Haber Detayı

80 yıllık ittifakın sonu
Yazarlar hurriyet.com.tr
21/01/2026 06:13 (3 saat önce)

80 yıllık ittifakın sonu

ABD’nin gerçekten Grönland’a ihtiyacı var mı?

Kısa cevap: Hayır, yok.NATO ve AB üyesi Danimarka’ya bağlı Grönland’da ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana üssü var.Üstelik NATO’ya bağlı Müşterek Sefer Gücü (JEF), Trump’ın dile getirdiği Rus ve Çin tehdidine karşı Kuzey Kutup Bölgesi’nden Atlantik’e inen hattı tutmuş vaziyette.ABD isterse bu birimi kuvvetlendirerek caydırıcılığını artırabilir.Ama plan farklı.Grönland’a tam hâkimiyet ABD için üç açıdan kritik önemde.- Alaska üzerinden Rusya’nın doğusunu tutarken Grönland ile Batı hattını da sınırlamış olacak.- Buzulların erimesiyle en büyük jeopolitik savaşının yaşandığı Kuzey Buz Denizi’nde üstünlüğü ele geçirecek.- Dünyadaki keşfedilmemiş gaz rezervlerinin yüzde 30’u, petrol rezervlerinin yüzde 13’ünün olduğu tahmin edilen bölgeyi alacak.Peki bütün bunların bedeli ne olacak?Avrupa’yla İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan 80 yıllık ittifakın sona ermesi...Avrupa ile ABD, 1956’daki Süveyş Kanalı’nın Mısır tarafından millileştirilmesi sırasında yaşananları saymazsak hiç böyle karşı karşıya gelmedi.O dönem ABD, Soğuk Savaş yıllarında ender görülecek bir şekilde Fransa ve İngiltere’ye karşı Rusya ile benzer çizgide durmuştu.Bugün ise kriz çok daha derin.İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD ilk kez Avrupa’ya ait bir toprağı satın almak ya da işgal etmek istiyor.Bu, NATO kurulduğundan bu yana Batı cephesinde yaşanan en büyük kopuş.

Ancak şaşırtıcı değil.ABD’nin geçen kasımda yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi’ndeki yol haritası gayet açık.

O belgede Avrupa’daki zayıf liderliğin kıtanın sonunu hazırladığı yazıyor.Belge, Grönland’ı ismen anmıyor.

Ancak rakiplerin “stratejik açıdan hayati varlıklara ulaşımının engellenmesi” temel hedeflerden biri olarak görülüyor.Bu mantığa göre zayıf Avrupa’nın elindeki Grönland bir egemenlik meselesi değil, ABD’nin stratejik hâkimiyetini engelleyen “düzeltilmesi gereken” bir sorun.Şimdi Trump kendi bildiği doğrultuda ilerleyip “bu sorunu” düzeltmeye çalışıyor.

Mali tekliften tehdide her türlü silah masada.Normalde, Grönland’ın ABD tarafından ilhakına Kuzey Buz Denizi’ndeki en büyük rakibi Rusya’dan tepki gelmesi beklenir.Ancak Trump yönetiminin Batı ittifakı tabutuna son çivisini çaktığını bilen Ruslar şu ana kadar Grönland’ı mesele etmiş gözükmüyor.Aksine kenardan sakin sakin bir devrin sona ermesini izliyorlar.

Trump dün sanal medya hesabından Grönland’a ABD bayrağı diktiğini gösteren yapay zekâ ile oluşturulmuş bir görsel paylaştı.TEHLİKELİ VE ACIKLI BİR DEAŞ HAMLESİSuriye’de merkezi hükümet ile anlaşmaya yanaşmayan SDG’nin Şeddadi ve Rakka’daki DEAŞ hamlesi hem tehlikeli hem acıklı.Cezaevlerinden DEAŞ’lı teröristlerin salınması iki gerçeği ortaya koyuyor.- SDG’nin Batı’daki müttefiklerine karşı elindeki yegâne koz olan DEAŞ’lı mahkûmlar kartını böyle oynaması örgütün içinde bulunduğu sıkışmışlığı gösteriyor.- Bir terör yapılanmasını diğeriyle savunmaya çalışmak tehlikeli bir oyun.

SDG’nin son hamlesiyle Suriye’de 10 yıldır tekrarlanan bu hata bir kez daha kanıtlanmış oldu.Burada SDG için tarihi bir yanılgıdan da söz edebiliriz.

ABD’nin Ortadoğu’daki yeni güç dengesini doğru okumadılar.Trump yönetiminin Hamas’tan Husiler’e kadar çizdiği çerçeveyi doğru analiz etseydiler kendilerini dev aynasında görmek yerine Suriye hükümetiyle anlaşmayı seçerlerdi.Bu ilk kez olmuyor.

Ama Batı’dan beklenen destek gelmeyince şimdi DEAŞ kartı devrede.Ama bu hamle Ortadoğu’daki yeni tabloyu değiştirmez.

Şu anda devlet dışı aktörlerin pasifleştirilmesine yönelik bir rüzgâr esiyor.Yarın ne olur bilinmez ama bugünün konjonktürü bunu gerektiriyor.GAZZE’DE BARIŞ KURULU ÇATLAĞIABD ve Avrupa arasında bir çatlak da Gazze’deki Barış Kurulu konusunda yaşanıyor.Bu konuda Avrupa ülkeleri arasında Trump’a en büyük destek Birleşik Krallık’tan geliyor.

Eski Başbakan Tony Blair yönetim heyetinde görev yapacak.İngiltere Başbakanı Starmer da Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Barış Kurulu’na davet alan isimler arasında.

İngiliz Başbakanı’nın kurulda olması bekleniyor.Macaristan lideri Orban da daveti kabul ettiğini açıkladı.

İtalya Başbakanı Meloni de destek vereceğini söyledi.Ancak AB üyeleri arasında farklı sesler de çıkıyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, BM yapısıyla çeliştiği için Barış Kurulu’na sıcak bakmadığı açıklandı.

Tabii bir de Grönland meselesi var.Trump’ın Macron’a cevabı şaşırtmadı: “Zaten kimse onu istemiyor.

Yakında koltuğu kaptıracak.

Fransız şarap ve şampanyalarına yüzde 200 gümrük koyarım, kurula katılır.”Diğer Avrupalı liderler yüksek sesle dile getirmeseler de Putin’e davet gitmiş olmasını dert edinmiş vaziyetteler.Fiili olarak savaşta olduklarını düşündükleri Rus liderle başka bir uluslararası mesele de olsa aynı “barış kurulunda” yer almak istemiyorlar.Fransa Cumhurbaşkanı MacronARANAN ARŞİDÜK NORVEÇ BAŞBAKANI OLMASINİlkokulda öğrenmiştik. “Birinci Dünya Savaşı bir Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip’in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahdı Arşidük Franz Ferdinand’ı öldürmesiyle başlamıştı.”Tarihe kestirmeden bakanlar için bu cevap yeterliydi.

Eğer 100 yıl sonra bugünkü gibi okul kavramı kalırsa öğrenciler için şöyle bir klişe kullanılabilir.Franz Ferdinand suikastını gösteren illüstrasyon.“Üçüncü Dünya Savaşı, Nobel Barış Ödülü’nü alamayan ABD Başkanı’nın Norveç Başbakanı’na yazdığı mektupla başladı.”Çünkü o mektup şöyle başlıyordu: “Sevgili Jonas, 8 savaşı durdurmama rağmen ülken bana Nobel Barış Ödülü’nü vermemeyi tercih ettiği için artık tamamen barış odaklı düşünme zorunluluğu hissetmiyorum.”Bundan daha açık bir niyet beyanı olabilir mi?Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store

İlgili Sitenin Haberleri