Haber Detayı
Zeydan Karalar’ın kardeşleri!
27 Ocak Adana’da “özgürlük” beklentisinin miladı olmuş.
27 Ocak Adana’da “özgürlük” beklentisinin miladı olmuş.
Aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ’ın da bulunduğu “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasının ilk duruşması o gün yapılacak.
Son anda bir değişiklik olmazsa davanın şubat ortasına kadar devam etmesi bekleniyor.
Suç örgütünün lideri olarak görünen, davaya adını veren Aziz İhsan Aktaş 704 yıl hapis istemiyle yargılanıyor.
Karalar’a 11 yıl önce Adana Seyhan Belediye başkanlığının ilk günlerindeki bir iddia nedeniyle 4 yıl hapis isteniyor.
Aziz İhsan Aktaş özgür.
Zeydan Karalar 7 aydır hapis!
Vicdanlara sığmayan bir çelişki!
Karalar’ın yanı sıra Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da aynı dava kapsamında tutuklu!
Adana-Silivri arası bin kilometre!
Tutuklu olarak adalet aramanın üstüne bir de gurbette yargılanma eklenmiş durumda! *** Sevgili kardeşim Saygı Öztürk ’le birlikte geçen pazar akşamı Adana Büyükşehir Belediyesi’nin taş binası önündeki “adalet çadırı” nı ziyaret ettik.
Büyükşehir belediye başkanvekili Güngör Geçer , CHP yöneticileri ve yurttaşlarla konuştuk.
Biz “Ankara’nın ayazı” diye biliyoruz ama Adana’nın ayazı da fena değil!
Ön tarafı açık çadırın ortasına soba konmuş!
Bez duvarlarda tutuklu belediye başkanlarının fotoğrafları, tepemizden geçen ipte Karalar için yazılmış mesajlar var.
Çadırın önündeki kaldırımın öteki yakasında da irili ufaklı pankartlar asılı.
En uçta kocaman bir pano üzerinde Zeydan Karalar’ın gözaltına alınış sırasında kullandığı şu cümle yer alıyor: “Etkili basın, etkili siyasetçi kim varsa susturacaklar!” Bazen her şey bir cümlenin içinde vücut bulur!
Güngör Geçer’in yanı sıra Zeydan Karalar’ın 9 kardeşinden 4’ü de çadırdaydı.
Mahmut, Haşim, Fikret ve Soner kardeşlere öncelikle başsağlığı diledik.
Kız kardeşleri eşini kaybetmişti.
Soner tahmin edileceği gibi kardeşlerin en küçüğü!
Annebaba, “Bu son er olsun” demiş!
Mahmut en büyük.
Dört kardeşin hiçbirinde en küçük bir kin ve intikam duygusu yoktu.
Öfke yoktu dersek yalan olur!
Adaletsizliğin böylesine kızgındılar ama sağduyulu bir adalet arayışı hâkimdi.
Ağabey Mahmut, bugünleri dayanışarak aşmaya çalıştıklarını anlattı, şöyle devam etti: “İnsan mantıklı bir gerekçe aramaya kalktı mı, işin içinden çıkamıyor.
Nasıl olur, milyonların sevgili olmuş, halkın iradesiyle defalarca belediye başkanı seçilmiş bir kişiyi yıllar önceki bir iddia nedeniyle duvarların arkasına koyarsınız.
Zeydan o duvarların arasında yok olacak bir kişi değil!
Sadece Adana’da değil, nereye gitsem memleketin dört bir yanında hiçbir karanın bulaşmadığı, bulaştırılamadığı tertemiz bir Zeydan var.” Güngör Geçer de kardeşler arasına karışmış.
Sobanın etrafında sohbet ederken yurttaşların selamları araya girdi.
Emekli bir yurttaş eliyle az öteyi, belediye binasını işaret edip seslendi: “Bi çıkıp gelse şurdan...” Geçer, “Zeydan Karalar’ın hizmet aşkı bize emanet!
Onu ne yerde bırakırız ne toz kondururuz.
Zeydan başkan ne söz verdiyse tutmak için her şeyi yapıyoruz” diyor. *** Çadırdan ayrılırken herkesin ortak dileği, özgürlüğün bir an önce gelmesiydi.
Mevcut durumu özetlemek için olsa gerek, çadırın tam karşısında şu pankart vardı: Adalet:0 Adana:1 5 Ocak 1922 Adana’nın kurtuluş günü!
Dört yıl önce 100. yıl kutlamasında yine kitap fuarı çerçevesinde Adana’daydık.
Zeydan başkanın konuğu olmuştuk.
Bu yıl fuarda Karalar’ın kendisi yoktu ama abartısız vurgulayalım onlarca “Karalar’ın kardeşi” yle tanıştık.
Pek çok kişi böyle tanımlıyordu onu: “Kardeşim gibidir!” Apartman komşusu da geldi, aynı tanımı kullandı.
Kimileri farklı partilerden olduğu eklemeyi de unutmadı!
Seyhan Irmağı kıyısındaki Atatürk Parkı’nın hemen yanındaki 5 Ocak’ı kutlama afişinde Atatürk ’ün şu sözü yazılıydı: “Bu şehir çok şey hatırlıyor bana...
İlk defa burada hissettim bu milletin esir olmayacağını!”