Haber Detayı

Gıda Enflasyonu Çocuklarımızı ve Toplumu Değiştiriyor
Mete yolaş gercekgundem.com
22/01/2026 06:00 (3 saat önce)

Gıda Enflasyonu Çocuklarımızı ve Toplumu Değiştiriyor

Gıda krizi sadece bir ekonomik gösterge değil. Bu kriz, toplumun bedenini ve zihnini ayakta tutan düzeni tehdit ediyor.

Yetersiz beslenme okul başarısızlığından suç oranlarına, kronik hastalıklardan toplumsal huzursuzluğa kadar her şeyi yıkan bir domino taşı gibi üzerimize devriliyor.Çocuklarımızın Beslenememesi Bilinçli Bir TercihGıda enflasyonunun en ağır bedelini çocuklarımız ödüyor.

Okullardaki çocuklarımızın yüzde 19.3’ü, yani her 5 çocuğumuzdan 1’i parasızlık nedeniyle okullarda yemek yiyemiyor.

Sınıfta yan yana oturan beş öğrenciden biri, dersi dinlemek yerine açlıkla boğuşuyor demek.Her 100 ailenin 85’i, sabah çocuğunun çantasına koyacak gıda bulmakta zorlanıyor.

O çocuklar okula aç gidiyor, aç karnına ders dinlemeye çalışıyor.Bir çocuğun beyni inşaat gibidir.

Malzeme gitmezse bina çürük olur.

Protein, demir, B12 vitamini ve folat eksikliği beyin gelişimini ve düşünme kapasitesini doğrudan etkiliyor.

Çocuklarımız protein, demir, B12 vitamini ve folat alamıyor.

Demir eksikliği yaşayan çocuklarımızın yüzde 10.2’si folat eksikliği de yaşıyor.Beyin gelişimi duruyor, zihin köreliyor.PISA’da matematik ve okuma skorumuz OECD ortalamasının altında.

Dönüp "PISA testlerinde çocuklarımız neden matematikte, okumada dünya ortalamasının altında?" diye soruyoruz.

Cevabı sadece müfredatta aramayın.

Bu çocuklar, beyinlerini besleyecek yakıtı bulamıyor ki dersi anlasın.

Beyin besleme kapasitemiz yetersiz.Çocuklarımızın beslenememesi bilinçli bir tercih.

AKP iktidarı, çocuklarımız her başarısız olduğunda eğitim sistemini kendi çıkarlarına göre eğip bükmek için fırsat kolluyor.

Bu yolla toplumun yapısını, demografisini istedikleri gibi şekillendirmenin önünü açıyorlar.Bunun faturasını gelecekte hepimiz ödeyeceğiz.

Bugün yetersiz beslenen bir nesil, yarın iş gücü verimliliğimizi düşürecek, kişi başına düşen milli gelirimizi yüzde 30’a kadar eritecek.

Hani hep "Orta gelir tuzağından çıkamıyoruz" diyoruz ya, işte sebebi bu.

Karnı doymayan, zihni gelişmeyen bir nesille yüksek teknoloji üretemezsiniz.

O meşhur "Bizden mucit çıkmaz, biz ara eleman ülkesiyiz" lafını hatırladınız değil mi?

İşte o lafı gerçeğe dönüştürüyorlar.Bodur, Obez ve Diyabetli Bir Topluma DönüştürülüyoruzBeslenmede iki uçlu garip bir kriz yaşıyoruz.

Toplumun bir kesimi, özellikle çocuklarımız, yeterli kalori ve besin alamadığı için bodurluk sorunu yaşıyor.

Diğer kesimse ucuz, kalorisi yüksek ama besleyici değeri düşük ultra işlenmiş gıdalarla beslendiği için obeziteyle mücadele ediyor.5 yaş altı çocuklarımızın yüzde 6’sı bodur.

Bazı illerimizde çocuklarımızın bodurluk oranı yüzde 80’i geçiyor.Et, balık, taze meyve-sebze gibi sağlıklı gıdaya erişemeyen yurttaşlarımız ekmek, makarna ve şekerli gıdalara yöneliyor.

Özellikle de çocuklarımızda obezite ve diyabet patlaması yaşanıyor.

Okul çağındaki çocuklarımızın yüzde 13,8’i fazla kilolu, yüzde 6,6’sı obez.

Nüfusumuzun yüzde 14’ü diyabet hastası.

Dünya diyabet yükünün yüzde 1’ini biz oluşturuyoruz.

Diyabetin SGK bütçesine yıllık maliyeti 258 milyon lira.Oysa bu çocukları doğru beslemenin maliyeti, yetersiz beslenmenin neden olduğu hastalıkları tedavi etmenin maliyetinden çok daha düşük.Gıda enflasyonunun yarattığı alım gücü kaybı, toplumsal dokuyu zedeliyor ve suç oranını tetikliyor.

İşsizlik, gelir dağılımı adaletsizliği ve gıda fiyatlarıyla hırsızlık, gasp, yağma, yaralama suçları arasında güçlü bir bağ var.

Çocuğu okuldan, gıdadan koparırsanız onu sokağa ve suça itersiniz.

Gıda enflasyonu arttıkça ve çocuklarımız okullarından kopuyor.

Çocuklarımız okullarından koptukça suça sürüklenen çocuk sayısı da aynı oranda artıyor.AKP iktidarının vasat gıda politikaları, ülkenin en dinamik nüfusunu ve geleceğini kaybetmesine neden oluyor.

Yarın sabah kahvaltı sofrasına oturduğunuzda kendi tabağınıza değil, komşunuzun okula giden çocuğunun boş beslenme çantasına odaklanın.

İlgili Sitenin Haberleri