Haber Detayı

Tosyalı Holding Fuat Tos­yalı: AB çelikte yanlış yapıyor Türkiye’ye kota kalkmalı
şirket haberleri dunya.com
21/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Tosyalı Holding Fuat Tos­yalı: AB çelikte yanlış yapıyor Türkiye’ye kota kalkmalı

Fuat Tosyalı, AB’nin çelik ithalatında Türkiye ve Cezayir’e uyguladığı kotanın Avrupa sanayisinin sürdürülebilirliğine zarar verdiğini söyledi. Tosyalı, düşük emisyonlu upstream üretim yapan bu ülkelere çelik ticaretinin serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. Tosyalı ayrıca, Türkiye ekonomisinde enflasyon ve faizlerdeki düşüş eğiliminin öngörülebilirliği artırdığını kaydetti.

Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tos­yalı, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye ve Cezayir gibi sür­dürülebilir üretim yapan ülkeler için çelik ithalatına yönelik kota­ları kaldırması gerektiğini belir­terek, “Bugün AB, çelik endüstri­sinin sürdürülebilirliğini devam ettirmek istiyorsa Türkiye ve Ce­zayir gibi kendisine upstream üretim yapan ülkelere çelik ürün­lerini serbest bırakmalı” dedi.Tosyalı, İsviçre’nin Davos ka­sabasında bu yıl 56’ncısı düzen­lenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantıları sıra­sında Türkiye ekonomisi ve kü­resel gelişmeleri değerlendir­di.

Türkiye’nin enflasyonu dü­şürmek için uyguladığı ekonomi programının sonuçlarını aldığını dile getiren Tosyalı, “Geçtiğimiz haftalarda gerek Hazine ve Ma­liye Bakanımız Mehmet Şimşek Bey gerek Merkez Bankası Baş­kanımız Fatih Karahan sunum­larında ve açıklamalarında ar­tık enflasyonun kalıcılığını yi­tirdiğini ve aşağı doğru yönünü çevirdiğini söyledi.

Zaten biz de hissetmeye başladık artık.

Prog­ramın sonuçlarını önümüzdeki aylarda ve bu yılın tamamında hissederek gideceğiz gibi görü­nüyor” diye konuştu.Tosyalı, Türkiye ekonomisinin “daha öngörülebilir” hale geldiği­nin altını çizerek, “En kötüsü çok geride kaldı ve artık önümüze ba­kıyoruz.

Bunu ekonomideki ha­reketlenmeden anlıyoruz.

Kendi sektörümüzden olsun, iş insanı arkadaşlarımızla sohbetlerimiz­de de bunu değerlendiriyoruz.

Faizlerin ve enflasyonun düşme eğiliminde olması bizi cesaret­lendiriyor” ifadelerini kullandı.“AB, kendi çelik endüstrisini baltalıyor”Fuat Tosyalı, çelik endüstrisin­de Türkiye’nin en büyük üreticisi olduklarını ve şu an dünyada ilk 50 şirket arasında yer aldıklarını belirterek, “Geçtiğimiz yıl dün­yadaki bütün ihracatı kısıtlayıcı alınan önlemlere rağmen üretim­de ve ihracatta rekor kırdık.

Bu, önümüzdeki dönemde artarak gidecek.

Yaptığımız yatırımlarla dünya sıralamasındaki yerimizi ilk 30’larda ve 20’lerde göreceğiz.

Ülkemize, yer aldığımız coğraf­yaya ve dinamiklerimize çok gü­veniyoruz” şeklinde konuştu.AB’nin çelik ithalatında tüm dünyaya yönelik kotaları düşü­rürken buna Türkiye’yi dahil et­mesine tepki gösteren Tosya­lı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “AB bu konuda çok hatalı karar­lar alıyor.

AB’nin asıl alması ge­reken karar, Türkiye ve Cezayir gibi AB için upstream (birincil) üretim yapan ülkelere bu kota uy­gulamasını kaldırmak.Bugün AB, çelik endüstrisinin sürdürülebi­lirliğini devam ettirmek istiyorsa Türkiye ve Cezayir gibi kendisi­ne upstream üretim yapan ülkele­re çelik ürünlerini serbest bırak­malı.

Kendi downstream (ikincil) endüstrilerine ihtiyacı olan çelik bu ülkelerden karşılanmalı.

As­ya’dan özellikle Çin kaynaklı itha­lattan AB’yi korumak için alınan tedbirler Türkiye için de uygula­nıyor ama bu AB’nin çelik endüst­risinin geleceğini de baltalıyor.”Tosyalı, Türk ve Cezayir’de üretilen düşük emisyonlu upstre­am çelik ürünlerine herhangi bir kota kısıtlaması olmaması gerek­tiğinin altını çizerek, AB’nin böy­lece kendi endüstrisini yeşil çe­likle tanıştırabileceğini ifade etti."Çin hakimiyeti sektördeki dengesizlikleri derinleştiriyor”Tosyalı Holding Yönetim Ku­rulu Başkanı Tosyalı, küresel çe­lik sektörünün son 5 yıldır kalı­cı nitelikte bir yapısal dönüşüm sürecine girdiğine değinerek, şu değerlendirmelerde bulun­du: “Dünya ham çelik üretiminin yaklaşık yarısının tek başına Çin tarafından karşılanması, sektör­deki dengesizlikleri derinleştir­meye devam ediyor.Bu kırılma­nın temelinde, kronik kapasite fazlası, Çin kaynaklı ve sübvan­siyonlarla desteklenen arz bollu­ğu, küresel talepteki zayıflama ve giderek sıkılaşan ticaret ve kar­bon politikaları yer alıyor.

Bugün itibarıyla sektörde yaklaşık 680 milyon tonluk kapasite fazlası bulunurken bu miktar 2027’ye gelindiğinde 720 milyon tonun üzerine çıkabilir.”

İlgili Sitenin Haberleri