Haber Detayı

Binalarda yangın güvenliği bir tercih değil, yaşamsal bir zorunluluk
şirket haberleri ekonomim.com
21/01/2026 15:05 (2 saat önce)

Binalarda yangın güvenliği bir tercih değil, yaşamsal bir zorunluluk

İstanbul’da 2025’te 27 bin 820 yangına müdahale edilirken, veriler yangının büyüklüğünden çok acil durumda sistemlerin çalışır olmasının hayati önem taşıdığını ve yangın güvenliğinin tüm paydaşlar için ortak bir sorumluluk olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’de yangınlar, yapı güvenliğini tehdit eden en yaygın ve en yıkıcı riskler arasında yer alıyor.

İstanbul İtfaiyesi’nin 2025 verilerine göre kent genelinde 27 bin 820 yangına müdahale edildi.

Bu tablo, yangın güvenliğinin istisnai bir konu olmadığını, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Yaşanan olaylar, yangınların yalnızca belirli yapı türleriyle sınırlı kalmadığını; konutlardan iş yerlerine, kamusal alanlardan sanayi tesislerine kadar geniş bir alanı etkilediğini ortaya koyuyor.

Yangına müdahaleyi geciktiren her aksaklık, yangının etkisini artırıyor Veriler, yangının büyüklüğünden çok, yangın anında sistemlerin çalışıp çalışmadığının belirleyici olduğunu gösteriyor.

Müdahaleyi geciktiren ya da sistemleri devre dışı bırakan her aksaklık, yangının etkisini artırıyor.

Uzmanlara göre yangın güvenliği, binanın projelendirme aşamasından başlayarak inşaat süreci, kullanım dönemi ve düzenli denetimleri kapsayan süreklilik gerektiren bir süreç olarak ele alınmalı.

Mevzuata uyum bu sürecin yalnızca başlangıç noktası olarak görülürken, asıl belirleyici unsur sistemlerin doğru tasarlanması, uygun ekipman seçimi ve düzenli olarak test edilmesi olarak öne çıkıyor.

Yangın sırasında sistemlerin devreye girmemesi, müdahale olasılığını ciddi ölçüde azaltıyor.

Bu durumun başlıca nedenleri arasında yetersiz bakım, periyodik kontrollerin ihmal edilmesi ve yangın güvenliğinin kurulumla tamamlanan bir konu olarak değerlendirilmesi yer alıyor.

Oysa yangın anında geçen saniyeler, müdahalenin başarısı açısından kritik önem taşıyor.

Yangın söndürme altyapılarının kısa sürede devreye girmesi ve suyun doğru basınçla, kesintisiz şekilde iletilmesi müdahalenin etkinliğini doğrudan etkiliyor.

Uluslararası yangın güvenliği standartları da bu riskleri azaltmayı hedefliyor.

UL ve FM gibi bağımsız sertifikasyon sistemleri, yangın pompalarının performans, dayanıklılık ve güvenilirlik açısından belirli kriterleri karşıladığını belgeliyor.

Bu sertifikalar, sistemlerin yalnızca kurulu olmasını değil, yangın anında öngörüldüğü şekilde çalışabileceğini teknik olarak güvence altına almayı amaçlıyor.

Özellikle hastaneler, alışveriş merkezleri, yüksek yapılar ve endüstriyel tesislerde bu standartlara uygun sistemlerin tercih edilmesi, riskin etkisini azaltan temel unsurlar arasında gösteriliyor.

Bu çerçevede yangın güvenliği, yalnızca bina kullanıcılarının değil; yatırımcıların, yöneticilerin, uygulayıcıların ve denetleyici kurumların ortak sorumluluğu olarak ele alınması gereken bir konu olarak değerlendiriliyor. "Yangın güvenliği doğrudan insan hayatıyla ilgili" Masdaf CEO’su Erhan Özdemir, yangın güvenliğinin günlük hayatın görünmeyen ama en kritik başlıklarından biri olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Yangın güvenliği çoğu zaman bir yönetmelik maddesi ya da teknik detay olarak algılanıyor.

Oysa konu doğrudan insan hayatıyla ilgili.

Bir binada yangın anında sistemlerin çalışıp çalışmayacağını belirleyen şey, yıllar önce yapılan tercihler ve sonrasında gösterilen özen.

Düzenli kontrol edilmeyen, test edilmeyen sistemler kâğıt üzerinde var olabilir ama ihtiyaç anında işe yaramaz.

Yangın güvenliğini konuşurken amacımız ürün ya da teknoloji anlatmak değil; bu bilincin, her yapı için vazgeçilmez bir sorumluluk olduğunu hatırlatmak.

Yangın güvenliği alanında çalışan uzmanlar, bu konuda atılacak en önemli adımın farkındalık olduğunu vurguluyor.

Yapı sahiplerinin, site yönetimlerinin ve işletmelerin, yangın güvenliğini yalnızca zorunlu bir harcama olarak değil, yaşamı koruyan bir yatırım olarak görmesi gerekiyor.

Düzenli bakım, periyodik testler ve doğru uygulamalar, yangın riskini tamamen ortadan kaldırmasa da etkilerini ciddi biçimde azaltabiliyor.

Binalarda yangın güvenliği, bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığında anlam kazanıyor.

Tasarımdan işletmeye uzanan bu zincirin herhangi bir halkasında oluşacak ihmal, tüm sistemi işlevsiz hale getirebiliyor.

Bu nedenle yangın güvenliği, ertelenebilecek ya da göz ardı edilebilecek bir konu değil; her gün yeniden ele alınması gereken yaşamsal bir sorumluluk olarak görülmeli." Devlet opera sanatçısı Emrah Erdem Gedik, balkondan düşerek hayatını kaybettiGündem  

İlgili Sitenin Haberleri