Haber Detayı
İktisatçı Mahfi Eğilmez WEF'in 2026 raporuna dikkat çekti: Küresel riskler artık gerçeğe dönüşüyor
İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, Dünya Ekonomik Forumu'nun 2026 Küresel Riskler Raporu'nu değerlendirerek, jeoekonomik çatışma, dezenformasyon ve toplumsal kutuplaşmanın artık uzak bir tehdit değil, küresel sistemi sarsan güncel riskler haline geldiğini ifade etti. Eğilmez, gelecekte refahın artacağına yönelik tüm beklentilerin tersine çıktığına işaret ederek, büyük güçler arasındaki ekonomik savaşların yeni bir soğuk savaş iklimi yarattığını ve asıl tehlikenin bunun sıcak çatışmaya evrilme ihtimali olduğunu belirtti.
İktisatçı Dr.
Mahfi Eğilmez, kendi blog sayfasında yayımladığı yeni yazısında Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) 2026 Küresel Riskler Raporu'nu değerlendirdi.Eğilmez, raporda öne çıkan jeoekonomik çatışma, yanlış bilgi ve dezenformasyon ile toplumsal kutuplaşmanın artık geleceğe dair öngörüler değil, bugün yaşanan somut risklere dönüştüğünü ifade etti.Hindistan alternatif üretim merkezi olduDevletlerin ekonomik araçları siyasi ve stratejik baskı unsuru olarak kullanmasının jeoekonomik çatışma yarattığına dikkat çeken Eğilmez, ABD'nin Çin'e yönelik gümrük vergileri ve teknoloji ihracatı kısıtlamaları ile Çin'in buna karşılık aldığı önlemlere örnek gösterirken, Avrupa Birliği'nin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye ve stratejik bağımsızlığa yöneldiğini belirtti.
Eğilmez, bu süreçte Hindistan'ın alternatif üretim merkezi olarak öne çıktığını, Rusya'nın ise enerji ve stratejik hammaddeler üzerinden jeoekonomik etki yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Jeoekonomik çatışmanın küresel ticarette yavaşlama ve tedarik zincirlerinde bozulmaya yol açtığını savundu.Eğilmez, yanlış bilgi ve dezenformasyonun toplumların karar alma süreçlerini zayıflattığını ve güveni aşındırdığını belirterek, bunların devletler ve siyasi aktörler tarafından kamuoyunu yönlendirmek amacıyla kullanıldığını yazdı.
Toplumsal kutuplaşmanın ise siyaset, kimlik ve ideoloji ekseninde derinleştiğini, ekonomik eşitsizlikler, popülizm ve dezenformasyonun da bu süreci beslediğini belirtti."Eski dünyayı arar olduk"Dr.
Mahfi Eğilmez, bu üç riskin birbirini besleyen bir döngü oluşturduğunu, jeoekonomik çatışmaların ekonomik krizleri, krizlerin kutuplaşmayı, kutuplaşmanın ise dezenformasyonu artırarak küresel istikrarsızlığı derinleştirdiğini ifade ederek şunları kaydetti: "Yirmi birinci yüzyıla girerken soğuk savaşın sona ereceği, küresel barışın ve dayanışmanın yaygınlaşacağı, demokrasinin, hukukun her tarafta çok daha egemen ve etkin olacağı, küresel refahın ve onunla birlikte ülkelerin refahının artacağı bir dünya hayal ediliyordu.
Tam tersi oldu: Eski dünyayı arar olduk.
Trump, ABD'nin kibirli, kendini herkesten üstün gören gerçek yüzünü ortaya çıkardı.
ABD'nin gerçek yüzü bundan farklı olsaydı Trump ikinci kez seçilemezdi.Bugün ABD hala dünyanın en güçlü ülkesi gibi görünüyor olabilir.
Buna karşılık ABD'nin kendisini cezalandırmaya yönelik uygulamalarına karşılık olmak üzere giriştiği ekonomik yaptırımlar Çin'in ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymuş bulunuyor.
Bu karşılıklı yaptırımlar an itibarıyla soğuk savaş iklimini geri getirmiş görünüyor.
Asıl endişe, bunun bir sıcak savaşa dönüşmesi korkusunda yatıyor."