Haber Detayı
Kocaeli Dilovası parfüm faciası davasında yeni perde: Soruşturma genişletilsin talebi!
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’te 7 işçinin yaşamını yitirdiği patlamaya ilişkin iddianamenin iade edilmesiyle yeni bir boyut kazanan soruşturmada, avukatlardan çarpıcı dilekçe verildi. Fason üretim maskesiyle asıl patronlar korunuyor denildi. Patlamanın meydana geldiği fabrikanın arkasındaki dev organizasyon ve soruşturmadaki kilit isim Ali Osman Akat hakkında skandal iddialar ortaya atıldı.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te meydana gelen ve 7 işçinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya gelindi.
Patlamaya ilişkin hazırlanan iddianame, eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından savcılığa iade edilirken, yaşamını yitiren işçilerin aileleri adına savcılığa sunulan dilekçede soruşturmanın kapsamlı biçimde genişletilmesi talep edildi.
Ailelerin avukatları, soruşturmanın yalnızca iki şirketle ve sınırlı sayıda şüpheliyle yürütülmesinin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellediğini belirterek, üretim zincirinin üst halkalarında yer alan şirketlerin dosya dışında bırakıldığını savundu.
İDDİANAME NEDEN İADE EDİLDİ?
Gebze 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, patlamaya ilişkin iddianamede olayın meydana geliş biçimi, üretim sürecindeki fiili organizasyon ve işverenlik ilişkilerinin yeterince araştırılmadığına hükmetti.
Mahkeme, özellikle sorumluluğun yalnızca görünür işverenlerle sınırlandırılmasının eksik inceleme anlamına geldiğine dikkat çekti.
Bu kararın ardından ailelerin avukatları, savcılığa sundukları dilekçede soruşturmanın hem hukuki hem de teknik boyutlarıyla yeniden ele alınmasını istedi. “SORUMLULUK YALNIZCA TAŞERONLARA YIKILIYOR” Savcılığa sunulan dilekçede, Ravive Kozmetik ve Lykke Kozmetik’in dosyada tek başına sorumlu gösterilmesinin gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Avukatlar, fason üretim ve taşeronluk görünümü altında üretim zincirinin asıl karar ve denetim merkezlerinin gizlendiğini, bu nedenle soruşturmanın bilinçli biçimde daraltıldığını ileri sürdü.
Dilekçede, “Üretim süreci yalnızca bu iki şirketle sınırlı değildir.
Fiili organizasyon, denetim ve ekonomik hâkimiyet başka şirketlerdedir” tespiti yer aldı.
MERDİVEN ALTI KOŞULLAR, BÜYÜK MARKA İDDİASI Avukatlar, Ravive Kozmetik’in faaliyet koşullarına da dikkat çekti.
İskansız bir binada, gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinden yoksun şekilde, sigortasız ve güvencesiz işçi çalıştırıldığı belirtilen işletmenin, kısa sürede büyük ve kurumsal firmalarla üretim ilişkisi kurmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı.
Bu durumun, üretimin fiilen başka şirketlerin organizasyonu ve talimatları doğrultusunda yapıldığına işaret ettiği kaydedildi.
VERGİ KAYITLARI VE TİCARİ BELGELER NE GÖSTERİYOR?
Dilekçede, vergi inceleme raporlarına dayanılarak şirketler arasındaki ticari ilişkilerin detaylandırılması gerektiği ifade edildi.
Ravive Kozmetik’in kuruluşundan itibaren belirli şirketlerle yoğun ve süreklilik arz eden ticaret yaptığı, buna rağmen bu ilişkilerin soruşturma dosyasında yeterince incelenmediği belirtildi.
Muhasebe kayıtlarında kullanılan kalemlerin, şirketin yalnızca dolum değil fiilen imalat faaliyeti yürüttüğünü gösterdiği, resmi beyanlarla fiili durum arasındaki çelişkinin giderilmediği vurgulandı. “SADECE DOLUM YAPIYORDUK” SAVUNMASINA İTİRAZ Avukatlar, patlamanın meydana geldiği sırada imalat sürecinde kullanılan makinelerin çalışır durumda olduğunu, işçilerin fiilen üretim faaliyeti yürüttüğünü belirtti.
Bu durumun, şirket yetkililerinin “sadece dolum yapıyorduk” yönündeki savunmalarını geçersiz kıldığı ifade edildi.
Patlamaya yol açan çalışma düzeninin uzun süredir devam ettiği, buna rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı dilekçede ayrıntılı şekilde anlatıldı.
ÜST İŞVERENLİK VE BİRLİKTE İSTİHDAM ŞÜPHESİ Dilekçede, bazı şirketlerle Ravive Kozmetik arasındaki fiziki yakınlık, ortak lojistik kullanımı ve fiilî iş organizasyonu bağlarına dikkat çekildi.
İşçilerin kendilerini farklı bir şirketin çalışanı olarak tanımladığına dair beyanlar ile dijital kayıtların dosyaya sunulacağı belirtildi.
Bu bulguların, alt–üst işverenlik ve birlikte istihdam ilişkisi ihtimalini güçlendirdiği vurgulandı.
DOSYANIN KİLİT İSMİ: ‘ALİ OSMAN AKAT’ Soruşturmada yalnızca “suçluyu kayırma” suçlamasıyla yer alan Ali Osman Akat’ın, uzun yıllardır kozmetik sektöründe faaliyet gösterdiği ve şirketler arası ilişkilerde merkezi bir rol oynadığı iddia edildi.
Ö te yandan Cumhuriyet’in gündeme getirdiği Ali Osman Akat’ın ticari kayıtların, bu ilişkinin küçük ve geçici değil, yüksek hacimli ve süreklilik arz eden bir yapı olduğunu gösterdiği ifade edildi.
Avukatlar, bu nedenle Ali Osman Akat yönünden yürütülen soruşturmanın son derece sınırlı tutulduğunu ve genişletilmesi gerektiğini savundu.
BİLİRKİŞİ RAPORU NEDEN YETERSİZ?
Savcılığa sunulan dilekçede, dosyada yer alan bilirkişi raporunun teknik açıdan yetersiz olduğu belirtildi.
Patlayıcı ortam, kimyasal proses güvenliği, ATEX mevzuatı ve üretim organizasyonu gibi kritik başlıkların raporda yeterince değerlendirilmediği ifade edildi.
Bu nedenle üniversitelerden alanında uzman akademisyenlerin yer alacağı yeni ve bağımsız bir bilirkişi heyeti oluşturulması talep edildi. “BU BİR İŞ KAZASI DEĞİL, SİSTEMATİK BİR SORUN” Ailelerin avukatları, yaşananların münferit bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Bu olay, fason ve taşeron üretim düzeninin yarattığı sistematik bir işçi katliamıdır.
Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmadan adalet sağlanamaz” dedi.