Haber Detayı
Perakende alışverişte ürün sepeti küçüldü, fiyatlar büyüdü
Kartlı harcamalarda ciro rekorları kırılırken, Merkez Bankası verileri perakendedeki büyümenin gerçek kaynağını ortaya koydu. Elektronik ve giyimde tüketim adetleri gerilerken, sektörün yükünü zorunlu harcama kalemi olan yeme-içme taşıdı. Artan ciroya rağmen sepet küçüldü, büyüme yüksek fiyatlardan geldi.
YENER KARADENİZ / İSTANBUL Geride bıraktığımız 2025 yılında perakende sektöründe ciro rekorları kırılırken, gerçek tablo kasada değil sepette ortaya çıktı.
Merkez Bankası verileri, enflasyonist baskı nedeniyle düşen alım gücünün 2025’te tüketicinin harcama tercihini ertelenebilir ürünlerden uzaklaştırarak zorunlu tüketime yönelttiğini gösterdi.
Elektronik ve giyim gibi alanlarda hacim daralırken, sektörü ayakta tutan ana kalem yeme-içme harcamaları oldu.
Merkez Bankası’nın kartlı harcama verilerine göre 2025’te perakende harcamalarındaki artış büyük ölçüde fiyat artışlarından kaynaklandı.
Elektronik harcamaları nominal olarak 1 trilyon TL’nin üzerine çıksa da, enflasyondan arındırıldığında yüzde 17 oranında reel daralma yaşandı.
Daha da çarpıcı olan ise adet tarafı oldu; elektronik kartlı harcama adedi bir yılda yaklaşık yüzde 34 gerilerken, tüketicinin elektronik ve dayanıklı ürün alımını belirgin biçimde ertelediği görüldü.
Giyim ve aksesuar tarafında harcamalar reel olarak sınırlı bir artış gösterdi ancak adetlerdeki yükseliş yüzde 2,1 ile oldukça zayıf kaldı.
Elektronik reel ve adet olarak düştü Bu değişimin en net hissedildiği alan elektrik-elektronik sektörü oldu.
Türkiye’de bu alanda hizmet veren 11 binin üzerinde mağaza bulunmasına rağmen, Merkez Bankası verileri hem mağazalarda hem de online kanallarda satışların adet bazında önemli bir düşüşe işaret ettiğini ortaya koydu.
Toplam perakende harcamaları yüzde 56 büyüme ile 23,2 trilyon TL’ye çıkarken, elektronik sektörü nominal olarak yüzde 8,9 büyüme ile ilk kez 1 trilyon TL hacmini aştı; ancak bu durum yıllık yüzde 30,89’luk enflasyondan arındırıldığında yüzde 17 oranında bir küçülme anlamına geliyor.
Harcama adetlerine bakıldığında ise 2025’in tamamında elektronik sektöründe kartlı harcama adetleri yüzde 34 düşüşle 425 bin adetten 280 bin adede geriledi.
Sektörde adet satışlarındaki düşüş 2023 yılından bu yana devam ediyor.
Salgın döneminde öne çekilen talebin bir sonucu olarak hanelerde cihaz doygunluğu oluşurken, bugünkü düşüş bu durumun doğal bir düzeltmesi olarak değerlendiriliyor.
Giyimde sınırlı artış 2025 yılında giyim harcamaları yüzde 42 artışla 1 trilyon 56 milyar TL’den 1 trilyon 500 milyar TL’ye çıktı.
Nominal olarak yüksek oranlı bir artışa işaret eden bu tablo, reel olarak enflasyondan arındırıldığında yüzde 8,5 seviyesine geriliyor.
Adet satışlarına bakıldığında ise sektörde satışların yalnızca yüzde 2,19 gibi sınırlı bir artış gösterdiği görülüyor.
Bu durum, ertelenebilir harcamalar arasında yer alan giyimin de enflasyonist baskıdan olumsuz etkilendiğini ortaya koyuyor.
Yemek harcamaları reel olarak güçlü 2025’te en dikkat çekici kalem yemek harcamaları oldu; 2024’te 878 milyar TL olan harcamalar, 2025’te 1,39 trilyon TL’ye yükselerek yüzde 21’lik bir reel artış sergiledi.
Adet verilerinde de en güçlü kalem olan yeme-içme tarafında kartlı harcama adedi yüzde 15,6’lık bir büyümeyle 2,93 milyara yükseldi.
Yemek harcamaları, hem ciroda hem de adette artış gösteren tek ana kalem olarak öne çıkarken, zorunlu tüketim niteliği sayesinde ekonomik yavaşlamaya karşı en dayanıklı alan haline geldi.
Enflasyonist baskı sektörü dönüştürdü Türkiye perakende sektörü, yıllık yaklaşık 142 milyar dolarlık ciroya ulaşan dev bir pazar konumunda bulunuyor ve yaklaşık 1,9 milyon kişiye istihdam sağlıyor.
Ancak son yıllarda enflasyonist baskı altında eriyen gelirler, tüketicilerin ertelenebilir harcamalardan kaçınarak zorunlu alanlara yönelmesine ve sektörde derin değişimler yaşanmasına yol açtı.