Haber Detayı

Devlet destekli fahiş fiyat sorunu!
Deniz zeyrek nefes.com.tr
22/01/2026 05:00 (2 saat önce)

Devlet destekli fahiş fiyat sorunu!

Kısa bir seyahat sırasında Türkiye’de nasıl devlet destekli bir fahiş fiyatlandırma sorunu olduğunu yaşayarak gördüm. İzin verirseniz...

Kısa bir seyahat sırasında Türkiye’de nasıl devlet destekli bir fahiş fiyatlandırma sorunu olduğunu yaşayarak gördüm.

İzin verirseniz sizinle de paylaşmak istiyorum.-Ankara’dan Marmara otoyolunun başladığı yere kadar eski Anadolu Otobanını kullanıyorsunuz ve 300 kilometre için 338 lira ödüyorsunuz.

Hendek’ten sonra 90-100 km Marmara Otobanını kullanıyorsunuz 530 lira ödüyorsunuz.

Yola bakarsanız üç katı, fiyata bakarsanız sadece üçte ikisi… Bu nasıl izah edilebilir? (‘Biri devletin diğeri özel sektörün’ diyerek işin içinden çıkamayız maalesef.

Özel sektör canının istediği fiyatı değil devletin belirlediği fiyatı kullanıyor.

Fahiş fark devlet destekli.)-Otoyolda cam suyunuz bitiyor.

Bir mola yerine giriyorsunuz benzin istasyonundan (Opet) soğuk havalarda donmayan cinsten bir cam suyu alıyorsunuz. 2,5 litresi 170 lira… Akşam Ankara’ya geliyorsunuz.

Mahallenizdeki zincir markette aynı sıvının 5 litresi 69 lira.

Miktar deseniz yarısı, fiyat deseniz yarısından daha az… Bu nasıl bir fırsatçılıktır? (O istasyon ve mola yerleri otoban sahiplerince kiralanıyor.

İstasyon sahipleri de devlet destekli bir fırsatçılığa imza atıyorlar.)-Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan uçuşunuz var.

Artık eski Topkapı otogarının o kalabalık hali gibi bir yere dönüştüğü için en az üç saat önceden gitmeniz gerekiyor.

Arı kovanı gibi bir kalabalık oluyor.

Güvenlik geçişlerinde, check-in kuyruğunda, pasaport kuyruğunda saatler geçiriyorsunuz.

Sabah erken uçuşunuz da varsa aç susuz gidiyorsunuz.

Havaalanına su sokamıyorsunuz.

Mecburen içeriden almak zorunda kalıyorsunuz. 125 lira… Şehirde genelde 10 lira, hadi en fazla 15 lira… Neredeyse 10-12 kat. (‘Havaalanında dükkan kiraları yüksek ne yapalım’ denilerek açıklanabilecek bir fark değil bu!)-AJET diye bir havayolu şirketimiz var. “Ucuz havayolu” diye sınıflandırılıyor.

Katarlılara satmak için AnadoluJet’ten dönüştürdüler ama öyle ellerinde kaldı.

Son yurt dışı uçuşuşumuzda 1,5 saat rötar yaptı.

Yurtdışı uçuşunda boğulsanız bedavaya bir bardak su vermiyorlar.

Rötarda beklerken ya havaalanında 125 liraya su alacaksınız ya uçakta AJET’e parayı bayılacaksınız.

Kazıklanmaktan kaçış yok.

Uçakta canınız kahve mi çekti?

Uyduruk bir instant (suda eritilen) kahve 5 euro.

Yani 250 lira.

Son bir yıl içinde Atina-Manchester ve Kophenhag-Manchester arasında ucuz havayollarıyla seyahat etmek zorunda kalmıştım ama AJET’inki gibi bir kazık görmemiştim.Ez cümle; bu ülkede vatandaşın üzerine çöken bir de fırsatçılık sorunu var.

Bu fırsatçılığın önüne geçmesi gereken devlet.

Gelin görün ki devlet bunu engellemek yerine bizzat teşvik ediyor.

Otoyol desen devletin teşvik ettiği yandaş şirketlerce işletiliyor, mola yeri desen aynı şirketler, havaalanı desen aynı şirketler, havayolu deseniz bizzat devlet şirketi.Bu vatandaş “ucuz” görünümlü bu hizmetlerde karşısına çıkan devlet destekli bu fahiş fiyat karşısında ne yapabilir ki?ABD’ye aşırı güvenin sonu!ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, SDG-ABD ilişkisi konusunda çok açık konuştu.

Suriye’nin Esad tarafından yönetildiği dönemde IŞID’le mücadele edecek daha iyi başka bir kara gücü olmadığını vurgulayan Barrack, Esad devrildikten sonra durumun değiştiğine dikkat çekti.

Artık El Şara liderliğinde bir Şam yönetimi olduğunu ve bu yönetimin IŞİD’le mücadele koalisyonuna katıldığını anlatan Barrcak, SDG’ye ihtiyaç olmadığına işaret etti.Yani dedi ki “Öküz öldü ortaklık bozuldu.”2019’dan bu yana Suriye’de ABD’nin tam desteğini alan SDG ise ne yapacağını şaşırdı.

Bir gecede hem 2 milyar dolarlık petrol gelirlerini kaybetti hem ABD’nin askeri ve maddi desteğini…Eski IŞİD’ciler sonraki HTŞ’ciler, şimdiki Suriye yöneticileri dün IŞİD’le savaşırken ölen SDG’lilerin mezarlarını tahrip ediyordu.

ABD 300 dolar aylık öderken SDG saflarında olan ama ABD müttefik değiştirince yeni müttefikin safına geçen Arap aşiretleri de birkaç gün önce IŞİD ile mücadele sembolü olarak dikilen kadın savaşçı anıtını deviriyordu.SDG de ABD’den Avrupa’dan vefa bekliyordu.Daha çok beklerler!ABD’nin Büyük Ortadoğu Planı’ndaki müttefik listesinde hiçbir zaman SDG yoktu.

O plan işliyor.

Tom Barrack’ın açıklamalarına bakılırsa SDG de misyonunu doldurmuş görünüyor.

Gelişmeler şimdilik Türkiye’nin lehine görünüyor.

Ancak unutmamalı ki bugünün doğru ve faydalı görünen gelişmeleri, yarının sorunlarının kaynağı da olabilir.Unutmamalı ki ABD’ye güven olmaz!

İlgili Sitenin Haberleri