Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk bayrağına alçak saldırıya tepki: Hainleri bulup, hesap soracağız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri mutlaka bulacağız, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlattı. İhmali kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Aziz milletim, değerli milletvekilleri, hanımefendiler, beyefendiler; sizi en kalbi duygularımla, sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.
AK Parti hareketinin fedakâr neferlerini bir kez daha sevgiyle kucaklıyorum. "CHP JET SOSYETESİNİN EMEKLİLERİMİZLE İLGİLİ BİR DERDİ YOK"Konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatine getirmek istiyorum.
Meclis çalışmalarımız yoğun bir tempoda devam ediyor.
Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu şekilde hareket ediyoruz.
CHP jet sosyetesinin ne devlet, ne millet ne de emeklilerle ilgili bir derdi olmadığını biliyoruz.
Milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor.
Malum en düşük emekli aylığına 20 bin TL'ye çıkartan teklifin görüşülmesi başlandı.
Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak.
Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu.
Yeni düzenleme sonrasında en düşük emekli aylığı 480 dolara çıkmış olacak.Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı.
Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin en yüzde 70'ini aşmıştır.Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz. "SIKINTILARIN FARKINDAYIZ, EMEKLİLERİMİZ BAŞIMIZIN TACI"Bunları söylerken her talebi karşıladık iddiasında değiliz.Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların hepsinin farkındayız.Nitekim bugünlerde kuraları çekilen 500 bin sosyal konut hamlesi gibi projelerimizde konut arzını artırarak bu sorunlara çözüm üretmeye gayret ediyoruz.
Şunu tüm emeklilerimizin bilmesini arzu ediyorum; emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır.
Emeklilerimizin taleplerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık.
Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu.
Bundan sonra da aynı hassasiyetle davranmaya devam edeceğiz."ONLAR SEÇİM DÖNEMİ HALKÇI, GÖREVE GELİNCE RANTÇI"Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha da artacak.
Milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz.
Sadece ekonomide değil ülkemizi askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma devam edeceğiz.
Biz meydanlar emeklilerimize şunu yapacağız diye söz verip işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz.
Biz seçim dönemi halkçı, göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz.
Bizim derdimiz, ilkelerimiz, prensiplerimiz var.
Bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var."REHAVETE YER YOK"Altını çizerek belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur.
İttifak olarak Meclis çalışmalarında da örnek ve lokomotif kadro biz olacağız."SDG HEDEFLERE SALDIRMAYI SÜRDÜRDÜ"Komşumuz Suriye, 8 Aralık devriminin ardından ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor.
Suriye’nin kuzeyi ve doğusundaki toprakları işgal eden, adına SDG denilen yapı ile biliyorsunuz geçtiğimiz yıl 10 Mart’ta bir mutabakat imzalandı.Bu mutabakata göre SDG silahlarını bırakacak ve işgal ettiği yerleri Suriye hükümetine teslim edecek, böylece ülkenin birliği ve bütünlüğü temin edilmiş olacaktır.Ancak SDG, bu entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı.
SDG adlı yapı, 10 Mart mutabakatına uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivillere baskı yapmayı, bu topraklar dışında da sivil ve askerî hedeflere saldırmayı sürdürdü."SDG ZAMANA OYNADI"Mutabakatın uygulanmasına yönelik Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam hükümeti arasında yapılan müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı.
Bunun da sebebi SDG denen yapının sürekli el yükselten, zamana oynayan tutumuydu.
Düğümün çözülmesi, krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü gayreti gösterdik."TEMENNİMİZ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAKMASI, TASFİYE OLMASI"Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükümetini, ordusunu gönülden tebrik ediyoruz.
Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
Temennimiz artık bu meselenin kalıcı şekilde çözülmesi, terör örgütünün silah bırakması tasfiye olması.
Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi mümkün değildi."BAYRAĞIMIZA UZANAN KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAĞIZ"Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir.
Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır.
Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum.
Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız.
Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır.
Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz.
Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz."SURİYE'DEKİ KÜRT KARDEŞLERİMİZ ÖZ BE ÖZ KARDEŞLERİMİZDİR"Şunu da özellikle ifade etmek isterim.
Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir.
Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz.
Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı.
Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu.Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu.
Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim.
Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık.
Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık.
Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik.Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik.
Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar.
Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır.
Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir.
Bizim hiçbir ülkenin toprakların gözümüz yok, hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız.
İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz."TRUMP'LA VERİMLİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİK"Dün ABD Başkanı Sayın Sayın Trump'la bu meseleleri ele aldığımız verimli bir telefon görüşmesini gerçekleştirdik.
DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik.
İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur.
Bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur."TÜM KÜRTLER KIŞKIRTILMAYA ÇALIŞILIYOR"Burada şunu da önemle vurgulamak durumundayım.
Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz.
Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, yapılan tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum.
Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır.
Kimse ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz.
Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler, sağduyuyu asla bırakmasınlar.
Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık.
Süreci buraya kadar getirdik.
Komisyon nihai raporu kaleme alıyor.
Siyaset kuruma yol gösterecek raporun ortaya çıkacağına inanıyorum.
Tüm kalbimle, tüm samimiyetimle söylemek isterim ki, hiç kimse endişeye kapılmasın.
Türkiye Cumhuriyeti buradayken kimsenin başka hami aramasına başka ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur.
Biz Kürt kardeşlerimizin zarar görmesine asla izin vermeyiz.
En zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık.
Şunu artık herkes görmeli, esas olan bölünme değil birleşmedir.
Esas olan küçük devletçiklere ayrılmak değil birleşerek güç birliği yapmaktır.