Haber Detayı
3.000 yıllık kovalamaca bitiyor mu? Nefertiti’nin kayıp mezarı için "yüzyılın keşfi" kapıda
Mısır tarihinin en güçlü ve gizemli kadını Nefertiti, binlerce yıl sonra saklandığı yerden çıkmaya hazırlanıyor. Ünlü arkeolog Zahi Hawass, Krallar Vadisi'nde yürüttüğü kazılarda hedefe hiç olmadığı kadar yakın olduğunu duyurdu. Peki, efsanevi kraliçe nerede gizleniyor?
Antik Mısır denildiğinde akla gelen en karizmatik ve gizemli figürlerden biri olan Kraliçe Nefertiti, binlerce yıl sonra yeniden dünya gündemine oturmuş durumda.
Firavun Akhenaten’in eşi, çocuk kral Tutankhamun’un ise üvey annesi olan bu güçlü kadının izi, yüzyıllardır Krallar Vadisi’nin tozlu toprakları altında sürülüyor.
Bugüne kadar sayısız arkeolog bu gizemi çözmeye yeltendi ancak hiçbiri kesin bir sonuca ulaşamadı.
Şimdi ise Mısır’ın en ünlü arkeologlarından ve eski Eski Eserler Bakanı Dr.
Zahi Hawass, “yüzyılın keşfi” olarak adlandırdığı haberi vermeye çok yakın olduğunu duyurdu.Hawass, hayatını konu alan yeni belgeselinde, Nefertiti’nin kayıp mezarını bulmak için Krallar Vadisi’nin doğu bölgesinde aramalarını daralttığını belirtiyor.
Kariyerini böylesine büyük bir keşifle noktalamanın kendisi için en büyük mutluluk olacağını söyleyen ünlü arkeolog, bölgede devam eden kazıların her an meyve verebileceğine inanıyor.
Nefertiti’yi sadece güzelliğiyle değil, devlet yönetimindeki sarsılmaz gücüyle de tanımlayan uzmanlar, bu mezarın bulunmasının Antik Mısır tarihini sil baştan yazabileceğini düşünüyor.
Zira Nefertiti, kocasının ölümünden sonra tek başına firavun olarak hüküm sürmüş olabileceğine dair ciddi ipuçları bırakmıştı.Krallar Vadisi’nde heyecanlı bekleyişArkeoloji dünyası bu habere temkinli bir heyecanla yaklaşıyor çünkü Nefertiti’nin mezarıyla ilgili umutlar daha önce de defalarca yeşerip sonra sönmüştü. 2015 yılında Tutankhamun’un mezarında gizli kapılar olduğu iddia edilmiş ancak yapılan radar taramaları bu teoriyi çürütmüştü.
Daha sonra bulunan bazı mumyaların Nefertiti’ye ait olduğu öne sürülse de Dr.
Hawass’ın bizzat yürüttüğü DNA testleri, bu kalıntıların Tutankhamun’un gerçek annesine ait olduğunu ortaya çıkardı.
Ancak Hawass pes etmiyor; ekibiyle birlikte şu sıralar bir başka kadın firavun olan Hatşepsut’un mezarının yakınlarında yoğun bir mesai harcıyor.Bu keşfi bu kadar önemli kılan asıl mesele, mezarın içinde bulunacak detayların Nefertiti’nin ölürken hangi unvanla gömüldüğünü kanıtlayacak olması.
Eğer bir firavun gibi görkemli bir törenle defnedildiyse, bu durum kadının Antik Mısır hiyerarşisindeki yerini tamamen değiştirecek.
Dr.
Hawass, “Bu keşif çok yakında gerçekleşebilir” diyerek tüm dünyanın gözünü bir kez daha Mısır çöllerine çevirmiş durumda.
Binlerce yıllık sessizliğin bozulmasına ramak kalmış gibi görünüyor, vadi her an yeni bir sırrını fısıldayabilir...