 yılında giyim harcamaları yüzde 42 artışla 1 trilyon 56 milyar TL’den 1 trilyon 500 milyar TL’ye çıktı.

Nominal olarak yüksek oranlı bir artışa işaret eden bu tablo, reel olarak enflasyondan arındırıldığında yüzde 8,5 seviyesine geriliyor.

Adet satışlarına bakıldığında ise sektörde satışların yalnızca yüzde 2,19 gibi sınırlı bir artış gösterdiği görülüyor.

Oysa bu oran 2024’te yüzde 5,2, 2023’te ise yüzde 22 seviyesindeydi.

Bu gerileme, ertelenebilir harcamalar arasında yer alan giyimin de enflasyonist baskıdan olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor.

Yemek harcamaları reel olarak güçlü  2025’te en dikkat çekici kalem ise yemek harcamaları oldu. 2024’te 878 milyar TL olan yemek harcamaları, 2025’te 1,39 trilyon TL’ye yükseldi.

Enflasyondan arındırıldığında 2025’te yemek harcamaları yaklaşık 1,06 trilyon TL seviyesine ulaştı.

Bu da yüzde 21’lik bir reel artış anlamına geliyor.

Zorunlu tüketim kalemi olan yeme-içme, harcama artışını enflasyonun belirgin biçimde üzerine taşımış durumda.

Adet verilerinin en güçlü olduğu kalem de açık ara yemek harcamaları oldu. 2024’te 2,53 milyar olan kartlı yemek harcaması adedi, 2025’te 2,93 milyara yükseldi.

Bu artış, yaklaşık yüzde 15,6’lık bir büyümeye karşılık geliyor.

Yemek harcamaları, hem ciroda hem de adette artış gösteren tek ana kalem olarak öne çıkarken, zorunlu tüketim niteliği sayesinde yeme-içme sektörü ekonomik yavaşlamaya karşı en dayanıklı alanlardan biri haline geldi.

ENFLASYONİST BASKI SEKTÖRÜ DÖNÜŞTÜRDÜ Türkiye perakende sektörü, ekonominin en önemli istihdam ve satış kanallarından biri olmayı sürdürüyor.

Sektör, tüketici harcamalarının artan hacmiyle birlikte yüz binlerce kişiye doğrudan iş olanağı sağlarken, ülke genelinde geniş bir mağaza ağıyla tüketiciye hizmet veriyor.

Uluslararası danışmanlık şirketi Conexio Consulting’in verilerine göre perakende, Türkiye’de yılda yaklaşık 142 milyar dolarlık ciroya ulaşan dev bir pazar konumunda bulunuyor ve yaklaşık 1,9 milyon kişiye istihdam sağlıyor.

Bu tablo, sektörün tüm ekonomi içindeki iş gücü katkısının yüksek olduğunu ortaya koyuyor.

Ancak son yıllarda enflasyonist baskı altında eriyen gelirler, bu alandaki satışları önemli ölçüde etkiledi.

Tüketicilerin ertelenebilir harcamalardan kaçınarak zorunlu alanlara yönelmesi, sektörde derin değişimlere yol açtı.  

İlgili Sitenin Haberleri