Haber Detayı

Bayrak krizi; Bahçeli, Bakırhan, DEM Parti ve SDG'yi hedef aldı
Politika artigercek.com
21/01/2026 14:31 (1 saat önce)

Bayrak krizi; Bahçeli, Bakırhan, DEM Parti ve SDG'yi hedef aldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin-Kamişlo sınır hattında Türk bayrağının indirilmesinden DEM Parti'yi ve Bakırhan'ı sorumlu tuttu. Olayı 'tehlikeli bir provokasyon' olarak niteleyen Bahçeli, SDG’yi hedef alarak 'Fırat’ın doğusu terörden arındırılmalıdır' sözlerini yineledi.

Artı Gerçek - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin-Kamişlo sınır hattında Türk bayrağının indirilmesi ile ilgili DEM Parti'yi sorumlu tuttu.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Nusaybin-Kamişlo sınırındaki Türk bayrağının indirilmesi üzerine yaptığı açıklamada, "Nusaybin-Kamişlo sınırında yaşanan bayrak indirme olayı bizleri derinden üzmüştür.

Partimizin bayrakla ilgili herhangi bir sorunu yoktur.

Toplumun ortak değeri olan bayrağa saygısızlığı kabul etmiyoruz.

Haklı bir protesto yürüyüşünü provoke eden bu tür davranışları kesinlikle tasvip etmiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

Suriye Demokratik Güçleri'ni (SDG) de hedef alan Bahçeli, grup toplantısındaki konuşmasını yineledi: "Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır.

O gün işte bugündür." dedi. *Bahçeli 'Fırat’ın doğusuna' işaret etti; SDG'yi hedef aldı 'TEHLİKELİ PROVAKASYONLAR TIRMANMAKTA' Bahçeli'nin konuya ilişkin olarak yaptığı yazılı açıklama özetle şöyle: "'Terörsüz Türkiye' ile 'Terörsüz Bölge' adımları hız kazandıkça, barış ve huzur kuşağı güçlendikçe husumet ve huşunet cephesinin, mayası ve meşrebi lekeli çevrelerin provokasyonları da tehlikeli ölçüde tırmanmaktadır.

Terörizmi ve terör örgütlerinin hain emellerini politik ve stratejik vasıta olarak kullanan, bu doğrultuda kumanda eden, aralarında tanıdık bazı ülkelerin de yer aldığı muhtelif ve muhasım mihraklar hem Türkiye’nin hem de bölge devletlerinin güvenlik ve istikrar arayışlarından ileri düzeyde rahatsızlardır.

DEM PARTİ'Yİ SORUMLU TUTTU Mardin’in Nusaybin ilçesinde geçişe kapalı sınır kapısını zorlaya zorlaya açmaya ve buradan da geçmeye kalkışan bölücü örgüt yandaşlarının Türk bayrağına yönelik mütecaviz saldırısı bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı olarak karşımızdadır.

Grup toplantısını Nusaybin’de yapan DEM Parti’nin ve bu kapsamda konuşma yapan eş başkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu oldukları açıktır.

Özellikle DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan’ın dikkat, ciddiyet, fehamet, nezaket, mehabet, mensubiyet, mesuliyet, kemaliyet, akli ve vicdani duyarlılık taşımayan gafil konuşmasının mahut tahrik ortamının tansiyonunu iyice arttığı bir gerçektir.

DEM Parti bir karar vermek durumundadır: PKK’nın kurucu önderinin yanında mı yoksa karşısında mıdır?

Terörün yedeğinde mi duracak, yoksa terörsüz bir geleceğe hizmet mi edecektir?

Silah ve şiddetin yanında mı yer alacak, yoksa siyaset ve demokrasinin erdemine bağlı mı kalacaktır?Kürt kardeşlerimizi asılsız, mesnetsiz ve yalan iddialarla kışkırtarak milli birlik ve bütünlüğümüze zarar vermeye devam mı edecek, yoksa milletimizin tamamını kucaklayan Türkiye partisi olmanın onur ve şerefiyle mi müşerref olacaktır?

Suriye Cumhuriyeti devletinin iç istikrar mücadelesini, siyasi ve toprak bütünlüğünü muhafaza kararlılığını ırkçı ve faşizan bir anlayışla karalamak tek kelimeyle şuursuzluk ve art niyetliliktir.DEM Parti Kürt kardeşlerimizi ajite etmekten, Siyonizm’in değirmenine su taşımaktan, küllenen ateşi maşa gibi karıştırmaktan derhal vazgeçmelidir. 'HAFİFE ALINACAK TARAFI YOKTUR' Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Siyonist-emperyalist kumpas devreye girmiş ve al bayrağımız şerefsizce indirilmiştir.

Bunun geri planında kapalı devre çalışan bir istihbarat operasyonun varlığından hiç kimse kuşku duymamalıdır.

Türk bayrağı bağımsızlığımızın timsali, şehitlerimizin örtüsü, milli birlik ve beraberliğimizin simgesidir.

Bayrağımıza musallat olmakla kalmayıp akıl hocalığı yapan, plan ve tatbik safhasında faal halde bulunan kim ya da kimler varsa en ağır şekilde cezalandırılmalı, istihbarat servisleriyle bağlantıları da araştırılıp açıklanmalıdır.

Meselenin şakaya gelir yanı, hafife alınacak tarafı yoktur.

Terörsüz Türkiye’den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir. 'FIRAT'IN DOĞUSU' VURGUSU Ancak “Terörsüz Türkiye” bahanesine sığınarak da milli onur ve namusumuzla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için hava koklayanlara amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceği herkesçe bilinmelidir.

SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir.

Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır.

O gün işte bugündür." (HABER MERKEZİ)

İlgili Sitenin Haberleri